Her şey başlangıçta son bulur... The Butterfly Effect (2004)

‘Devilboy’s Christine’

Korku Genel

Korku Koleksiyon

YasinKarakaya

27 Ağustos 2009

10 Adet Yorum

10

Korku Filmleri, Klasik Amerikan Otomobilleri (50’ler), Stephen King ve John Carpenter…Müthiş bir hayranlık beslediğim bu dörtlünün kombinasyonundan bir film çıksaydı, tabii ki bunun hayatımın filmlerinden biri olması kaçınılmazdı. İşte ‘Christine’ benim için böyle bir film..

Uzun zamandır yapmayı planladığım fakat bir türlü hayata geçiremediğim yeni dioramamız, ‘Christine’ filmine kendi yorumum olacak.. Bu bakımdan dioramanın ismine ‘Devilboy’s Christine’ ismini verdim:) 1:18 (orjinal boyutunun 18 kez küçültülmüşü) ölçeğinde tasarladığımız dioramada buna uygun olarak garaj evi, figürler ve arabalar kullanıldı.

Yıl 1978..Dönemin ruhuna uygun şekilde giyinmiş bir grup John Travoltavari genç, 1956 model bir Mercury Montclair ve radyolarında çalan ‘Johnny Cash – Cadillac, One Piece At A Time’ müziği eşliğinde gezintiye çıkmışlardır. Hava gayet güneşli, kuşlar cıvıl cıvıl, yeşillikler ve mavilikler arasında Route 66’da ilerlemektedirler. Macerasever gençler bir süre sonra anayoldan saparak topraklı bir patika yola girerler. Bir süre ilerledikten sonra eski, çürümeye yüz tutmuş bir kulübe ve bunun yanındaki garaja rastlarlar. Garajda yolunda gitmeyen birşeyler olduğu orada bulunan kasaba şerifinin varlığından bellidir. Garaj sahibi burada kaçak içki imalatı yapmaktadır fakat ne şerifin varlığından ne de gençlerin geldiğinden habersizdir. Çünkü kendine büyük bir ağaç gölgesi bulmuş ve uykuya dalmıştır. Gençler etrafa bakınmak amacıyla dışarı çıktıklarında garajın önüne parkedilmiş hurda ve paslanmaya terkedilmiş 1958 Plymouth Fury model bir araca rastlarlar. Arabayı incelemeye alan gençler, bu arabanın motorundaki gücün tabii ki farkında değillerdir!..


Hikayemiz böyle..İsterseniz dioramanın yapım aşamasından da biraz bahsedeyim. Çünkü bu dioramanın yapımını ertelememin en önemli sebebi, düzgün bir metal arabayı nasıl çürütülmüş ve paslanmış hale getirebileceğimin ön araştırmasını yapmamdı. Bu biraz zor ve zahmetli bir işti. Bu bakımdan arabayı hurdaya çevirme aşamasında profesyonel bir kişiden yardım aldım, bir kaportacıdan..

Arabayı çürütme aşamasının ilk ayağı, üzerindeki boyayı kazıyarak çıkartmak oldu. Daha sonra filmden elde ettiğimiz fotoğraflarla arabanın nerelerinde çürük, çarık, kırık ve delik varsa bunları uyguladık. Bunları yaparken keski, kerpeten, matkap ve bilimum delici ve kesici aletler kullandık. Arabanın koltuklarının söküldüğü izlenimini vermek için koltukları kesip içerisine pamuk doldurduk. Arka lastiği önce asitte bekletip daha sonra keskiyle törpileyerek patlamış havası verdik. Cam sileceklerini kırdık ve ön camı kahverengi boyayla kirlettik. Ön farları ve arka tamponu kırarak ‘Christine’ deki havanın aynısını verdik. Motor aksamından akü, silindir kapağı ve kabloları kesip çıkardık ve motorun içini kirlettik. Bagajda da aynı uygulamayı yaptık. Ön lastiği sökerek arabayı bir tahta platformun üzerine aldık. En sonunda tüm arabaya pas havası vermek amacıyla kahverengi boyayla boyadık. Böylece kirletme ve paslandırma işlemi sona ermiş oldu.

Dioramada bundan başka kullanılan malzemeler şöyle; 7 adet 1:18 ölçeğinde figür, 2 adet ağaç, 1 adet garaj arka plan, 1 adet köpek figürü, 1 adet 1956 Mercury Montclair, 1 adet eskitilmiş 1940’lar benzin pompası, kaçak içki imalatı için malzemeler, 1 adet tuvalet, yeşilikler ve çalılıklar..

Başka bir diorama tanıtımında görüşmek üzere diyor ve sitemizdeki diğer dioramalara buradan göz atmanızı öneriyorum..

Diorama yapım Yasin ‘Devilboy’ Karakaya & Yılmaz Topçuoğlu

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (10 Yorum)

YORUM YAZ