Nefes alamadığınızda, çığlık atamazsınız! Anaconda (1997)

Donald Henry Gaskins

Seri Katiller

BurçinYapıcı

15 Nisan 2017

0 Adet Yorum

0

gaskins1Tam Adı: Donald Henry Gaskins Jr.
Lakabı: Pee Wee, Junior Parrot
Karakteristik Özellik: Tecavüz
Kurban Profili: Genç erkek ve kadınlar (Otostopçular)
Öldürme Şekli: Bıçaklama
Doğum Tarihi: 13 Mart 1933
Ölüm Tarihi: 6 Eylül 1991 – Güney Carolina – Elektrikli Sandalye
Kurban Sayısı: 8 – 200 (Yaklaşık rakamın 110 olduğu düşünülüyor.)

Donald Henry Gaskins Jr. Güney Caroline tarihinin bilinen en azılı seri katilidir. Kurbanlarını akıl almaz işkencelerle öldürürdü. Gaskins yazar Wilton Earl tarafından yazılan ve cinayetlerinin anlatıldığı Final Truth adlı kitap için yapılan ses kayıtlarında “Tanrı ile aynı yoldan gittim. Başkalarını korkuttum ve canlarını aldım. Böylece Tanrı ile eşitlendim. Başkalarını öldürürken kendi yüceliğime eriştim. Kurtuluşumu kendi gücümde buldum.” demiştir.

Çocukluk Dönemi
Donald Gaskins 13 Mart 1933’te Güney Carolina ‘da dünyaya geldi. Annesi Donald’a hamile kaldığında evli değildi ve çocukluğu süresince bir çok farklı erkekle birlikte yaşamıştı. Gaskins bu erkeklerin çoğu tarafından kötü muameleye maruz bırakıldı ve çoğu zaman ayak altında dolaştığı için bile dayak yedi. Annesi onu aşıklarından korumak için hiçbir çaba göstermiyordu. Donald yalnız büyümek zorunda bırakılmış bir çocuktu. Annesi nihayet evlendiğinde üvey babası ve dört kardeşi tarafından sürekli şiddete maruz bırakılmıştı.

Junior Parrot
Donald ufak tefek vücut yapısı sebebiyle çok genç yaşlarında Junior Parrot ve Pee Wee gibi lakaplar aldı. Şiddet okul hayatında da peşini bırakmadı. Hemen her gün diğer çocuklarla kavga ediyor ve öğretmenleri tarafından sürekli cezalandırılıyordu. Onbir yaşında okulu bırakıp yerel bir işletmede arabalar üzerine çalışmaya başladı. Bir yandan da aile çiftliğindeki işlere yardım ediyordu. Gaskins bu dönemde insanlara karşı duyduğu nefretle mücadele ediyordu ve listenin başında özellikle kadınlar geliyordu.

Belalı Üçlü
Gaskins yarı zamanlı çalıştığı araba garajında Danny ve Marsh adında iki çocukla arkadaş oldu. Marsh ve Danny onunla yakın yaşlardaydı ve her ikisi de okulu bırakmıştı. Kısa sürede yakın ve belalı bir arkadaşlık kuran çocuklar kendilerini ‘Belalı Üçlü’ diye isimlendirdi. Üçlü evleri soyuyor ve çaldıklarıyla çevre köylerde fahişlerle birlikte oluyorlardı. Bazen çevredeki genç çocuklara tecavüz edip onları polise şikayette bulunmamaları için tehdit ediyorlardı. Üçlünün bu cinsel taşkınlıkları Marsh’ın küçük kız kardeşine toplu tecavüz ettikleri ortaya çıkınca son buldu. Ceza olarak aileleri tarafından öldüresiye dövüldüler. Bu olaydan sonra Danny ve Marsh kasabadan ayrıldı. Donald soygunlarına tek başına devam etti.

