Uzayda çığlığınızı kimse duyamaz... Alien (1979)

Castle Freak

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

YasinKarakaya

16 Haziran 2015

0 Adet Yorum

0

afis-castle_freakYönetmen: Stuart Gordon
Senaryo: Stuart Gordon, H.P. Lovecraft (Hikaye)
Yapım: 1995, ABD, 95 dakika
Imdb Puanı: 5.9/10
Oyuncular: Jeffrey Combs, Barbara Crampton, Jonathan Fuller, Jessica Dollarhide, Massimo Sarchielli, Elisabeth Kaza

John Reilly, Susan ve kızları kendilerine İtalya’da miras kalan bir şatoya gittiklerinde dehşetle yüz yüze gelirler. Kısa sürede burada kana susamış bir yaratığın yaşadığını keşfederler. Parçalanmış cesetler ortaya çıktığında, karısı ve çocuğunu bu sadist yaratıktan kurtarmak isteyen John’un Reilly ailesinin karanlık sırrını ortaya çıkarması gerekecektir.

“Reilly kalesine hoş geldiniz bayanlar.”

Doğrudan video filmi olarak çekilmiş olan Stuart Gordon‘un Castle Freak filmi aslında bu kategoride ortalamanın üzerinde bir kaliteye sahip. Korku filmi hayranlarının çoğunun bildiği gibi Gordon, kültleşmiş bir film olan Re-Animator filminin yönetmenidir. Lovecraft’tan ilham alan, korku komedi türündeki bu filmde, Jeffrey Combs, Herbert West rolündeydi ve güzel Barbara Crampton da bu tür filmlerde yer alan “kadrolu seksi kadın” oyuncuydu. Castle Freak ile birlikte Gordon, Combs ve Crampton ile yeniden bir araya geliyor ancak bu film diğerinden daha kasvetli, daha ciddi ve gaddar konuları işliyor. Bu yüzden Re-Animator hayranları eğer aynı bıyık altından güldüren sahneleri ve kara mizahı bekliyorlarsa hayal kırıklığına uğrayacaklar çünkü bu filmde böyle sahneler yok. Castle Freak ağırbaşlı, yetişkinlere göre bir korku filmi.

castle-freak-foto1

Filmde, işlevsiz bir halde bulunan Reilly ailesinin, yani John (baba), karısı Susan ve kızları Rebecca’nın öyküsü anlatılıyor. Aile, John’a ölen teyzesinden miras kalan bir şatoyu görmek için İtalya’ya seyahat eder. Ancak şatoya ulaştıklarında, aslında üzerlerinde taşıdıkları yükün sadece elbiseler ve şahsi eşyalardan ibaret olmadığını anlarız: Bir yıl önce, yağmurlu ve fırtınalı bir günde, John çocuklarını evden okula götürmek için sarhoş bir halde araba sürerken kaza yapmıştır. Sonuçta oğlu kazada ölür ve kızı da kör kalır. John’un içten tövbesi ve alkolü bırakması bile eşi Susan’ın onu affetmesi için yeterli değildir. John’un artık ailedeki varlığı formalite icabıdır. John, Susan’ın İtalya’ya gelerek miras detaylarıyla ilgilenmek konusunda kendisine yardım etmeyi kabul etmesinin, yaralanan ilişkilerinin iyileştiği yönünde bir işaret olduğunu ümit etmektedir. Fakat İtalya’ya geldiklerinde, Susan’ın daha da soğuk davranması John’u depresyona iter ve eski alışkanlığına geri dönmeye başlar ve teselliyi fahişelerde arar. Bu arada kör olan Rebecca şatoyu tek başına keşfetmeye karar verir ve ebeveynlerinin şatodaki tek varlıklar olmadığını öğrenir. Şatonun altındaki pis mağaralarda ve mezarlarda kana susamış bir canavarla karşılaşır. Görme engeline rağmen Rebecca zarar görmeden kaçmayı başarır ancak ne ailesini ne de polisi şatonun altında yaşayan yaratık konusunda ikna edemez. Sonuçta Reilly ailesiyle ilişkili herkes şatonun canavarıyla karşılacaktır ve John Reilly de ataları ve geçmişine ait gerçekle yüzleşecektir.

