Eskiden iyilikle aldığımı, sonsuza dek intikam ile alacağım! Tooth Fairy - Darkness Falls (2003)

Cadıların Bayramı

Korku Genel

Özel Dosya

YasinKarakaya

22 Ekim 2008

3 Adet Yorum

3

Cadılar Bayramının kökeni aslen Samhain olarak bilinen kadim Kelt Festivalidir. Samhain Festivali hasat mevsiminin bitişini kutlamak için gerçekleştirilir. Geleneksel olarak,festival Paganlar tarafından kış için malzemelerin ve malların hazırlanması için kullanılırdı.

Eski Galler şimdi Cadılar Bayramı olarak bilinen 31 Ekim’in yaşayanlar ve ölüler dünyası arasında bir bağ yarattığına inanırlardı. Ölüler kötü niyetli ve tehlikeli kabul edilir, yaşanılan sorunlardan hastalıklardan ve kötü hasattan onlar sorumlu tutulurdu. Festivalde ateşler yakılır, genellikle kış için öldürülen hayvanların kemikleri bu ateşlerde yakılırdı. Şeytani ruhları taklit edebilmek için maskeler ve kostümler giyilirdi.

Her yıl 31 Ekim’de birbirinden ürkütücü ve korkunç kostüm ve dekorlarla kutlanan ‘Cadılar Bayramı’ Amerikalı çocuklar kadar yetişkinlerin de ilgi alanına giriyor.Halloween gelmeden önce neredeyse tüm marketlerde ilginç ve bir o kadar ürkütücü özel satış reyonları hazırlanıyor. Halloween gecesinde özel partiler düzenleniyor, evlerin bahçeleri günün anlam ve önemine uygun süsleniyor!

Bu gelenek Amerika’ya 1840’larda İrlandalı göçmenlerle birlikte geldi. M.Ö 5.yy’da İrlanda’nın Celtic bölgesinde yaz mevsiminin sonu olarak 31 Ekim kabul edilirdi. İnanışa göre, o sene içinde ölen insanların vücutsuz kalan ruhları 31 Ekim gecesi kendilerine yeni vücut aramak üzere geri gelirlerdi. Hiç kimse bedenini bu ruhlara kaptırmak istemediği için bütün köylüler o gece evlerini ruhları korkutup kaçırtacak şekilde düzenler, evlerini karanlık bırakıp dışarıya mumlar koyarak ve hayalet ya da ürkütücü yaratık kostümleri giyerek ruhları korkutup kaçırtmaya çalışırlardı. Daha sonraki çağlarda ruhların gezinmesi yönündeki inancın zayıflaması ile Halloween için kostüm giymek bir çeşit kutlama halini aldı.

Benzer başka bir efsaneye göre ise 31 Ekim gecesi yeryüzüne inen ruhlar insan kılığına girip yiyecek istemek amacıyla ev ev gezerlerdi. Ruhlar, yiyecek vermeyi kabul eden ev sahiplerine sene boyunca iyi davranır, red edenlere ise sene boyunca oyunlar oynarlardı. Zamanla bu inanış çocukların 31 Ekim gecesi kostümler giyip ev ev gezerek şeker istemesine dönüştü.

“Jack-o-Lantern” (balkabağından yapılan Halloween feneri) geleneği ise başka bir efsaneye dayanır. Bu efsaneye göre Jack adında, insanları kandırmayı seven düzenbazın biri Şeytan’ı da tuzağına düşürüp kandırdı. Şeytan’ı bir şekilde bir ağacın tepesine çıkaran Jack daha sonra ağacın üstüne bir haç kazıyarak Şeytan’ın aşağı inememesini sağladı. Daha sonra Şeytan’la pazarlık yapan Jack’in istediği kendisine bir daha yaklaşmaması idi ve inanışa göre Şeytan ağaçtan inebilmek için mecburen Jack’in istediğini kabul etti. Öldüğünde yaptıkları yüzünden Cennet’e kabul edilmeyen Jack, Şeytan tarafından da Cehennem’e kabul edilmedi. Sonuçta Şeytan’ın kendisine verdiği içinde köz bulunan bir şalgamın ışığında, Cennet’le Cehennem’in ortasında bir bölgede kaldı. Amerika’ya gelen İrlandalı göçmenler, bu efsanenin bir yansıması olarak geleneklerini sürdürmek için (belki de şalgamdan daha kolay bulunabildiğinden) bal kabağı kullanmaya başladılar…

