Yüzeyin altında kimse çığlığınızı duyamaz Below (2002)

Don’t Torture a Duckling (Non si sevizia un paperino)

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

03 Temmuz 2009

3 Adet Yorum

3

Yönetmen : Lucio Fulci
Senaryo : Lucio Fulci, Gianfranco Clerici
Yapım:1972, İtalya Süre: 102 Dakika
Oyuncular: Florinda Bolkan, Barbara Bouchet, Tomas Milian, Irene Papas, Marc Porel, George Wilson

İtalya’nın güneyindeki küçük bir köyde işlenen cinayetler, bu köyün basit insanlarının huzurunu kaçırır. Bruno, Michele ve Tonino adında 12 yaşlarında üç arkadaşın hunharca öldürülmesi bir seri katilin söz konusu olduğunu hissettirmektedir. Polisler araştırmalara devam ederken olaya bir gazeteci, Andrea da ilgi gösterir. Polisler her ne kadar işlerine burnunu sokmasını istemeseler de Andrea onlardan bağımsız olarak gizemi çözmeye çalışır.

Cinayetleri bir tür cinsel suç olarak da tanımlayan komiserler köydeki şüphelileri de tek tek sorgular. Şehirdeki uyuşturucu skandalı nedeniyle babası tarafından bu köydeki büyük malikanelerine gönderilen, seksi Patrizia; oğlanların eğitim gördüğü kilisenin rahibi Don Alberto; rahibin, sağır ve dilsiz küçük bir kız sahibi de olan annesi Aurelia; köyün delisi Guiseppe; köyün dışında köhne bir kulübede münzevi hayat süren, kara büyüye de inanan garip ihtiyar Francesco; ölü bir bebek doğurduktan sonra iyice tırlatan, Francesco’dan kara büyü öğrenerek öldürülen üç oğlanın kilden bebeklerini yapan cadı La Magiara şüphelilerden bazısıdır. Soruşturmalar sürdükçe çocuk ölümleri artacak ve şüpheliler bir bir elimine edilecektir.

Lucio Fulci’nin belki de en ünlü giallosundan bahsediyorum. Usta, öykünün içerdiği asap bozuculuğu tüm filmine yedirmiş. Çocuk cinayetleri, hassas bünyeleri zaten etkilerken, yönetmen oldukça tutarlı ve gergin bir atmosfer yaratarak bu rahatsız edici hisleri perçinlemiş.

Film sadece türün hayranlarına seslenmiyor; sinemadan hoşlanan herkes büyük bir rahatlıkla izleyebilir. Dediğim gibi yönetmenin öyküyü anlatış tarzı çok tutarlı çünkü. Gizemin parça parça çözülmesi ve bu arada yeni şüphelilerin ortaya çıkması, ilgiyi ve heyecanı ayakta tutarken; oyuncuların abartısız ve gerçekçi icraları filmi bir klasik haline getiriyor.

Ben özellikle La Magiara’nın sahnelerinde ürperdim. Kadının gerçekleştirdiği kara büyü seansları dışındaki sahneleri de oldukça irrite ediciydi. Sahnelere eşlik eden müziğin korkutuculuğu da buna neden olabilir. Bunun dışında cinayet sahneleri, mezardan çıkarılan bebek iskeleti, Magiara’nın kriz sahnesi ve çığırdan çıkan halkın gerçekleştirdiği korkunç linç olayı insanın tüylerini gerçekten diken diken ediyor.

Filmde, üstte devam eden cinayet hikayesinin altında, travmanın toplumdaki izdüşümü gibi daha derin konular fon teşkil etmiş. Çocuk ölümlerinin devam etmesi halkı büyük bir kolaylıkla galeyana sürükleyiveriyor. Bu toplu psikoloji neticesinde gerçekleşenlerden vicdan azabı bile duyulmuyor. Şüphelilerin toplum dışına itilmiş kişilerden oluşması da, bu muhafazakar düşüncenin bir yansıması gibi. Mesela Patrizia, açık saçık giyindiği için köy ahalisi tarafından dışlanıyor. Dışa kapalı, dogmatik inançlar ve davranışlar eleştirilirken din olgusu da bir nebze nasipleniyor. Velhasıl, asıl teması dahilinde değerlendirilse bile eli ayağı düzgün bir film; tavsiye ederim.

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (3 Yorum)

YORUM YAZ