Ölüm kasabanıza geldi Şerif! Sam Loomis - Halloween (1978)

Ekstrem Nostalji: Gesualdo’ya Yaklaşmak…

Korku Genel

Özel Dosya

BurakBayülgen

04 Mart 2013

1 Adet Yorum

1

Büyük bestecilerin günümüze kadar ulaşan künyeleri ve kaynak eksikliğinden ötürü kimi zaman efsanelere dönüşen yaşam biçimleri, günümüzün besteciye dair o efsanelerden beslenen hayranlığına bir de eserlerin yazılmasındaki motivasyonu kattığında nostaljiyi tam bir bütünlük içine oturturlar.

-*-

Carlo Gesualdo di Venosa, (1566-1613) döneminin tarih sahnesinde alışılagelmedik müzik diliyle madrigaller yazmış gizemli bir besteci olduğu kadar, karısı Donna Maria d’Avalos ve onun yasak ilişki yaşadığı sevgilisi Fabrizio Carafa‘yı öldüren bir prens, bir aristokrat ve kimliğiyle de ele alınmaktadır. Müzikal etkileşimlerde bulunduğu Ferrera yılları sonrasında Gesualdo’nun işlediği cinayetlerden ötürü duyduğu suçluluk, kişisel ve müzikal bir inzivaya çekilmesi ve bu inziva ve depresyon döneminin eserleri ile ne derece örtüştüğü ise en heyecan duyulan yönelimdir.

Gesualdo’nun bu kadar heyecan uyandırmasının bir sebebi de eserlerinin dili kadar, bu dilin tarihsel olarak öne sürülenlerden de pay almalarıdır. Öyle ki Dominique Fernandez‘e göre Gesulado cinayetlerden önce beste yapmamıştır.

-*-

Gesualdo, ikinci evliliğini gerçekleştirdiği, İtalya’nın avant- garde bir müzik merkezi haline gelen Ferrera Sarayı’nda Luzzasco Luzzaschi, enarmonik-kromatik klavsen’in mucidi Nicola Vicentino ve Ferrara Lady‘leri gibi dönemin önemli besteci ve şarkıcılarının bulunduğu bir atmosferde Gesualdo bu tip etkileşimlerle olağan-dışı bir müzik diline adapte olmuştur.

Öncelikle bestecinin Ferrera yıllarından sonra kendi muhitine dönerek kendi eserlerinin icrası için oluşturduğu müzisyenler topluluğu ile inzivaya çekildiği, müziğine yoğunlaşarak kendi içine kapanık dünyasında bir ruhani rahatlama aradığı ve ikinci evliliğinin de iyi gitmediği oldukça depresif zamanlar geçirdiği konusunda bir görüş ayrılığı bulunmamaktadır. Ancak Gesulado’nun bahsedilen cinayetleri azmettirerek mi yoksa kılıcıyla eşi ve eşinin sevgilisine darbeler yağdırarak bilhassa kendinin mi işlediği yahut geçmiş vukuatından duyduğu suçluluk duygusundan ötürü sarayında bulundurduğu hizmetlilere kendini dövdürüp dövdürmediği, ikinci karısının mı onu öldürdüğü gibi detay sorular ve bu soruların emin olunamayan cevapları kanımca esas hemfikir olunan tarihsel verilerden daha az bir heyecana neden olmaktadırlar. Gesualdo’nun müzikal dehasının tam anlamıyla 19.yy Romantikler’i tarafından değer kazanması, bu detay sorulardan ziyade tam da romantiklerin değer biçebileceği duygu ile kronolojinin karmaşık ilişkisi ve sonrasında yine duygu ile kronolojinin alışılagelmedik bir müzik diliyle yazılmış eserlerle olan örtüşüklüğüyle tam olarak olarak bir heyecanı ortaya çıkarmaktadır. Karakterinin ve yaşam biçiminin böyle bir dönemin ruhani yapısını günümüze varana dek heyecanlandırması, kuşkusuz bazı diğer büyük bestecilerin sonradan değerinin anlaşılmasından daha farklı ele alınmalıdır.

-*-

Gesulado’nun eserleri bir suçluluk, günahtan arınmak için merhamet dilenme gibi kendi içinde bir çözümlenme olarak ele alındığında, bahsedilen tarihsel verilerin içinde tam da romantiklere yakışır   ifadeler edinirler. Gerek romantizmde, gerekse romantiklerden post-modernizme kadar gelen süreçte nostalji, durmak bilmeyen tarih sahnesinde sadece bir besteciyi ikonlaştırmaya değil, bir dönemin kendi yaşam koşulu içerisinde son derece ilgi çekici, heyecan uyandıran ekstrem duygu görülerine yönelir.    

Korkusitesi için yazan Burak Bayülgen      

KAYNAKÇA:

 -Machart, Renaud. GESUALDO, Sabbato Sancto, Responsoria, CD, Harmonia Mundi, 2005.

 -Jones, Gordon. GESUALDO, Quinto Libro di Madrigali, CD, ECM Records, 2012.

 

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Burak Bayülgen

Tüm Yazıları
9 Haziran 1983’te doğan Burak Bayülgen 7 yaşında korku filmleri ile tanıştı. İlkokulda hayallerinde korku sinemasını meslek edinip Freddyler ve Jasonlar ile iç içe bir hayat düşleyerek bir kaçış yaşayan Burak aynı zamanda ironik bir şekilde Walt Disney klasiklerine de ilgi duydu. Lisansını ve yüksek lisansını Sinema-TV üzerine tamamladıktan sonra en çok yapmak istediği işe yani yazı yazmaya koyuldu. 1 sene konservatuvarda yarı zamanlı opera/şan bölümüyle de haşır neşir olmuş olması Burak’a film müzikleri yapma şansını da doğurdu. Pek çok öğrenci/festival filminin müziklerini yapan Burak en hüzünlü filme bile korku temalı müzikler yaparak tepkiler alsa da mutlu ve huzurludur. Çocuklar için de masal kitapları yazmasına rağmen korku sanatları üzerine incelemeler yazmayı bırakmamak için and içmiştir.

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.