Nefes alamadığınızda, çığlık atamazsınız! Anaconda (1997)

Coraline

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

20 Temmuz 2009

1 Adet Yorum

1

Yönetmen : Henry Selick
Kitap : Neil Gaiman
Yapım:2009, ABD Süre: 100 Dakika / Animasyon
Seslendirenler: Dakota Fanning, Teri Hatcher, John Hodgman, Robert Bailey Jr, Keith David, Jennifer Saunders

The Nightmare Before Christmas” ile gönüllerimizde taht kuran (ve maalesef Tim Burton’un gölgesinde kalan), “James and the Giant Peach” ile izleyicileri şaşırtmayan Henry Selick, dehasını tekrar konuşturuyor. Stop-motion animasyonun geldiği son noktayı görmek için filme bir göz atın.

İzlediğim en güzel jeneriklerden biriyle başlayan film Coraline adlı bir kız hakkında (Caroline değil, çok kızıyor). Yazdıkları bahçe kataloğu üzerinde çalışmak için Pink Palace adlı, antik ve Gotik bir eve taşınan ebeveynlerinin ilgisizliğinden yakınan zeki kız, Wybie Lovat adlı garip bir oğlanla arkadaşlık kurar. Tabii bir de boyutlar arası gezinti yapabilen kedi var.

Taşındıkları evdeki komşuları da oldukça gariptir. Bodrum kattaki eski vodvil oyuncusu olan kızkardeşler Bayan Spink ve Bayan Forcible, üç teriyerle beraber yaşayan, arada birbirlerini kıskanan, yaşlı iki kızdır. Tavan katındaki eski sirk oyuncusu alkolik Bay Bobinski’nin ise kehanetlerde bulunan bir fare orkestrası vardır.

Coraline, bilgisayarlarından kafalarını kaldırmayan anne ve babasından sıkılarak evi keşfetmeye başlar. Bir dolabın arkasında, duvar kağıtlarının arkasına gizlenmiş küçük bir kapı görür. Bu kapıyı açtıklarında arkasında örülmüş duvardan başka bir şey göremezler. Fakat bir gece küçük bir farenin peşine düşen Coraline, farenin sıvıştığı küçük kapıyı açtığında paralel bir boyuta uzanan bir tünel görür. Tüneli geçtiğinde, kendi evlerinin başka bir örneğine ulaşır. Fakat burada her şey daha düzenlidir. Hatta “diğer” annesi ve “diğer” babası ilgili, alakalı, eğlenceli tiplerdir. Coraline’in her istediği, bu dünyada mevcuttur. Fakat bir terslik vardır; herkesin gözü yerine siyah düğmeler dikilmiştir!

Neil Gaiman’ın (Stardust, Sandman) çocuklar için yazıldığı iddia edilen tüyler ürpertici öyküsünden uyarlanan film özellikle sonlarına doğru korku dozunu artırıyor. The Nightmare Before Christmas gibi komik bir filmle karşı karşıya değiliz. Diğer annenin gittikçe dejenere olan görünümü birçok çocuğa yeni kabuslar sunacak. Aslında Dave McKean’ın (Mirrormask) irrite edici resimleriyle süslenmiş kitabı okursanız daha iyi olur. Çünkü sinemaya uyarlarken kitabın karanlık atmosferi birazcık olsun yumuşatılmış. Korkunç sahneler parlak renkler kullanılarak daha izlenebilir hale getirilmiş. Çocukların izleyebileceği bir film olabilmesi için bu yönteme başvurulmuş sanırım.

Neil Gaiman öyküsünü yaratırken bir çok eserden referans almış. Mesela paralel boyuta geçme teması Lewis Carroll’un ikinci Alice kitabı “Through the Looking-Glass, and What Alice Found There (Aynanın İçinden)”e çok benziyor. Üstelik filmde de buna benzer bir ayna göstergesi de var. İkinci olarak ustası ve yakın arkadaşı olan Clive Barker’ın, çocuklar için yazdığı korku romanı “The Thief of Always” ile birçok benzerlik taşıyor. Düğme gözler imgesi ise, yine aynı yazarın “Cabal” romanına işaret ediyor.

Dediğim gibi, film romanın karanlık atmosferini tam olarak yansıtmıyor. Bu bilinçli seçime rağmen erişkinleri bile irkilten bazı sahneler var. Henry Selick’in dahice karakterizasyonu, hayal gücünün sınırlarını zorlayan sahneler ve Bruno Coulais’in Danny Elfman’ın eserlerini hatırlatan şahane müzikleri ile renklenmiş bir tasarım harikası bu film…

Yine de romandaki Coraline’in, değişmiş, birleşmiş ve tanımlanamayacak kadar korkunç bir amorf yaratık haline gelmiş “öteki” kızkardeşlerle karşılaştığı sahneyi aramıyor değiliz…

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.