Uzayda çığlığınızı kimse duyamaz... Alien (1979)

En Kötü Korku Filmleri

Korku Listeleri

Korku Sinema

wherearethevelvets

15 Haziran 2010

22 Adet Yorum

22

Sitede uzun zamandır gerçekleştirmeyi düşündüğüm bir fikir var. En kötü korku filmlerinden oluşan bir liste; hem yazarlarımızın ortak düşüncesiyle oluşmuş bir sıralama olacak hem de okuyucular için bir nevi uyarıcı yazı görevi görecekti. Bu anlamda internette gezindiğimde herkesin kendisine göre yaptığı birçok listeye rastladım. Fakat filmlerin neden kötü olduğu hakkında kanıtlar içermeyen yazılardı bunlar. Kötü işte deyip geçilmesi, filmi izlememiş kişilerin zihninde belirli bir fikir oluşturmayacaktır bence. Üstelik bunun için de bir kriter olmalıdır. Bir korku filmini kötü yapan kriter nedir? Ulaştığım yazılarda bu sorulara bir cevap bulamadım. Bence “kötü” sıfatı, izleyici için hiçbirşey vaad etmeyen filmler için kullanılmalı. Çoğu yerde şimdiye kadar çekilmiş en kötü korku filmi listesinde baş sırada yer alan “Plan 9 From Outer Space”, bir külttür ve izleyiciyi eğlendiren bir filmdir. Kesinlikle kötü değildir. Ama mesela “Gothica”; para harcanmış, star oyuncularla desteklenmiş ama izleyicide gerilim uyandırmayan, sürükleyici olmadığı için can sıkan “kötü” bir filmdir.

Aşağıda kendi seçtiğim örneklerdeki listelere bu açıdan bakılması gerekmektedir.

Insidemovies/Moviefone” adlı sitede sadece sinema salonlarında gösterilen filmler baz alınmış. Çünkü direkt video için çekilen filmler de işin içine girseymiş bu liste için aylarca uğraşmaları gerekecekmiş. Fakat sıralama yapılırken bu filmlerin neden kötü olduğu üzerine rasyonel saptamalar yapılmamış. Listedeki filmler için “kesinlikle uzak durun” ibaresi kullanılıyor fakat verilen sebepler filmi yerden yere vurmaktan başka bir şey amaçlamıyor. Listedeki çoğu filme katılmıyorum. Filmlerin yanına neden bu listede olduklarını yazdım fakat elle tutulur bir neden olmayanları boş bırakmak zorunda kaldım. İşte geri sayım şeklinde gayet “kişisel” en kötüler listesi şöyle:

25- Gothika (2003)

24- An American Werewolf in Paris (1997): Devam filminin bir on yıl kadar geç kaldığından dem vuruluyor.

23- Leprechaun (1993): Korkunç olmadığı ve çığlık attırmadığı sebebi en elle tutulur sebep.

22- FearDotCom (2002): “Ringu” kopyası bir senaryoyla izleyicinin aptal yerine konduğu söyleniyor.

21- I Spit on Your Grave (1978)

20- Snoop Dogg’s Hood of Horror (2007): Oyunculuk çok kötü.

19- Devil’s Rain (1975): Oyuncu seçimi kötü. Film sadece eriyen ve eriyen ve eriyen insanlarla dolu.

18- Zombie Strippers (2008)

17- When a Stranger Calls (2006): Yapılan korkunç aramalardan kaynak alan ürkütme fikrinin “çok 70′ler” olduğu söyleniyor. Teknolojinin bu kadar geliştiği ve arayan kişinin değil kimliği giydiği donun bile zaten izlendiği bir zamanda bu konu ne kadar korkunç olabilir ki?

16- House of the Dead (2003): Zaten ölmüş birini nasıl öldürebilirsiniz? Bu film “yeni başlayanlar için videogame” tadındaymış.

15- Saw V (2008): Jigsaw olmadan çekilen bir Testere filmi, Freddy olmadan çekilen bir Elm Sokağında Kabus filmi gibiymiş.

14- The Hills Have Eyes 2 (2007)

13- Black Christmas (2006): 1974 tarihli orijinalinin sıkıcı bir yeniden yapımı.

12- Killer Klowns From Outer Space (1988)

11- House of Wax (2005)

10- Jason X (2002): Uzatılmış bir seri, Alien çakması.