Islahevi Yılları
1946 senesinde soymak için girdiği bir evde onu fark eden bir kız tarafından baltalı saldırıya uğradı. Kızın elindeki baltayı alarak onu kafası ve kolundan yaralayıp olay yerinden kaçtı. Neyseki kız saldırıdan canlı kurtuldu. Bu olay üzerine Gaskins yakalandı, öldürmeye teşebbüs suçundan ceza aldı ve on sekiz yaşına kadar tutulacağı Güney Carolina’da ıslahevine gönderildi. Duruşmalar sürerken nam-ı diğer Pee Wee’nin hayatında, on üç yıllık sefil hayatında bir ilk gerçekleşti; yetkililer ona kendi adıyla hitap etti. Donald Henry Gaskins Jr. Bu Donald’ın kendi adını duyduğu ilk andı. Islahevinde geçirdiği yıllar ufak tefek bir çocuk olan Gaskins için çok zorluydu. Islahevine yerleştirilir yerleştirilmez yirmi akranı tarafından dövüldü ve toplu tecavüze uğradı. Kendisini korumaları karşılığında ‘Boss-Boys’ isimli bir çetenin seks kölesi olmayı kabul etti. Bu arada birçok başarısız kaçış denemesinde bulundu ve her seferinde yakalanarak acımasızca dövüldü. Bütün bu umutsuz çabaların ardından gözlemlenmesi için akıl hastanesine gönderilen Gaskins buradaki doktorların aklı başında raporu vermesiyle birkaç günün ardından ıslahevine geri dönmek zorunda kalmıştır. Nihayet bir gün kaçmayı başardı ve gezici bir sirke katıldı. Oradayken on üç yaşında bir kızla evlendi. Gaskins bu dönemde cezasını tamamlama kararı aldı ve polise teslim oldu. On üç Mart 1951’de on sekizinci yaş gününde serbest bırakıldı.

gaskins6

Suça Dönüş
Islahevinden çıkan Gaskins bir tütün fabrikasında iş buldu ancak suçtan uzak kalmayı başaramadı. O ve bir suç ortağı sigorta dolandırıcılığı işine bulaştılar. Tütün çifçilerinden aldıkları para karşılığında ahırlarını yakıyorlar ve sigortadan para almalarını sağlıyorlardı. Zamanla bu yangınlar şüphe uyandırdı ve söylentiler çıkmaya başladı. Gaskins ve ortağı bu söylentilerin odak noktasıydı. Çalıştığı fabrikanın sahibinin kızı ve bir arkadaşı Gaskins ile hem bu ahır yangınlarını hem de saygısız tavırlarını konuşmak isteyince içindeki canavar bir kez daha ortaya çıktı ve kıza çekiçle saldırarak kafa tasını parçaladı. Bir kez daha tutuklandı ve ölümcül silah ile cinayete teşebbüsten beş yıl hapse mahkum edildi.

