Kibir benim en gözde günahımdır. John Milton - The Devil’s Advocate

Cannibal Ferox (Make Them Die Slowly)

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

22 Haziran 2009

4 Adet Yorum

4

Yönetmen: Umberto Lenzi
Senaryo: Umberto Lenzi
Yapım: 1981, İtalya Süre: 93 Dakika
Oyuncular: John Morghen, Lorraine De Selle, Bryan Redford, Zora Kerowa, Walter Lloyd, Meg Fleming, Robert Kerman

Çok önceden izlediğim fakat herhalde beğenmediğimden yazma gereği duymadığım filmi tekrar değerlendirip, istismar nabzıma göre yorumladım. Sitede de böyle bir filmin olmaması bence büyük eksiklikti.

Film bir müptelanın, Mike Lawson adlı uyuşturucu tüccarının evine girmesiyle başlıyor. Genç adam Mike’ı bulayım derken, onu arayan mafya adamlarının kurbanı oluyor. Polis işi araştırmaya başlıyor fakat Mike Lawson’ın aylardır ortalıkta olmadığını fark ediyorlar.

Hızlı bir geçişle Amazon coğrafyasına uçan film; antropoloji öğrencisi Gloria, abisi Rudy ve kız arkadaşı Pat’in hikayesine odaklanıyor. Gloria yamyamların olmadığını savunmakta ve bu tezini kanıtlamak için Amazon kıyısında olduğu bahsedilen bir köye ulaşmaya çalışmaktadır. Rudy ona yardım için oradadır. Sarışın ucuz kız kategorisinden olan Pat ise muhtemelen heyecan ve değişiklik olsun diye peşlerine takılmıştır ama kararından pek de memnun değildir.

Arazi araçlarıyla ormanın derinliklerine dalan üç gencin arabası çamura saplanıp bozulur. Bu arada bir çok sinir bozucu durumla da karşı karşıya kalırlar. Bir leoparın bir maymunu canlı canlı yemesine tanık olurlar, arada bir yollarına kocaman kurtları iştahla mideye indiren yerliler çıkar. Hatta ormana kurulmuş bubi tuzakları vardır ve başka iki yerli buralarda can vermiştir.

Zorlu yürüyüşlerine devam ederken Mike Lawson ve yaralı arkadaşı Joe’ya rastlarlar. Mike’ın pek inandırıcı olmayan hikayesine göre; Portekizli dediği bir yerlinin yardımıyla zümrüt aramaya çıkmışlar fakat yamyamların saldırısına uğramışlardır. Portekizli’yi ele geçiren vahşiler, onu bir kazığa bağlamış, penisini kesip yemişlerdir. Kaçarlarken Joe yaralanmıştır. Fingirdek Pat ilk gece Mike ile yatmakta gecikmez tabii ki.

Sabah olduğunda Gloria’nın kayıp olduğunu farkederler. İki gruba ayrılarak kızı ararlar; Mike ve Pat, tuzak amaçlı oluşturulmuş bir çukura bir yaban domuzuyla beraber düşmüş olan kızı bulurlar. Diğer grup (Rudy ve Joe) ise bahsettikleri yamyam köyüne ulaşır. Bir kazığa bağlanmış Portekizli’nin yarı çürümüş cesedini görürler. Köyde sadece yaşlılar vardır ve beyaz adamlara korkuyla bakmaktadır. O gece Joe ateşlenir; yarası iltihaplanmıştır. Mike onu bırakıp gitmeyi önerir ama Gloria, Joe iyileşmeden hiç bir yere gitmeyeceklerini söyler. Mike’ın tavırları garipleşmeye başlar.

Yüksek ateşin etkisindeki Joe, yalnızken Rudy ve Gloria’ya gerçek olayı anlatır. Kokain ve zümrüt için geldikleri Amazon’da Portekizli dedikleri yerli onlara yardımcı olmuştur. Fakat kokain etkisi altındayken manyaklaşan Mike; köylüleri işçi olarak kullanmaya başlamıştır. Zümrüt bulamayınca Portekizliyi ibret olsun diye köyün ortasında kazığa bağlayan ve penisini kesen Mike bununla da kalmayıp amaçsız cinayetleri ve şefin kızına tecavüzü de suç hanesine ekler. İşte bu kadar zorbalığa bir dur demek isteyen yerliler düşmüştür peşlerine. Bunu duyan kardeşler irkilir; çünkü yerliler beyaz adamdan intikam almak için geldiklerinde iyi kötü ayırımı yapmayacaklardır.

İlk önce belirtmek istiyorum; oyuncuların hepsinin ismi sahte. Gerçek İtalyan isimlerinin kullanılmamasının sebebi, yönetmenin bu filmi tamamen Amerikan yapımıymış gibi pazarlama isteği. Yönetmenin, Ruggero Deodato’nun Cannibal Holocaust (1980) adlı kült filminin rüzgarıyla bu filmi çektiği aşikar. Gerçek hayvan cinayetleri bile benzer. Fakat Cannibal Holocaust’taki gerçekçiliği maalesef yakalayamamış. Bunda kötü oyunculuğun da rolü yüksek. Her ne kadar etkilenme olsa da Umberto Lenzi’nin çok önceden bu konuya el attığını da biliyoruz. Man From Deep River Savages (Il paese del sesso selvaggio, 1972) da aynı yamyamlık temasını işlemişti. Benzer şekilde bir polisiye gibi başlayıp, egzotik mekanlarda devam eden film, söz konusu film kadar şiddet içermiyordu. Cannibal Ferox’un neredeyse her sahnesi grafik şiddet içeriyor; organ kesmenin hayvan parçalamanın haddi hesabı yok. Neticede türün hayranlarına seslenen, izlemesi zevkli bir B-Movie klasiğiyle karşı karşıyayız.

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (4 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.