Günümüzde kutlandığı şekliyle “Halloween” tüm bu efsanelerin bir karışımı olarak algılanabilir. Her sene böyle ‘tuhaf’ bir kutlamanın yapılmasının sebebi belki de yılda bir kere de olsa çocukların ev ev dolaşıp şeker toplama; yetişkinlerin de tuhaf kıyafetler giyerek birbirlerini korkutup eğlenme fırsatı bulma istekleridir.

Halloween terminolojisine gelince;

All Hallows’ Eve: 31 Ekim’de ölülerin ruhlarının yeni bedenler bulmak için Dünya’ya döndüğüne ve ertesi gün bütün bu ruhların dinlendiğine inanılırdı. Azizlerin hatırasına kutlanan ‘Azizler Günü’ (All Saints’ Day) dini açıdan kutsanmış bir gün olduğu için, bir gece öncesi ‘Bütün Kutsanmışların Gecesi’ anlamına gelen ”All Hallows’ Eve” adıyla anılır. Bu isim zamanla ”Halloween” olarak kısalmış. (İngilizce’de ‘eve’ kelimesi ‘evening’ kelimesinin kısaltılmışıdır.)

All Saints’ Day: Katolik Kilisesi tarafından azizlerin anısına kutlanan ‘Azizler Günü’dür.

B-Movie: Halloween gecesinde yapılan etkinliklerden biri de insanların evlerde toplanarak korku filmleri izlemeleridir. Film yapımcılığının altın çağında filmler A ve B olmak üzere iki gruba ayrılırdı. Yüksek bütçeli, yıldızların oynadığı filmlere “A-Movie”; dar bütçeli, ünlü olmayan oyuncuların oynadığı filmlere “B-Movie” denirdi. B- Movie klasmanına giren filmleri Bad Movies’in kısaltılmışı olarak ta düşünebilirsiniz. Halloween gecesinde izlenen korku filmleri de ucuza mal edilen B grubu sınıfına giren filmlerdendir.

Boo: İnsanları korkutmak için kullanılan ünlemlerden biridir. Halloween gecesi evlere şeker almaya gelen çocuklar bazen kapıyı açan ev sakinlerini böyle korkuturlar.

Dia de Muertos: Meksika’ya özgü ‘Ölüleri Anma Günü’dür (Day of the Dead). Adına rağmen Kasım ayının 1’i ve 2’si olmak üzere iki gün olarak düzenlenir. 1 Kasım’da ölen çocuklar, 2 Kasım’da ise ölmüş yetişkinler anılır. İki hafta öncesinden başlayarak bütün Meksika’da dükkanlar vitrinlerini iskelet şeklinde bazıları öğrenci veya memur gibi giydirilmiş bebeklerle süsler, pek çoğu da bu bebekleri satar.

Ghastly: Ürkünç veya rahatsız edici şekilde çirkin. Haloween’de giyilen kostümler genelde bu kelime ile tarif edilir.

Goblins: Küçük, Halloween efsanesinin parçası olan genellikle yeşil renkli ve çirkin yaratıklardır. Bu yaratıkların resimleri Halloween süslemelerinde kullanılır.

Jack-O’-Lanterns: Adını Şeytan’ı aldatarak tuzağa düşüren Jack’den alan, içi boşaltıldıktan sonra yüz figürü oyularak içine mum konulan bir çeşit Halloween feneri. Cadılar Bayramı’nda Şeytan’ı korkutmak için kullanılır:))

Trick-or-Treat: Cadılar Bayramı geleneklerinden biridir. Çocuklar kostümlerini giyip kapı kapı dolaşarak “trick-or-treat” derler. ‘Trick’ kelime olarak birisine oyun oynamaktır. ‘Treat’ ise şeker demektir. Bu sözlerle, çocuklar ev sahibine eğer şeker vermezse kendisine oyun oynayarak cezalandıracaklarını söylemek isterler.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (3 Yorum)

YORUM YAZ