Her şey başlangıçta son bulur... The Butterfly Effect (2004)

Case 39

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

28 Ocak 2010

5 Adet Yorum

5

Yönetmen : Christian Alvart
Senaryo : Ray Wright
Yapım:2009, ABD / Kanada, 109 Dakika
Oyuncular: Renee Zellweger, Jodelle Ferland, Bradley Cooper, Sam Easton, Alexz Johnson, Alexa Karter

The Others”daki Nicole Kidman ve “The Ring”deki Naomi Watts’ın başarısından mıdır bilinmez, ana akım korku sinemasında sarışın ünlü aktristlere başrol verilmeye başlandı. Bunlardan bazıları vasatın üzerine çıkarken (Frágiles’da Calista Flockhart, Drag me to Hell’de Alison Lohman) bazıları ise sınıfta kaldı (The Skeleton Key‘de Kate Hudson).

Maalesef, bahsedeceğim filmde Renée Zellweger de bu sınıfta kalanlara dahil edeceğimiz bir profil çizmiş. Alfred Hitchcock’dan beri korku filmlerinde acımasızca çığlık attırılan sarışınlara bir yenisi daha eklenmesi dışında hiçbir yenilik sunmayan aktristin korktuğuna bir türlü inanamıyorsunuz. Belki yüzü tanıdık olduğu için ister istemez izleyicide yabancılaşma hissi uyandırıyordur, belki de botoxla toparlanmış yüzünde mimikten eser yoktur, bilemiyorum. Neticede lezzetsiz bir iş çıkarmış ortaya. Aldığı ücreti de haketmemiş. Zaten bu filme sırf ismi nedeniyle konduğu besbelli.

Aslında filmin konusu da izleyiciye pek birşey sunmuyor. Acaba sevimli oyuncu filmin genel havasının olumsuzluğundan mı etkilendi desek yine hatalı oluruz çünkü aksini ispat eden bir örnek var elimizde. “What Lies Beneath” gibi amacından şaşmış ve anlatım kusurlarından oluşan bir filmde harikalar yaratan Michelle Pfeiffer gibi…

Herneyse; konumuz şu. Bir tür çocuk esirgeme kurumunda görevli olarak çalışan Emily (Zellweger) zaten başındaki vakalar yetmezmiş gibi bir de üstüne yeni bir dosyayla görevlendirilir. Bu 39. dosyasını önce bir rafa kaldıran genç kadın daha sonra ilgilenmesi gereken kızın fotoğrafını görünce içi erir (ayyy). Lilith Sullivan (Jodelle Ferland) adlı küçük masum kız kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde ailesi tarafından şiddete maruz bırakılmaktadır. Anne babanın garip tavırlarından kuşkulanan Emily, Lilith ile yakından ilgilenir ama kızın ketumluğu nedeniyle hiçbir şeyi açığa kavuşturamaz. Yakın arkadaşı dedektif Mike (Ian McShane)’a sorunu anlatır ama ciddiye alınmaz. Fakat bir gece küçük kızın yardım çığlıklarına kulak vererek ikisi birden Sullivan’ların evine gittiklerinde korkunç bir manzarayla karşılaşırlar. Zor kurtardıkları Lilith’i, yeni bir aile bulana kadar yanına alan Emily, durumun hiç de düşündüğü gibi olmadığını anlayacak, geçmişinden gelen korkularıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Tipik bir “evlatlık çocuk” klişesine sırtını dayamış olan film, evet, insanı gerecek bazı sahneler içeriyor fakat yenilik namına hiçbir şey sunmuyor. Benzerlerinden farklı olarak doğaüstü elementleri de içeren olay örgüsünün nereye gideceği, ben ne kadar ipucu vermemeye çalışsam da, filmin başından beri bas bas bağırıyor. Size de bu gidişatta arada bir çığlık atmak ya da inanabilirseniz Renée Zellweger’in içine düştüğü duruma empati kurmak kalıyor. Eğer arılardan korkuyorsanız güzel bir sahne mevcut bu arada. Filmin en güzel bölümü bu olsa da o kadar saçma bir biçimde sonuçlanıyor ki izleyicinin zihninde tatminsizlikle sonuçlanıyor. Yine de efektler, insanın gözüne sokulmaksızın yapıldığı için gayet usturuplu olmuş.

Renée Zellweger’e yeterince yüklendiğim için onu bir tarafa bırakarak oyunculuğa dönersek filmin asıl starının Jodelle Ferland olduğunu söyleyebiliriz. Korku filmlerinden (They, Carrie, Tideland, Silent Hill, The Messengers…) harika bir kariyer edinmiş bu çocuk oyuncu korku kraliçeliği yolunda hızla ilerliyor. Sinema için çok uygun olan kocaman gözlerini ustaca kullanan bu kızın yaptığı her şeye inanıyorsunuz. Onun dışındaki oyuncular da belli bir seviyenin üzerinde. Sadece, romantik sevgili rollerine saplanıp kalan Bradley Cooper dışında. O olmasa da olurdu.

Alman asıllı yönetmen Christian Alvart, “Antibodies (2005)” adlı filmiyle yeri göğü birbirine karıştırınca, Hollywood’a kapağı atmak için bu filmi bir fırsat olarak görmüş olmalı. Yapımcılar senaryoyu kariyerinin başındaki bu yönetmene verirken tereddüt etmemişler büyük bir ihtimalle. Ama fazla büyük idealler ve ticaret, dehayla bir arada olmuyor ne yazık ki. Yönetmenin ortalamanın üzerine çıkamamasının nedenini, yapımcıların muhtemel baskısına bağlıyorum ben. Hollywood herşeyi alıp suyunu sıkarak bırakır. Neticede bu film, nedendir bilinmez, bir Uzakdoğu filminin Amerikan remake’i gibi duruyor. Söylediklerim yanlış anlaşılmasın. Film tabii ki kaliteli ve üzerinde çalışıldığı belli oluyor. Ama bir olmamışlık mevcut ki film boyunca yakanızı bırakmıyor. Filmi izlerken korkuyorsunuz, film bitince unutuyorsunuz. Sanki başka yerlerde daha iyi çekilmiş bir versiyonu varmış gibi bir his uyandı içimde.

Eve yeni gelen çocukla beraber ortaya çıkan sorunları işleyen çok film var. Bu film de o sularda yüzüyor. Heyecan verici değil. En fazla eli ayağı düzgün denebilir. Ama madem ki bu tür bir filmi izleyeceksiniz, ben “Orphan (2009)”ı tercih etmenizi öneririm.

(Önemli Not: Filmi beraber izlediğim eşim filme bayıldı. Bunu neden söylüyorum; bu yazıdan fikir almak isteyenler yorumların ve zevklerin kişiden kişiye değiştiğini göz önünde bulundurmalıdırlar.)

Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (5 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.