Ses çıkarma... Kımıldama... Hepsinden öte... Sakın bir dilekte bulunma! Wishmaster (1997)

Dust Devil

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

04 Temmuz 2009

2 Adet Yorum

2

Yönetmen : Richard Stanley
Senaryo : Richard Stanley
Yapım:1992, Güney Afrika / İngiltere Süre: 103 Dakika
Oyuncular: Robert Burke, Chelsea Field, Zakes Mokae, Rufus Swart

Dust Devil, kovboy kıyafetli bir adam görünümünde, kurak topraklarda otoyolda otostopla oradan oraya seyahat eden bir halk efsanesidir. Kimse tarafından sevilmeyen ve aranıp sorulmayan kişileri avlayan bir avcıdır. Öldüreceği kişilerin önce fotoğrafını çeker, sonra da paramparçe edip kanıyla etrafa kara büyüyle ilgili şekiller bırakır. Kurbanlarının gücü olduğunu düşündüğü parmaklarını toplamaktadır.Kendisini kıskanan kocasının baskısından bunalan Wendy, arabasına atlar ve evi terk eder. Yolda bu garip adama rastlar ve arabasına alır.

Cinayetlerin peşine düşen yerel polis Ben Mukurob, kriminal doktorun yaptığı otopsiler ve mekan araştırmalarından edindiği sonucu öğrenir; bir efsanenin gerçek olması mümkün müdür? Kara büyüye inanmayan bu kara derili adam kabuslarında; ölen oğlu ve karısının anılarının hayaletleriyle uğraşmaktadır. Yerel bir şamanın yardımına başvurur ve kum gibi havada uçabilen, şekil değiştirebilen bu iblisle nasıl savaşacağını öğrenir. Karısının peşine düşen acılı koca Mark’ı da yanına alarak Wendy’nin izini sürmeye başlarlar. Olanlardan haberi olmayan genç kadın ise arabasına aldığı bu etkileyici adamın gerçek yüzünü görecek ve hayatını kurtarmak için çöle kaçacaktır.

(Dust Devil, aslında çöllerde oluşan toz siklonları için kullanılan bir terim. Yerliler bu doğa olayını bir iblis olarak tanımlamışlar ve inançlarında bu intikamcı ruha yer vermişler.)

Richard Stanley, filmini görsel bir şölene çevirmiş. Muhteşem çöl manzaraları bir takvimden fırlamış gibi duruyor. Dust Devil’ın aynadaki aksini gördüğü ve aynanın karanlığının tüm odaya yayıldığı sahne gibi bölümler gayet lezzetli. Nitekim öykü anlatımını geri planda bırakmış. Oyuncuların ruhsuz ve soğuk oyunculuğu zaten fantastik olan filmi gerçeklikten iyice uzaklaştırıyor. Bir tek Robert Burke (Dust Devil) karizması sayesinde işi kıvırmış, diğerleri ondan da nasibini almamış. Aslında yönetmenin iyi bir film yapmaya çalıştığını her sahneden anlıyorsunuz; bu fantastik öykünün altına yerleştirdiği siyasal boyut ve ırkçılığın işlenmesi de buna işaret ediyor. Ama dediğim gibi bir hedef şaşması yaşamış ve filmin sadece görsellikle ayakta duramayacağını düşünmemiş.

Madem öyle görsellikten bahsedelim. Filmin kanlı ve gore sahnelerinin dönemine göre şaşırtıcı derecede iyi olduğunu belirtmek isterim. Sadece o da değil mesela polis memuru Ben’in ölen ailesiyle ilgili rüyaları da çok rahatsız edici bir atmosfer sunuyor. Yönetmen küçük göstergelerle izleyeni gülümsetmeyi de amaçlamış; filmin başında duvardaki geyik boynuzlarının önünde durunca, boynuzlar Dust Devil’a aitmiş gibi duruyor, onun şeytaniliğine işaret ediliyor. Başka bir sahnede, kabuslarından merkezden gelen haberle uyandırılan polis memuru Ben, ailesinin çerçeveli fotoğrafının üzerindeki tozları siliyor ve sonradan başına gelecekleri haber edercesine kendi kendine konuşuyor: “Bu toz da nereden geldi?”.

Görsel yönden akademik bir performans sergileyen fakat öykü anlatımında sınıfta kalan Richard Stanley’in filmi, bir Clive Barker romanı okuyormuş hissi uyandırıyor insanda. Bu yönden bakarsanız belki eksiklikleri göz ardı edebilirsiniz.

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (2 Yorum)

YORUM YAZ