İnanmadığın şeyler seni öldürebilir Urban Legend (1998)

Dressed To Kill

Korku Film Arşivi

YasinKarakaya

20 Kasım 2008

1 Adet Yorum

1

Yönetmen: Brian De Palma
Senaryo: Brian De Palma
Yapım: 1980 ABD Süre: 105 Dakika
Oyuncular:Michael Caine, Angie Dickinson, Nancy Allen,Keith Gordon

Brian De Palmanın filmlerini izlediyseniz hemen hemen çoğu soğuk anlatımlı, insanı tedirgin edici ve klostrofobik filmlerdir. Başroldeki kahramanlar hep takıntılı ve psikolojik sorunlu elemanlardır. Bir de onun filmlerinde mutlaka gizemli bir sır, esrar perdesi olur. Mesela “Blow Out” filminde ses teknisyeni John Travolta montajlarda cinayete rastlar ama derdini kimseye anlatamaz. Kadınlara karşı da özel takıntısı olan bir yönetmendir. Cinselliğinde meze olduğu “Trash” sahneler, bolca yer alır filmlerinde. Röntgenciliği de unutmayalım.

Dressed To Kill korku-gerilim arası, psiko yönü ağır basan, akılda kalıcı sahneleri fazla olan enterasan bir filmdir yönetmenin filmografisinde.Yukarıda kısaca saydığım ögelerin çoğu bu filmde de kendine yer bulmuştur.

Evlilik hayatında mutsuz olan orta yaşlarda bir kadın, psikolojik tedaviye başvurmak için doktorun yolunu tutar. Bu sahnelerde ve özellikle de bu kadının doktor sonrası gittiği müze sahnesinde ilginç birşey dikkat çekiyor : Kameranın kullanımı. Bu filmde bir kez daha Brian De Palma’nın özün yanında ayrıca “biçim” ustası olduğunu anlıyoruz. Özellikle müze sahnesi 15-20 dakika boyunca hiç konuşma içermez, ama insanı merakla izlemekten de geri bırakmaz.Bir kadın, bir erkek, tablolar, yakın plan zoomlar, süper mekan kullanımı. (mesela Yılan Gözlerin ilk 10 dakikasını hatırlayın. 10 dakikayı bir kerede, tek plan çekmiştir yönetmen.)

Filmde tipik bir De Palma öğesi daha var: Sosyopat, kadın katili bir sapık-katil. Kadın kıyafetleri giyen bir psikomanyak seri katil, beraber olduğu kadınları usturayla öldürmektedir. Biraz *spoiler* olacak ama işte bu kadının asansörün içinde yaşadıkları çok vahşi bir sahneydi. Sarı peruk giymiş ve kadın elbiseleri takmış sapık katil, kadını asansörde paramparça eder. Zaten film uzmanlarca “Fahişe ve ahlaksız kadınlar cezalandırılmalıdır” alt metni eşliğine okunmuş bir film.

Daha sonra ise bu öldürülen kadının oğlu (bu çocuk deha bir çocuk, fen bilimleriyle falan baya ilgili.Katili bulmak için bilimsel çalışacak.) ve başka bir genç kız devreye giriyor. İşte bu genç kız o yılların taş gibi bir hatunu olan Nancy Allen. Nancy Allen o asansör cinayetinin tek tanığıdır, katili gören tek kişidir. Dolayısıyla usturalı katilin yeni hedefidir.

Olaylar gelişir ve “sürpriz” bir finalle sonuçlanır, finali yazarsam filmin içine ederim, sadece sizleri sürpriz beklediğini bilin. Zaten bu yönetmenin filmleri genelde o şekilde biter.

NOT: Metro istasyonu sahnesi ne sahnelerdi ama.
NOT: Final sahnesi. Genç kızımız duş alıyor, kocaman bir bıçak tutan el ona doğru yaklaşıyor. Brian De Palma üstadı saydığı Alfred Hitchcock’a (ve Psycho’ya) kocaman bir selam çakmayı unutmuyor.

Mümkünse birkaç defa izleyin !

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