H.P Lovecraft’ın Outsider hikayesiyle çok zayıf bir bağı olan Castle Freak filmi, aslında iyi bir karakter gelişimine, bir çok Freudyen ve Varoluşçu alt metne sahip olduğu için çok derin bir film. İzleyicinin beklediği gibi Gordon’un yönetmenliği makul ve müthiş, İtalyan görüntü yönetmeni Mario Vulpiani’nin çalışması ise nefes kesici düzeyde estetik. Castle Freak’te, Gordon’un Re-animator’de sergilediği patavatsız espri anlayışı yok ancak bolca şok edici ve kanlı sahne içeriyor. Aslında Full Moon’un piyasaya sürdüğü DVD versiyonu sansürsüz ve içinde sonradan geri ilave edilen kanlı, şiddet içerikli sahneler de oldukça iğrenç ve mide bulandırıcı. Özel efektler ve makyaj efektleri iyi bir şekilde uygulandığı için kan ve iç organlar çok gerçekçi gözüküyor; bu yüzden gore meraklıları hayal kırıklığına uğramayacaklar. Castle Freak filmindeki oyunculuk da çok iyi. Jeffrey Combs genelde ekranda sergilediği yalaka kişiliği değiştirmiş ve Barbara Crampton’ın da oyunculuk yeteneği yaşıyla birlikte ilerlemiş (Ne yazık ki Ms. Crampton bu filmde güzelliğini Re-Animator’deki kadar sergilemiyor). En iyi performanslardan biri de yeni aktris Jessica Dollarhide’a ait. Kendisi, korku filmlerinde gözüken en iyi orta halli ergen performansını sergiliyor. Modern korku filmlerinin çoğunda yer alan, her şeyi bilen genç karakteri yerine Dollarhide’ın canlandırdığı Rebecca, tatlı, anne ve babasını seven, hem ebeveynlerinin arasındaki artan çekişmeler hem de yeni edindiği görme engeli ile baş etmeye çalışan bir karakterdir. Tabii şatoya adını veren canavarı canlandıran Jonathan Fuller’ın da performansı muhteşem. Muhtemelen bir travma ya da deformite nedeniyle şatodaki yaratık normal şekilde konuşamamaktadır ancak Fuller, karakterin tüm duygularını izleyiciye inlemeler, mırıltılar ve gırtlaktan gelen seslerle bazen de pandomim ile anlatıyor.

Daha önce bahsedildiği gibi, Full Moon’un DVD’si sansürsüz olarak sunuluyor bu yüzden kimi yerlerde son derece kanlı ve açık saçık sahneler mevcut ve bu da filmi güzel bir korku filmi yapıyor. Sonuçta 1995 yılına ait Castle Freak filmi, yüksek kalitesiyle doğrudan video için çekilen filmlerin konseptini ve dizaynını yıkıyor. Stuart Gordon hayranlarının mutlaka izlemesi gereken bir film.

castle-freak-foto2castle-freak-foto3

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Filmde kullanılan şato, dağıtım şirketi Full Moon’un başkanına ait gerçek bir İtalyan şatosu.
* Yaratığın makyajını yapmak her gün altı saat sürmüş.
* Açılış sahnesinde Düşes, Yaratık’a ekmek ve kuru sosis götürürken ekmek diliminin içinde bir delik vardır ancak zindana girdiğinde bu delik yok olmuştur.
* Giove, Terni ve Umbria, Italya’da çekilmiştir.
* Oyuncular ve film ekibi, çekimler başlamadan önce bir araya gelerek bir filmde kendilerini en çok neyin korkuttuğuna dair beyin fırtınası yapmıştır.
* Film, izleyiciler üzerindeki korkutucu etkisi dolayısıyla Vatikan tarafından kutsanmıştır.
* Son sekans için gerçek beyin kitlesi kullanılmıştır.
* Aile şatoya geldikten sonra Yaratık, kelepçelerinden kurtulmak için sol elinin başparmağını kopartır anlaşılan 2 adet baş parmağı vardır.

korkumetre-5 kan_ve_siddet-9 gerilim_dozu-4 puan-8

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

YORUM YAZ