Kanımdan iç ve sonsuza kadar yaşa... Interview with the Vampire (1994)

Bir Kaza İle Başladı Bütün Hikaye

Korku Listeleri

06 Mart 2013

8 Adet Yorum

8

kazalar

Hayatımızın dönüm noktalarından, kırılma anlarından biridir trafik kazaları. Kaybedilen sevilenler, tedavisi aylar süren bedeni ve ruhani yaralar, geçirilen kazanın büyüklüğüne bağlı olarak hayattan kopmaya kadar götüren psikolojik problemler tecrübe etmeyi asla istemeyeceğimiz ama her an karşımıza çıkması muhtemel acı gerçeklerdir. Böyle bir travmatik durumdan çıkarılabilecek zengin bir tema yoğunluğu da korku sinemasının vazgeçilmezleri arasında her daim işlenen senaryolara hizmet etmiştir. Sinema tarihine şöyle bir baktığımızda korku filmlerindeki trafik kazaları, hikâyenin akış yönünün tespitinde temel nirengi noktasını oluşturan en önemli ana etkenlerin başında gelir. Hikâyedeki ana karakterlerin kaza neticesinde yeniden şekillenen hayatlarıyla beraber filmin anlatacağı hadisenin hatları da yavaş yavaş belirginleşmeye başlar. Bir sevdiğin kaybedilmesinin verdiği ıstırap ve elemin geride kalanlar üzerinden işlenmesi yahut kazanın değiştirdiği hayatların eski hallerine geri dönme istekleri ve çabaları şeklinde kabaca özetleyebileceğimiz mevzu akışının filmin ilerleyen bölümlerinde değişik mecralara sapması filmdeki korkunun ait olduğu alt türün bir neticesidir.

İncelemem esnasında bazı kazalar filmdeki gelişmeler için ana sebebi teşkil ederken bazıları da biraz önce bahsettiğimiz gibi beklenmedik olaylara kapı açan kilit konumundadır. Kaza olgusu çok geniş bir taşıt verisini içinde barındırdığı için yazımı kara yolu kazaları içeren filmler çerçevesinde sınırlamayı uygun gördüm. Şimdi hafızalarımızı yoklayıp listemizi oluşturalım dilerseniz.

20. THE HILLS HAVE EYES (2006)kazalar1

Carter ailesi, evlilik yıldönümlerini kutlamak üzere karavanıyla Californiya’ya doğru yol almaktadır. Ancak çölün sıcak ve tozlu yollarından bunalan aile yoldaki benzincinin de kanlarına girmesiyle hayatlarına mal olacak hatayı yaparlar ve toprak yola saparlar. Yollarına kurulan tuzak yüzünden kaza yapan aile için bitmek bilmeyecek korkunç bir gün başlamıştır. Wes Craven’in 1977 yılındaki aynı adlı yapıtından yeniden uyarlanan versiyon, remake filmlerin ustası A.Aja imzası taşıyor ve ilk yapıma sert diyenlerle dalga geçercesine ortalığı kan gölüne çeviriyor.

19. WRONG TURN (2003)kazalar2

Bir iş görüşmesine yetişmeye çalışan Chris ‘in seyir halinde olduğu otoban bir kaza yüzünden tıkanmıştır. Son çare kestirme bir yol bulmaya çalışırken dikkati dağılan Chris için önündeki cipi fark ettiğinde ise artık her şey çok geçtir. Ormanın derinliklerinde, kazayı planlayanlar av için harekete geçerken kazazedeler kendilerini bekleyen akıbetten habersiz ormanın içine doğru yola koyulmuştur. Bir üstteki “Hills Have Eyes”in türevi olan filmin tek farkı hikâyenin Batı Virginia’nın dağlık kesimlerinde geçiyor olması. 2012’deki son filmle beraber 5’e ulaşan “Wrong Turn” serisinin en güzel filminin bu ilk film olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

18. DESCENT (2005)
kazalar3b


Adrenalin tutkunu kız arkadaşlarıyla yaptıkları rafting sonrası kocası ve kızıyla kaldıkları otele doğru yola çıkan Sarah, kızı ile doğum günü planları yapmaktadır. Bu sırada kocasının dalgınlığını fark eden genç kadın ne olup bittiğini anlamadan, direksiyonu karşıdan gelen arabanın üstüne kıran Paul, kendisi ve kızı için hazin sonu hazırlar. Çarpmanın etkisiyle diğer arabanın üstündeki demir çubuklar ön camdan girerek önce Sarah’ın kocasına sonra arka koltukta kızına saplanacak ve Sarah için bitmek bilmeyen kâbus dolu depresyon nöbetleri başlayacaktır. Onu bu durumdan kurtarmak için yeni bir gezi planlayan kız arkadaşlar, daha önce hiç kimsenin keşfetmediği bir mağara için tekrar bir araya gelir. 2006 yılında İngiliz yazarlar birliği tarafından yılın en iyi korku filmi seçilen “Descent”  sadece kadın oyunculardan oluşan kadrosuyla türün nadide örneklerinden.