9- Wicker Man (2006)

8- Exorcist II: The Heretic (1977)

7- Dreamcatcher (2003)

6- Dr. Giggles (1992): Birçok aptalca sahne ve cinayet içeriyormuş.

5- Psycho (1998)

4- Two Thousand Maniacs (1964)

3- Book of Shadows: Blair Witch 2 (2000)

2- Plan 9 From Outer Space (1959): Film çekilmeden 4 gün önce ölen Bela Lugosi’nin dublörünün aktöre hiç benzememesine değiniliyor.

1- Halloween (2007)

IMDb’nin en kötü film sıralaması daha rasyonel. Zira kullanıcıların verdiği (vermediği) oylardan oluşmuş. Beğenip beğenmemek, çoğunluğa uyma isteğinize bağlı olarak değişebilecek liste aşağıda:

1- Dead at the Box Office (2005): Bilinçli olarak kötü yapılmış bir film. 70-80′li yılların ucuz filmlerine atıf yapılan bir film kötü olarak değerlendirilir mi bilemiyorum.

2- The Weekend It Lives (Ax ‘Em) (1992): Bir grup arkadaş ormanın ortasındaki bir kulübede, öldürülen ailesinin intikamını almayı kafasına takmış bir gencin elinden kurtulmaya çalışır. Sanırım film çerçevesinin kenarında bir kutu varmış, aktörlerin ne dediği duyulmuyormuş ve film VHS kamerayla çekilmiş elle oynatılan Barbie bebek filmi kalitesindeymiş.

3- Dire Wolf (2009): Valla filmin ne olduğunu bilmiyorum ama yönetmeni Fred Olen Ray aslında erotik film yönetmenidir. Artık gerisini siz tahmin edin.

4- Fuck Norge (2004): Bu da bilinçli olarak kötü çekilmiş bir film. Dövüşen karakterlere kan fışkırtan kovayı tutan eller ekran kenarından görünüyormuş falan…

5- Les Gloutonnes (1973): Bu film bir korku filmi değil, Jess Franco’dan erotik bir film.

6- Bloodsuckers (1997): İçinde fazla vampir olmayan bir vampir filmiymiş ve 80′li yılların istismar filmlerine benziyormuş.

7- Cannibal (2007): Eski bir haber olan, internetten tanışarak birbirlerini yemek için buluşan gay çiftten ilham almış.

8- Monster A-Go Go (1965): Ed Wood tarzı kötü bir film. Telefon çalınca set ekibinden biri telefon sesi çıkarıyormuş. Fonda bir müzik çalmadığı halde aktörler çalan müzikten bahsediyormuş.

9- June Cabin (2007): Yine bazı arkadaşlar ormandaki bir kulübede toplanıyor, içlerinden biri sıyırıp eline baltayı alıyor. Galiba gerçekten çok kötü bir film ki izleyenlerden hiçbiri ne olup bittiğini anlamamış.

10- Manos: The Hands of Fate (1966): Bu film “Plan 9 From Outer Space” ile birlikte, şimdiye kadar çekilmiş en kötü korku filmi dalında başabaş gidiyor. “How I Met Your Mother” adlı sevimli dizide de bu konuya atıf yapılmıştır hatta.

pastemagazine.com” adlı sitede ise olay “en saçma filmler”le karışmış galiba. Çünkü sıralamadaki filmlerin çoğu kötü değil, abuk filmler. Bunların kötü olduğu konusunda da hemfikir değilim.

25. Hobgoblins (1988): Gremlinler’in çok kötü bir taklidi.

24. Pep Squad (1998): Bu bir korku filmi değil, komedi filmi.

23. The Howling III: The Marsupials (1987): Evet kötü ama ben fikir olarak kötü olmadığını düşünüyorum. Howling II bundan daha kötü mesela.

22. The Covenant (2006): Sadece genç ve yakışıklı erkeklerden oluşan büyücülerin kendi aralarındaki güç savaşını anlatan bu film özellikle genç kızlar, daha çok da gayler için yapılmış gibi duruyor. “Alacakaranlık” serisinin öncüsü olabilir, üstelik bunda kız bile yok.

21. The Gingerdead Man (2005): Katil kurabiye adam!

20. Dreamcatcher (2003): Bence bu listede olmamalı.

19. Frogs (1972): Katil kurbağalar!

18. Friday the 13th Part III 3D (1983): ?

17. Slugs (1988): Katil sülükler!

16. Trick or Treat (1986): Heavy Metal’in korkunç olduğu varsayılarak çekilmiş bir film. Şeytana tapan metalcilerin olduğu bu film gerçekten kötü olabilir çünkü çok anlamsız bir çıkış noktası var.