Cezaevi Günleri ve ‘Power Man’ İlan Edilmesi
Elbette Gaskins için cezaevi hayatı da ıslahevindekinden çok farklı geçmeyecekti. Mahkumiyetinin daha ilk günlerinde bir çete lideri tarafından cinsel hizmeti karşılığında koruma altına alındı. Hapishanede hayatta kalmanın tek yolunun ‘Power Man’ ünvanı kazanmaktan geçtiğini fark eden Junior Parrot planlar yapmaya koyuldu. Power Man olarak adlandırılan bu adamlar son derece acımasız ve tehlikeli kişilerdi. Diğer mahkumlar onlardan korkar ve uzak durmayı tercih ederlerdi. Ufak tefek bir adam olan Gaskins korkutucu olmaktan çok uzak bir profil çiziyordu. Eğer bir Power Man olmak istiyorsa bunu kazanmanın tek yolu büyük bir olaya karışmaktan geçiyordu. Hazel Brazell hapishanenin en azılı suçlularından biriydi. Gaskins eğer onu ortadan kaldırmayı başarırsa bir Power Man olabilir ve hapishaneden sağ kurtulabilirdi. Öncelikle kendini Brazell ve çevresine kabul ettirmeliydi. Bir gün mutfaktan kaçırdığı yiyecekle Brazell’ın hücresine gitti ve bu hediye karşılığında aralarına girmeyi başardı. Zamanla Brazell’ın güvenini kazandı. Beşinci ve son ziyaretinde tuvalette yalnız yakaladığı adamın boğazını, çalmış olduğu bir meyve bıçağı ile kesti. Olay esnasında hücrenin önünde yalnızca bir tek koruma vardı. Gaskins ona gardiyanlar gelmeden uzaklaşmasını söyledi. Daha sonra otobiyografisi olan ‘Final Truth/Son Gerçek’ adlı kitapta bu olaydan bahsederken ‘Nasıl o denli sakin olduğuma kendim bile inanamadım. Neredeyse hiçbir şey hissetmedim’ diyecekti. Cinayetten suçlu bulundu ve altı ay hücre cezasına çarptırıldı. Ancak ‘Pee Wee’ artık istediğine kavuşmuş, diğer mahkumlar arasında ‘Power Man ‘ olarak anılmaya başlanmıştı.

Hapishaneden Kaçış
Rahat geçirilen iki yılın ardından 1955 yılında karısının kendisine açtığı boşanma davası ile çılgına dönen Gaskins bir çöp konteynırına saklanarak hapishaneden kaçtı. Florence’ta kamyondan atladı ve bir araba çalarak Florida’ya doğru yola çıktı. Burada bir karnavala katıldı ve yalnızca iki hafta sürecek olan ikinci evliliğini gerçekleştirdi. Kısa süren evlilik macerasının ardından hemen yeni bir ilişkiye yelken açtı. Aşığı Betty Gates adlı bir akrobattı. İkili birlikte karnavaldan ayrıldı ve Gates’in erkek kardeşini hapisten çıkarmak için Tennesee’ye gittiler.

Gaskins elinde bir kutu sigara ve kefalet ücreti ile hapishanenin yolunu tuttu. Kutuyu adama teslim edip kefalet ücretini de ödedi. Otele döndüğündeyse ne Gates ne de çalıntı arabası yerindeydi. Gates asla geri dönmedi ancak polisler olayın peşine düştü. Gaskins feci şekilde kandırılmıştı. Hapisteki kardeş Gates’in kocasıydı ve Gaskins ona bilmeden götürdüğü sigara kutusu ve kefalet ile  aşıkların kurtuluşuna yardım etmişti. Bu sırada polisin Gaskins’in de hapisten kaçmış bir mahkum olduğunu anlaması uzun sürmedi. Tekrar cezaevine yollanan Pee Wee’nin mahkumiyetine bir de firariye yardımdan dokuz ay ve devlet hatlarında çalışan bir arabayı çalmaktan da üç sene eklendi. Araba hırsızlığından aldığı üç yıllık cezayı çekmesi için Atlanta, Georgia’da bulunan federal hapishaneye gönderildi. Burada  kendisine ‘The Little Hatched Man/Küçük Cellat’ lakabını takan mafya babası Frank Costello ile tanıştı.