17. DISTURBIA (2007)kazalar4b

Hayatta yeri doldurulamayacak insanların başında gelir babamız.  Kale (S.Lebeouf)  için de babası adeta arkadaş gibidir. Birlikte çıktıkları balık avı sonrasında Kale’in yaptığı kaza ile başlar filmimiz. Kaza sonucu babasının ölümüne sebep olan Kale’in bozulan psikolojisi sınıfta öğretmenini yumruklamaya kadar gidince hâkim tarafından ev hapsine karar verilir. Ancak ev hapsi Kale’in bilinmeyen bir sürü ürkütücü gerçeği ortaya çıkarmasına vesile olacaktır. Ev hapsinin getirdiği kuralları filmin kurgulamasında avantaja çeviren “Disturbia” gözetleme, gözetlenme gibi kavramları teknolojinin getirdiği çağdaş kılıfla perçinleyerek Hitchcock’un ünlü filmi “Rear Window” ile paralel çizgide ilerleyen bir yapıya sahip.

16. PUMPKINHEAD (1988)kazalar5

Ed Harley (L.Henriksen) için karısının ölümünden sonra hayattaki yegâne varlığı küçük oğludur. Baba oğul kasaba dışındaki bir manav dükkânını işleterek geçimlerini sürdürmektedir. Ancak bir gün olan olur. Motosikletleri de yedeklerinde olduğu halde bir grup zengin züppe dükkânlarında mola verir. Bu sırada bir yere mal götürmek zorunda olan Ed, oğluna dükkânı emanet edip gider. Motosikletleriyle oradan oraya zıplayan gençlerden birisi köpeğinin peşinden dükkândan çıkan küçük çocuğun üzerinden geçerek ölümüne sebep olur. Ed için artık intikam çanları çalmaya başlamıştır ve yörenin meşhur büyücü kadınına giderek sebep oldukları bedeli ödemeleri için gençlerin başına gelebilecek en kötü efsaneyi harekete geçirir. Yaratık tasarımındaki zaafları bir kenara bırakırsak okült türünün hakkını ziyadesiyle veren film, zamanının kült filmleri arasına girmiş ve devam filmleri peşi sıra gelmişti.

15. THE BROKEN (2008)kazalar6

Aslında bu filmdeki araba kazasının filmdeki olaylarla doğrudan bir sebep-sonuç ilişkisi oluşturduğu söylenemez. Kaldı ki film, konusunu adından da anlayacağımız gibi ayna kırılmasının getirdiği uğursuzluklar üzerine kuruyor. Ancak filmdeki kaza, içinde barındırdığı gizem ve soru işaretleri sayesinde finale kadar detaylı bir şekilde defalarca slow motion bir şekilde ekrana getirilip filmin asıl konusunun da adeta önüne geçiyor. After Dark Horror Fest’te de gösterilen ”Broken” esrarını sonuna kadar koruyan yapısıyla kaçırdığınız detayları yakalayabilmeniz için birkaç defa seyretmeniz gereken filmlerden.

14. THE CHANGELING (1980)kazalar7

Alabildiğine karla kaplı bir dağ başında bozulan arabalarının hışmına uğrayan Russell ailesi için bu durum ileride hatırlanacak komik bir hatıradan ibaret gibi gözükmektedir. Ancak Baba John Russell (G.W.Scott) yardım bulmak için telefon kulübesine gittiğinde kaderin ibresi bir anda tersine döner ve  bir kamyon yol kenarındaki arızalı arabaya çarparak kızını ve eşini bir anda hayattan koparır. Bu büyük üzüntüye tahammül edemeyen John yaşadığı evi ve şehri terk edip, içinde büyük bir gizem ve trajedi barındıran tarihi bir malikâneye taşınır. İşin ilginci malikânenin eski sahipleri Carmichael ailesinin küçük kızları da aynı John’un kızı gibi bir kamyonun altında can vermiştir. Sakin ve telaşsız kurgusuyla gerilim çeken yönetmenlere ders olabilecek nitelikte bir film olan “Changeling”  günümüzde çekilen bazı filmler için hala vazgeçilmez bir ilham kaynağı.