15. Terror in the Haunted House (1958): Kötü değil eski. Üstelik ekranda aniden beliren yazılar, yılanlar ve kurukafa objeleriyle izleyiciyi yerinden sıçratmayı amaçlayan “Psychorama” tekniği kullanılmış ve zamanında çok başarılı olmuş. Günümüzde komik karşılanabilir.

14. Vampire Hookers (1978): Kan içen fahişeler!

13. Killer Klowns from Outer Space (1988): Kötü olduğu konusunda hemfikir olmadığım bir film. Uzaydan gelen ve bir şekilde palyaçoya benzeyen yaratıklar insanları kaçırıp pamuk şekerden kozanın içine hapsediyorlar.

12. Night of the Lepus (1972): Katil tavşanlar!

11. Rabid Grannies (1988): Troma’dan çıkan bir Belçika filmi. Torun yiyen nineler ne kadar kötü olabilir ki?

10. Vampire Circus (1972): Bence de kötü bir film. Köye bir vampir sirki geliyor. İzleyicilerin gözleri önünde acayip şeyler olup bitiyor ve hepsi bunun bir gösteri olduğunu zannediyor. İnsanlar göz göre göre evde vampirle tek başına bırakılıyor. Bir kız çığlık atıyor, babası “acaba n’ooldu” deyip geçiyor. Mantıksızlık diz boyu…

9. Jessie James Meets Frankenstein’s Daugher (1966): Western-korku karışımı bir şey. Gerçek bir karakter olan Jessie James, (filmin isminde kızı dense de) Frankenstein’ın torunuyla karşı karşıya geliyor.

8. Monsturd (2003): Kaka adam!

7. Death Bed: The Bed That Eats (1977): 2003′e dek gösterime girmemiş, yönetmeni tarafından bile unutulmuş bir film. İçine şeytan girmiş yatağın hayli karışık ve kopuk hayat hikayesi anlatılıyor. Zaman kavramında da bazı sorunlar var.

6. Ice Cream Man (1995): Sapık bir dondurmacıyı anlatan komedi filmi. Yönetmen Paul Norman aslında porno filmi yönetmenidir.

5. Leprechaun: Back 2 tha Hood (2003): Direkt video için çekilmiş bir film. Seri zaten rezalet iken neden özellikle bu 6. bölüm seçilmiş anlamadım.

4. Sleepaway Camp (1983): İlginç… Aslında iyi bir filmdir.

3. Manos: The Hands of Fate (1966)

2. Troll 2 (1990): İlk önce ortada “Troll 1” diye bir film yok ki devam filmi olsun! Ayrıca filmde troll yok.

1. Plan 9 from Outer Space (1959)

Yukarıdaki pek de tatmin edici olmayan listeden sonra daha sağlam bir liste olarak “Wikipedia”ya baktım ki burada daha açıklayıcı ve referanslı yazılar buldum. Belirli bir sıralama olmadan verilen filmlerden korku türünde olanlar şöyle:

Robot Monster (1953): Altın Hindi Ödülleri’nde “Tüm zamanların en saçma yaratığı” ünvanını hak etmiş olan bu filmdeki canavarı, dalış miğferi takan goril kostümlü bir adam canlandırıyormuş.

The Giant Claw (1957): Savaş gemisi kadar büyük bir kuş hakkında bir canavar filmi. Fakat izleyiciler, bu ipli kukla benzeri inandırıcılıktan uzak garip yaratığı görünce kahkahayı basmış. Filmin içine serpiştirilen arşiv görüntüleri ise devamlılık konusunda büyük defektlere neden oluyormuş.

Plan 9 from Outer Space (1959): Bilinen handikaplarının yanında değişik yorumlar da getirilen film için çok kötü olmak için fazlasıyla eğlenceli bir film deniyor. Bence de öyle.

The Beast of Yucca Flats (1961): Sessiz çekilen ve bir üst sesle olaylar aktarılan bu film nekrofiliye atfen yarı çıplak bir prologla başlıyormuş.

Eegah (1962): Tarihöncesinden gelen bir mağara adamı, 60′ların Kaliforniya’sında genç bir kıza aşık olur.