gaskins4
Serbest Kalışı
Ağustos 1961’de serbest bırakılan Gaskins Florence, Güney Carolina’ya döndü ve bir tütün ambarında işe başladı. Elbette belaya bulaşması yine uzun sürmedi. Tekrar soygunlara başlayan Gaskins bu sefer yakalanmamak için çok dikkatli davranıyordu. Kendine yeni bir suç ortağı edinen Pee Wee onun hem şoförlüğünü hem de yardımcılığını yapıyordu. İkili sürekli seyahat halindeydi. Böylece farklı şehirlerde birçok ev soyabiliyor ve izlerinin sürülmesini de neredeyse imkansız hale getirebiliyorlardı.
***
Tecavüzden Yakalanması
1962 yılında Gaskins üçüncü kez evlendi ama bu evlilikte onu suç işlemekten alıkoyamadı. Bu kez on iki yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüzden yakalandı ancak kaçmayı başardı. Çalıntı arabasıyla Kuzey Carolina’e kaçtı. Burada on yedi yaşındaki bir genç kız ile dördüncü evliliğini yaptı. Ancak onun bir kaçak olduğunu bilen karısı 12 yaşındaki bir kıza tecavüz ettiğini öğrenince, onu polise ihbar etti ve Donald Henry Gaskins Jr. tecavüz suçuyla tutuklanarak Columbia cezaevine gönderildi. 1968 yılının Kasım ayında şartlı tahliye ile serbest bırakıldı.
***
Seri Katile Dönüşmesi
Tahliyesinin ardından Güney Carolina’e yerleşen Gaskins burada bir inşaat firmasında çalışmaya başladı. Hafta sonlarında arabasıyla civar şehirlerdeki barlara ve striptiz kulüplerine gidiyordu. Hayatı boyunca can sıkıcı ve rahatsız edici olarak tanımladığı bir takım hislerden muzdaripti. Son günlerde bunlara baş ağrısı, mide krampı gibi fiziksel şikayetlerde eklenmişti. Mental durumu her geçen gün daha kötüye gidiyordu. Bazı günler Carolina sahili boyunca arabasıyla gezintiye çıkıyordu. Daha sonra o günleri anlatırken ‘Sanki yol boyunca çok özel bir şey arıyordum. Ancak onun ne olduğunu bilmiyordum.’ diyecekti.

Sonunda 1969 yılının Eylül ayında o aradığı özel şeyi buldu. Sayısız otoban kurbanlarının ilki olan talihsiz otostopçu genç bir kızdı bu. Arabasına aldığı kurbana cinsel ilişki teklifinde bulundu ancak kızın, yüzüne karşı gülerek onu reddetmesi karşısında öfkeye kapıldı. Kurbanı bayıltana kadar dövdü ve tali bir yola götürdü. Orada kurbanına tecavüz etti, işkencede bulundu ve bıçakla vücudunda korkunç kesikler açtı. Kızdan kurtulmak için bedenini bataklığa attığı sırada kız henüz hayattaydı. “Tüm hayatım boyunca kendimi en iyi hissettiğim andı.” diye anlatıyordu bu korkunç cinayeti.

gaskins5O günden sonra çoğu hafta sonunu sahil şeridi boyunca yeni kurbanlar bulmak ve ıssız yerler keşfetmekle geçirdi. Sonunda hayatı boyunca onu ele geçiren o can sıkıcı hisleri bastırmanın bir yolunu bulmanın sarhoşluğu içindeydi. Her geçen gün işkence konusunda uzmanlaşıyordu. Kurbanlarını günler boyunca hayatta tutuyor, vücutlarını parçalarken onlara izlettiriyor dehşet dolu bakışları karşısında etlerini yiyordu.

İlk tercihi her zaman kadın kurbanlardan yana olsa da bu onun erkekleri de öldürmesine mani olmadı. 1975 yılına kadar Kuzey Carolina otobanında bulduğu seksenin üzerinde genç erkek ve kadını işkence yaparak öldürdü.

Kurbanlarının arasında on beş yaşındaki yeğeni Jane Kirby ve zavallı kızın arkadaşı Patricia Albrook da vardı. Bar çıkışı eve bırakmayı teklif ettiği kızları kaçırdı. Terk edilmiş bir evde tecavüz etti, dövdü ve boğarak öldürdü. Bir sonraki kurbanı Martha Dicks adındaki, araba tamircisinde yarı zamanlı olarak çalışan 20 yaşındaki kız olmuştu. Kız aynı zamanda öldürdüğü ilk Afro-Amerikalı idi.
1973 yılında eski bir cenaze arabası satın alan Gaskins sık gittiği bardaki tanıdıklarına şaka ile karşık ‘Öldürüdüğüm insanları özel mezarlığıma taşımak için bir arabaya ihtiyacım vardı.’ diyordu. Gaskins o dönemde bir yandan Güney Carolina’de eşi ve çocuğu ile sakin bir hayat sürüyordu. Çevredeki insanlar onun zihinsel sorunları olduğunun farkındaydı ama hiç kimse tehlikeli olabileceğini aklına getirmemişti. Hatta bu dönemde birkaç arkadaş bile edinmişti.