13. WIND CHILL (2007)kazalar8

Sınıfındaki sevdiği kıza açılamayan genç için fırsat günü gelip çatmıştır. Aynı yörede oturduğu kızı, bir oyunla arabasıyla evine götürmeye ikna eden A.Holmes, onu otoban yerine kar manzaralı doğal bir yoldan götürmeye kalkar. Ancak yolda pek de iyi niyetli olmayan bir kamyonet sürücüsü karşılarına çıkarak kaza yapmalarına sebep olur. Gecenin buz gibi havasında ve kışın dondurucu soğuğunda kaza yaptıkları bölgenin geçmişini keşfettiklerinde ise kazadan çok daha kötü hadiseler onları beklemektedir. Bir yol filmi gibi başlayan “Wind Chill” arabanın kara saplanıp kalmasından sonra korkutucu bir tiyatro oyununa dönüşüyor. Özellikle başımıza gelmesi her daim muhtemel bu tip yolda kalmalar için empati kurmakta zorlanmadığımız filmin sonraki sahnelerinde ortaya çıkan sürprizler ise manzaralı yola girdiğinize bin pişman ettirecek cinsten!

12. DEAD CALM (1989)kazalar9

Yağmurlu bir yılbaşı arifesi. Tren garına kocasını karşılamaya giden Rae (N.Kidman) bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında hem direksiyon sallamakta hem de arka koltukta oturan küçük oğlunu oyalamak için şarkılar söylemektedir. Bu sırada oğlunun emniyet kemerini çözdüğünü fark etmesiyle direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi bir olur. Öndeki araca hızla çarpan otomobilin ön camından fırlayan çocuğun ölümü genç çifti derinden etkiler. Acılarını biraz olsun unutmak için çıktıkları yat gezisi ise yeni acıların başlangıcı olacaktır. Baştan sona unutulmayacak bir gerilim ziyafeti sunan “Dead Calm”  denizde geçen gerilim filmlerinin de en iyilerinden!

11. AUTOPSY (2008)kazalar10

İçkinin su gibi aktığı eğlenceli festival geceleriyle süslenen açılış jeneriğini takiben gecenin bir vakti Lousiana’da bir yerde meydana gelen kazaya odaklanırız. Sadece fren sesini duyduğumuz aracın yamulmuş kaporta görüntülerinin akabinde aracın altında bir adam olduğunu fark eden gençler için şans bir an yaver gider ve aramaya çalıştıkları ambulans, yanı başlarında bitiverir. Yaralıyla birlikte hastaneye giden gençlerin hastanede bir tuhaflık olduğunu anlamaları uzun sürmeyecektir. R.Patrick’i de (meşhur T-1000) kadrosunda gördüğümüz filmin, hastanelerin soğuk ve insanı ürperten atmosferini seyirciye aksettirmedeki başarısı, hastane personelinin karikatür gibi havada kalan karakterleri yüzünden sekteye uğruyor. Issız koridorlardaki hayalete benzeyen hastalar, kanlı ameliyat sekansları ise korkunç görüntüler arayanların nabzına bir parça olsun şerbet oluyor.

10. RETURN OF THE LIVING DEAD 3 (1993)kazalar11

Canından çok sevdiği kız arkadaşından ayrılmamak uğruna subay babasının taşınma isteğine karşı gelen Kurt (T.Edmond) sevgilisini de alarak evi terk eder. Kurt’un motoruna atlayan iki genç özgür olmanın verdiği coşku ve heyecanla şakalaşırken karşıdan gelen tıra çarpmamak için bariyerlere bindirir. Çarpmanın şiddetiyle fırlayan Julie (M.Clarke) bir elektrik direğine çarparak son nefesini verir. Bu ölümü kabullenemeyen Kurt için son çare, sevgilisini, babasının görevli olduğu gizli projenin üssüne götürerek yeniden hayata döndürmek olacaktır. Zombi filmlerine olan bakış açısını farklı bir pencereden bakarak değiştirmeye çalışan film, aşkın her durumda en yüce duygu olduğunu bir kere daha gözler önüne seriyor. “Ölüm bile ayıramaz bizi”  karşılığının en güzel özetlerinden biri “Return of the Living Dead 3”

