Önce sahiplenecek, sonra yok edecek! Çünkü ölümü tekerleklerinde taşıyor. Christine (1983)

Entity

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

16 Haziran 2009

20 Adet Yorum

20

Yönetmen: Sidney J. Furie
Senaryo: Frank De Felitta
Yapım: 1981, ABD Süre: 125 Dakika
Oyuncular: Barbara Hershey, Ron Silver, David Labiosa, Margaret Blye, Jacqueline Brookes, Raymond Singer, Richard Brestoff

Frank DeFelitta’nın aynı adlı best seller romanından, kendisi tarafından senaryolaştırılan filmin baş karakteri Carla Moran yalnız bir annedir. Küçük yaşta evden kaçarak 16 yaşında bir uyuşturucu bağımlısıyla evlenmiş ve ondan Billy adında bir oğlu olmuştur. Kocasını bir motorsiklet kazasında kaybetmesinin ardından babası yaşında bir erkekle beraber olmuş ve ondan da 2 kız çocuk doğurmuştur. İşte bu 3 çocuğuyla bir banliyöde yaşayan, evin kirasını zor ödeyen, iş bulmak için daktilo kursuna giden Carla, bir gece bilmediği bir güç tarafından saldırıya uğrar. Cinsel içerikli saldırı esnasında yüzüne bir yastık kapatılmış olan Carla, saldırganını göremez, üstelik evde kimse de yoktur! Başına gelenler konusunda kimseyi ikna edemeyeceği gibi zaten kendinden de şüphe etmektedir. Kız arkadaşı Cindy’e açılır ve onun tavsiyesiyle bir psikiyatriste görünmeye karar verir. Bu arada saldırılar şiddetini artırır ve Carla otomobil başındayken, görünmez bir güç direksiyon hakimiyetini ele geçirir. Ölümden zor kurtulan genç kadın soluğu Psik. Dr. Phil Sneiderman’ın yanında alır. Bu oldukça zeki kadından etkilenen Dr. Sneiderman, olayla bizzat ilgilenir ve kadının güvenini kazanır. Fakat yapılan psikiyatrik konseyde kendisine inanılmadığını, tüm bu olayların kafasının içinde cereyan ettiği düşünüldüğünü öğrenen Carla, doktora olan güvenini yitirir.

Saldırıların çocukları ve arkadaşlarının gözünün önünde gerçekleşmesiyle haklılığı kanıtlanan Carla’ya yakın arkadaşı Cindy yardım eder. Beraber araştırmaları sonucunda; bir kadın profesör, Dr. Cooley, ve iki asistan, Joe ve Gene’den oluşan, parapsikolojiyle ilgilenen bir ekibin araştırmalarına katılacaktır.

Bu klasikleşmiş gerilim filmi ülkemizde “Karabasan” adıyla gösterime girmişti. Filmin Türk dağıtımcıları da kadının rüya gördüğüne inanıyor demek ki! Herneyse, Carla rolüyle tüm filmi sırtlayan Barbara Hershey, ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor. Sonlara doğru gittikçe yıkılan surat ifadesi o kadar gerçekçi yerleşiyor ki, kendisini haftalar sonra gören sevgilisinin “Sen değişmişsin” lafına kadar biz bile bu değişimi farketmiyoruz. Verdiği tepkiler, konuşurkan farketmeden gözlerinden süzülen yaşlar ve bazı durumlarda takındığı bitkin bir umursamazlıkla; korku filmlerinde oyunculuğun ne kadar önemli olabileceğini hatırlatıyor izleyenlere.

Filmin gerçek olaylardan kaynaklanması ayrıca ilginç. Tüm bu olayları yaşayan bir kadın gerçekten varmış. Yine de psikiyatristlerin olaya yaklaşımı bana pek gerçekçi gelmedi. Psikoseksüel gelişimini de bahane ederek, bilinç altına ittiği cinsel dürtülerin bir ürünü olarak gördükleri bu vücutsuz varlığa karşı gösterdikleri tepki hiç de profesyonel değil. Bu kadar içgörü sahibi olan ve bu kadar savunma mekanizması geliştiren (kadın diğer herkes gibi kendisinin delirdiğini düşünüyor) bir insanın şuursuzmuşçasına suçlanması, gerçeklikten çok uzaktı. O yüzden filmde asıl gerilim unsurunu, ne zaman nereden geleceği belli olmayan saldırıları beklemek kadar; doktorlar ve etrafın buna verecekleri tepki oluşturuyor. Carla’nın Dr. Sneiderman’a söylediği şu söz, bu anlamda değerli oluyor: “Eğer tüm bunlar benim kafamda yarattığım şeylerse kesinlikle tedavi olmak istiyorum. Ama eğer değilse, yine de bunun sonlandırılması için size güveniyorum.”

Tecavüz sahneleri, hiçbir şeyi ayrıntılı olarak göstermediği halde oldukça şiddetli ve izleyicide büyük bir korku hissi uyandırıyor. Burada oyunculuk kadar, sahneye eşlik eden sert müziğin de rolü büyük. Özellikle filmin başında Carla’nın saçlarını tarayıp bacaklarına krem sürerken (vücutsuz varlık bunu tahrik unsuru olarak algılamış olabilir) birden orada olmayan birisine doğru baktığı ve nereden geldiği belli olmayan bir tokadı yediği sahne tüyler ürpertici. Her tecavüz tüyler ürpertici ama işin bir de psikolojik işkence yönü var. Bir gece rüya görürken yaratığın cinsel müdahalesine uğrayan ve farketmeden uykusunda orgazm olan Carla’nın verdiği tepkiler gerçekten iç sızlatıcı. Böyle bir olaydan, bilinçli olmasa bile, zevk aldığını farkedince kendisinden tiksiniyor ve çıldırarak aynaları parçalıyor. Sesleri duyup yardıma koşan oğlunu, çığlık çığlığa odasından kovuyor. Hangi sinir sistemi buna dayanabilir? Zaten Carla, olayların sonlanmasına değil; tanıdığı kişilerin olaylara tanık olmasına seviniyor. O kadar zavallı durumda ki, yalan söylemediğinin anlaşılması bile onda büyük bir mutluluk kaynağı oluyor.

Sadece Barbara Hershey’in değil, diğer oyuncuların da performansı, gerçekçiliği ayakta tutuyor. Mesela üniversiteden Dr. Cooley gibi bir sürü kadın hoca gösterebilirim size. O kadar gerçek yani!

Bazen bu gibi klasik gerilim filmleri izlemek bünyede resetlenme etkisi yapıyor. Tüm zararlı yazılımlardan temizleniyorsunuz ve en azından son dönem kıytırık korku filmlerine karşı daha toleranslı davranabiliyorsunuz!

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (20 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.