Kan Donduran Çifte Cinayet
Kasabada edindiği bu arkadaşlardan biri, yirmi üç yaşında bekar bir anne olan Doreen Dempsey kasabadan ayrılmaya karar verir. İki yaşında bir kız çocuğu olan Dempsey hamiledir ve bir bebek daha beklemektedir. Gaskins’ten kendisini otobüs durağına bırakmasını ister ve yola çıkarlar. Ormanlık bir alana götürdüğü genç kadına burada önce tecavüz eder ve sonra onu öldürür. Malesef kurbanın iki yaşındaki kız çocuğuna da tecavüz etmiş, fiili livatada bulunmuş ve öldürüp annesi ile birlikte gömmüştür.

İşler Karışmaya Başlıyor
Sene 1975’e geldiğinde Gaskins artık torun sahibi, 42 yaşında bir aile babasıydı. Altı yıldır cinayetlerine hız kesmeden devam ediyordu. O güne kadar kimse onu bu cinayetler serisiyle ilişkilendirmemişti. Ancak Gaskins büyük bir hata yapmak üzereydi. 1975 Ocak ayında otoban kenarında hippi tipler diye adlandırdığı iki kadın ve bir erkekten oluşan bir gruba rastladı. Minibüsleri bozulan gençlere yardım teklifinde bulundu. Yakınlardaki bir tamirhaneye gideceklerini sanan gençleri bataklığa götürdü. Burada üçünü kelepçeledi ve bataklıkta boğularak ölmelerini seyretti. “Hangisi daha çok acı çekti bilmiyorum, eşit olmasına çalıştım.” diye anlattı o anları biyografisinde.

Aynı yıl Gaskins, Suzanne Kipper adlı öfkeli bir eski sevgili tarafından varlıklı bir çiftçi olan Silas Yates’i öldürmesi için 1500 dolar karşılığında tutuldu. Daha sonra bu cinayeti örtbas etmek için anlattığına göre dört kişiyi daha öldürmek zorunda kaldı. Yine aynı dönemde Gaskins içlerinde on üç yaşında Kim Ghelkins adında bir çocuğun da bulunduğu diğer insanları işkence yaparak öldürmeye devam etmişti.

Yerel halktan olan Johnny Knight ve Dennis Bellamy adlı iki genç, acımasız bir katil olduğunu bilmedikleri Gaskins’in tamirhanesini soyunca kaçınılmaz sonlarını hazırlamış oldular. Gaskins onları da tıpkı diğerleri gibi öldürdü. Cesetleri gömmek için bir kez daha güvenilir dostu Walter Neely’den yardım istemek zorundaydı. Onu cesetleri gömdüğü yere götürdü ve böylece ilk kez kendisinden başka biri daha onun kişisel mezarlığını öğrenmiş oldu.