9. PET SEMATARY (1989)kazalar12

Taşındıkları yeni evlerinde geçirecekleri güzel günlerin hayalini kuran Creed ailesi için hayaller kısa sürede kâbusa dönüşür. Evin tam önünden kamyonların güzergâhı olan işlek bir yol geçmektedir. Maalesef yol, önce kedilerini, sonra minik evlatları Gage’i ellerinden alır. Oğullarının ölümüyle yasa boğulan Creed ailesinin mutlu evlilikleri de çatırdamaya başlamıştır. Bu acılara dayanamayan baba yapılmaması gereken bir şey yapar. Küçük oğlunu,  yaşlı komşusunun gösterdiği,  ama bir insanın asla gömülmemesi konusunda sıkı sıkıya tembihler de bulunduğu Kızılderili mezarlığına gömer. Acaba her şey eskisi gibi olacak mıdır ?  Yoksa… Stephen King’in aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan “Pet Sematary”  öyle üç beş cümle ile özetlenemeyecek türden bir korku klasiği.  Kaza sahnesinin kurgusu ise kare kare o kadar güzel tasarlanmış ki her seyredişinizde sonucu bildiğiniz halde aynı heyecanı yaşamaktan ve bir ümit kurtulur mu demekten kendinizi alamıyorsunuz!

8. REEKER (2005)kazalar13

Amerika’nın kuş uçmaz kervan geçmez yollarından birinde nedeni açıklanamayan garip hadiseler meydana gelmektedir. Ne idüğü belirsiz bir varlık, insanları öldürmekte daha da kötüsü ölenler ne öteki tarafa gitmekte,  ne de tam manasıyla bu dünyada kalmaktadır. Gerçeklerini sona kadar açık etmeyen “Reeker”  izah edilemez ölümler silsilesini, katil-kurban mantığı çerçevesinde düşünmemizi sağlayan bir sularda seyrediyor.  Spoiler……. Finale kadar yolda olup biten kazaları görmediğimiz ve karakterlerin kaza geçirdiklerinden bihaber olduğumuz için de haliyle film boyunca yaşananlara bir mana veremiyoruz. …….Spoiler sonu.

7. WOLF (1994)kazalar14

Yayın editörü Will Randall (J.Nicholson) dolunaylı bir kış gecesi arabasıyla yalnız başına eve dönerken yoluna çıkan kurta çarpar. Arabadan inip yaralı hayvanı kontrol ederken elinden ısırılır. Yayın hayatında yaşadığı problemler, bu ısırık sonucu daha da değişik bir hal alacaktır. Kurt adam filmlerini iş hayatının acımasız iktidar savaşları üzerinden yorumlamaya çalışan “Wolf”, insanların kurduğu düzenin, vahşi doğadakinden farklı olmadığı mesajını, güçlü ve dominant olanın her zaman diğerlerine hükmetmeye muktedir olacağından hareketle vermeye çalışıyor.  İnsan ve hayvanın aynı bünyede birleşmesinin takdir edilesi bir rolle hayata geçirilmesinde ise oscarlı oyuncu farkı ortaya çıkıyor.

6. FINAL DESTINATION 2 (2003)kazalar15

Sinema tarihinin kanaatimce en iyi zincirleme trafik kazasıyla açılışını yapan filmin kaza sahneleri gerçeği aratmıyor. Kaza sahnesi süresince ölümün her türlüsüne şahit oluyoruz : Kamyondan fırlayan kalasların, aracının ön camından girmesiyle parçalanan polis, kayganlaşan yolda motosikletinden düşen ve aynı motosikletin sıkıştırmasıyla ezilen zenci, takla atan arabasına kamyonun bodoslamadan bindirmesiyle alev alan aracında yanan genç,  kamyonun altına girip patlayarak  havaya uçan insanlar vesaire vesaire. Bütün bunlar kahramanımız Kimberly’nin gözünde 2 dakika önce canlanan dehşet görüntüleri olduğundan bu saydığımız kişilerin hiç birine bir şey olmuyor. Tabi sadece bu sahnede!

5. MISERY (1990)kazalar16

Daktilosunda son cümlesini de yazan ünlü yazar Paul Sheldon yeni kitabını tamamlamanın verdiği huzurla Mustang’ine atlayıp şehre doğru yola çıkar. Ancak mevsim kıştır ve aniden bastıran tipi görüş mesafesini iyice azalmıştır. Yanındaki kitap çantasının yere düşmesine mani olmak isterken savrulan arabası ile şarampole yuvarlanan yazarın imdadına,  kitaplarının fanatiği eski bir hemşire olan Annie (K.Bates) yetişir. Bu, bir kazazede için büyük bir şans gibi gözükse de öyle olmadığı gün geçtikçe anlaşılacak; Paul’un, psikopat kurtarıcısından kurtulmak için daha fazla şansa ihtiyacı olacaktır. Sinemaya uyarlanan en iyi King eserlerinden biri olan “Misery” psikopat hemşireyi canlandıran Kathy Bates’ e de en iyi kadın oyuncu oskarını kazandırmıştı.