The Creeping Terror (1964): Kelepir arşiv görüntülerini kullanmasıyla belli bir ün kazanmış bu filmde uzaya fırlatılan füze görüntüsü tersten oynatılarak, dünyaya iniş yapan bir uzay gemisi efekti verilmiş. İlginç! Ayrıca pelüş halılarla kaplı yaratıkların kostümlerinin altında tenis ayakkabıları görünüyormuş. Diyalog bantları kaybolan filmin bu sessiz sahneleri bir anlatıcının üst sesiyle idare edilmeye çalışılmış.

Monster A Go-Go (1965): Bir tür yamalı bohçaya dönen film bir sürü yapımcının elinden geçmiş. Herkes kendinden birşeyler eklemiş filme. Yönetmen filmi bir türlü bitiremediği için kadrodan bazı fireler vermiş. Çeşitli aktörler film içinde anlamsızca ortadan kaybolmuş. Bazı karakterler kendilerine hiç benzemeyen aktörlerce devam ettirilmiş. Bazı oyuncular ise bu süreçte hayli yaşlandıklarından rolleri inandırıcılığını yitirmiş. Filmin çoğunluğunu kahve içen ve oturan bir adam oluşturuyor, filmin sonundaki anlatıcı ise filmde aslında canavar olmadığı bilgisini veriyormuş (geç de olsa).

Manos: The Hands of Fate (1966): Filmin başında, uzunca bir süre boyunca hiç konuşmadan araba kullanan ve yol boyunca kalacakları oteli arayan aile sahnesi aslında jenerik için çekilmiş. Ama anlaşılan üzerine jenerik eklemeyi unutmuşlar. Filmde bir keçi-adamı canlandıran aktör, bacaklarına giydiği kostümün engelleyici etkisinden dolayı tüm film boyunca sarsak sarsak hareket ederken; konuyla hiçbir alakası olmayan iki sevgili yolun kenarında gece gündüz sevişiyormuş.

Hobgoblins (1987): Jim Henson’un en korkunç kabuslarında yer alabilecek rezaletteki kuklaların yer aldığı bu filmin bir de utanmadan devam filmini çekmişler.

Troll 2 (1990): Daha yukarıda belirttiğim gibi aslında bir devam filmi olmayan, troll içermeyen bu filmdeki “goblin”ler çuval giymiş lateks maskeli cüceler tarafından canlandırılıyormuş. İngilizce’yi çat pat konuşabilen İtalyan yazarlar tarafından yazılan diyaloglar anlaşılmadığı gibi, yönetmen bu saçma diyaloglara uyulması konusunda Amerikalı aktörleri zorlamış (yönetmen halen filminin kötü olmadığını düşünüyormuş bu arada). İstemeden yapılan homoerotik imalar ve kafa karıştırıcı hikaye örgüsü filmi bir kült mertebesine yükseltmiş.

Olayı biraz daha ciddi hale getirirsek, konuyu 1978 tarihli bir araştırma kitabı ile kapatmak istiyorum: “The Fifty Worst Movies of All Time (and how they got that way)”. Yazarlar Harry Medved ve Randy Drefuss’un seçimleri günümüze göre hayli eski olabilir. Eğer günümüz sinemasını değerlendirebilselerdi filmlerin çoğu değişirdi kuşkusuz. Fakat bu kadar kelli felli eleştirmenlerin analitik bir biçimde inceleyerek verdikleri kararlar çoğu kişiyi şaşırtabilir. Çünkü listede şu an klasik sayılabilecek filmler de var. Sıralama kaygısı olmadan bu en kötü 50 eser içerisinden korku filmlerini ayıkladım:

Airport 1975 (1974)

Eegah (1962)

Godzilla vs. the Smoke Monster (1971)

The Horor of Party Beach (1964)

The Omen (1976)

Robot Monster (1953)

Şöyle bir bakıldığında; Plan 9 From Outer Space, Manos: The Hands of Fate, Troll 2, Monster A-Go Go, Killer Klowns From Outer Space, Dreamcatcher, Hobgoblins, Robot Monster ve Eegah kötü filmler kategorisinde çokça yer alan isimler. Siz bu değerlendirmelere katılmayabilirsiniz. Ben de katılmıyorum. Umarım kafanızda bir fikir oluşmuştur en azından…

Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (22 Yorum)

YORUM YAZ