Kim Ghelkins’in ortadan kaybolmasıyla birlikte polisler ilk kez olarak Gaskins’ten şüphelenmeye başladı. Evinde yapılan bir araştırmada kıza ait bir takım giysiler bulundu ancak bu deliller cinayet suçlaması için yeterli değildi. Bu esnada polis Neely’i de sorgulamaya başladı. Baskıya dayanamayan Walter Neely her şeyi itiraf etti ve gizli mezarlığın yerini polislere göstererek cinayetlerin ortaya çıkmasını sağladı.

gaskins2

Ölüm Cezası
Kurbanlarından bazılarının cesetleri bulunmasından sonra Walter ve Gaskins toplam sekiz cinayetten hüküm giydiler. Gaskins’in mahkemede kendini masum gösterebilmek için verdiği tüm çabalara rağmen jüri onu Dennis Belamy cinayetinden ötürü ölüm cezasına çarptırdı. Gaskins daha sonra diğer yedi cinayeti de ölüm cezasını önlemek için itiraf etti. Kasım 1976’da Amerika Yüksek Mahkemesi’nce ölüm cezasının yasaklanması sonucunda cezası yedi kez müebbet ile değiştirildi. Korkunç ünü sayesinde hapishanedeki diğer mahkumlar tarafından iyi bir muamele görüyor ve keyifli günler geçiriyordu. 1978 yılında Güney Carolina’da ölüm cezası tekrar yürürlüğe girdi. Bütün bunlar gerçekleşirken Gaskins cinayet suçuyla mahkum olan arkadaşı Ryan Tyler’ı öldürdü ve bu suçla yargılanarak tekrar idam cezasına çarptırıldı. Elektrikli sandalyeden kurtulmak için diğer cinayetlerini itirafa başladı. Peggy Cuttino adlı on üç yaşındaki saygın bir ailenin kızının da cinayetini itiraf etmesine rağmen hakimi etkilemeyi başaramadı ve idam cezası onaylandı.

gaskins3

Son Aylar
Hapishanedeki son aylarında otobiyografisi için yazar Earl Wilton ile çalışmıştır. Kitap 1993 yılında Final Truth/Son Gerçek adıyla yayınlanmış ve büyük ses getirmiştir. Kitapta cinayetlerinden ve ömrü boyunca yakasını bırakmadığını söylediği o meşhur ‘rahatsız edici hislerinden’ bahsetmiştir. İdam gününün yaklaşmasıyla kendi sesinden kayda alınan anıları daha felsefik bir boyut almış bu da kitabın ilgi çekiciliğini arttırmıştır.

Ve Sonunda İdam Günü
Donald Henry Gaskins Jr. için ölüm saati yaklaşmaktaydı. Son bir umutla bileklerini keserek elektrikli sandalyeden kurtulabiliceğini sanmıştı. Oysa bu çabası işe yaramamış ve 6 Eylül 1991 tarihinde saat 13:05’te kolunda sargılarla elektrikli sandalyede cezası infaz edilmişti. Acımasız canavar artık ölmüştü…

Gerçek mi,Yalan mı?
Donald Gaskins yüzden fazla cinayeti itiraf etmiş olmasına rağmen günümüzde hala bunların doğruluğu ispatlanamamıştır. Kimilerine göre Pee Wee Amerika tarihinin en korkunç seri katili olarak anılmak istediğinden bunların çoğunu uydurmuştu. Ancak kesinlikle bildiğimiz bir gerçek var ki Donald Henry Gaskins Jr. insan hayatına hiç değer vermeyen sadist bir psikopattı.

Korkucu.com için derleyen ve çeviren: Burçin Yapıcı
(Lütfen İsim ve kaynak göstermeden kullanmayın)

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Burçin Yapıcı

Tüm Yazıları
Korku türü ile 6 yaşındayken bir cuma gecesi izlediği Elm Sokağı Kabusu ile tanıştı. O günden sonra çocukluğunun büyük bir bölümünü Freddy Krueger'a aşık olarak geçirdi. Korku filmlerine olan tutkusu diğer ebeveynlerin aksine annesi tarafından her zaman teşvik edildi ve birlikte sayısız defa korku film izlediler. Sadece korku sinemasına değil Korku Edebiyatına ve Paranormal olaylara ilgi duyan Burçin sıkı bir Stephen King hayranıdır. Aynı zamanda film ve eski fotoğraf koleksiyonu yapmaktadır.

YORUM YAZ