4. I KNOW WHAT YOU DID LAST SUMMER (1998)kazalar17

Bir balıkçı kasabasındaki her yıl düzenlenen 4 Temmuz etkinliklerinin ardından farklı hayallerin peşinde her biri bir şehre gidecek 4 arkadaş için beraber oldukları son gece çok güzel başlar. Ne var ki gecenin zifiri karanlığında arabalarında neşe içinde ilerlerken çarptıkları bir adamı öldürdük zannedip cesedinden kurtulmaya çalışmaları, hayatlarını zindana çevirecek hatalar zincirinin ilk halkası olacaktır. Bir sene sonra bu ölümcül sırla tekrar yüzleşen 4 arkadaş için artık tek hedef hayatta kalmaktır. Teen slasher türünün 90’lardaki yetkin ismi K.Williamson’ın kaleminden beyaz perdeye aktarılan film, başroldeki genç oyunculara gerçek hayatta şöhretin kapılarını açmıştı.

3. STUCK (2007)kazalar18

Aklı bir karış havada hemşire Brenda (M.Süvari) bir gece bar çıkışı direksiyon başında cep telefonuyla mesaj yazarken karşıdan karşıya geçen evsiz Thomas’a (S.Rea) çarpar. Ancak çarpmanın etkisiyle ön camdan içeri girip sıkışan adama yardım etmek yerine korku ve telaşla garajına girer. Thomas yaralı bir halde kurtarılmayı beklerken, Brenda hiçbir şeyi açık etmeden adamın ölümünü beklemeye koyulur. Kara film tatlarını da yer yer hissettiren “Stuck”  insani değerleri sorgulamamız hususunda kafamızda soru işaretleri oluşturan enteresan senaryosuyla listedeki en garip kaza filmi olma özelliğini taşıyor.

2. THINNER (1996)kazalar19

Başarılı ve aşırı şişman bir avukat olan Billy ve karısı bir akşam yemeği dönüşünde direksiyon başında seks oyunlarına dalarlar. O sırada eczaneden çıkan bir çingene tam önlerinde bitiverir. Billy yaşlı kadına çarparak öldürmesine rağmen adalet makamındaki dostları sayesinde ceza almadan kurtulur. Mahkeme çıkışı bu durumu kabullenemeyen çingenenin yaşlı oğlu şişman avukatın yanağına dokunarak kendi adaletini tecelli ettirecek; Billy’i içinden çıkılamaz bir lanetin içine sürükleyecektir. En beğendiğim S.King eserlerinden biri olan “Thinner” kaza sonucu mağdur pozisyonuna düşenler ile güçlüler arasındaki dengesizliği Amerika’nın adalet sistemini de deşifre ederek kitaptan geri kalmayan bir performansla sinemaya aktarmayı başarıyor.

1. A L’INTERIEUR (2007)kazalar20

Gökyüzünün karanlık ve ağlayan havasına nazire yaparcasına kasvetli ve elem verici bir açılış sahnesi. Yağmur altında kafa kafaya çarpışmış iki arabanın içindeki hayatlardan kim bilir ne hüzünler, ne dramlar çıkacaktır. Aracın içinde neler olup bittiğini gördüğümüzde içimiz sızlar. Çünkü arabayı kullanan Sarah hamiledir ve yan koltuktaki eşi Matthieu maalesef hayata veda etmiştir. 4 ay sonra Sarah’ı, kazanın şokunu henüz üzerinden atamamış bir şekilde doğum için son kontrollerini yaptırırken buluruz. Doğacak bebek, bir umut, geride kalan acı hatıralar için bir teselli olabilecek midir? Ya da yarım kalmış bir şeyler, bu heyecanlı bekleyişin yerini korku ve tedirginliğe bırakmasına mı sebep olacaktır? Bir kaza ile başlayan hikâye, Fransızların o sert üslubuyla, olmadık ve istenmedik bir şekilde noktalanırken kazaların yarattığı travmaların, insana akla hayale gelmeyecek çılgınlıklar yaptırabileceğine en kanlı şekliyle bir kere daha şahit oluyoruz!

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yorumlar (8 Yorum)

YORUM YAZ