Buradan tek bir çıkış yolu var... ve ben o yoldan geliyorum! SIMON SAYS (2006)

Bir Aile Portresi: Sawyer’lar..

Sine-Makale

AnılKoç

16 Aralık 2014

0 Adet Yorum

0

sawyerfamily2

The Texas Chainsaw Massacre (1974) adlı film bir kurmaca mı? yoksa Amerikan tarihinin kendisiyle yüzleşmesi mi? Tobe Hooper bizleri kandırmış olamaz. Bunu bir daha düşünün; eğer bu durumun bir kurmaca olduğuna inanıyorsanız kendinizi kandırmaktan öteye gitmiyorsunuz demektir.

Gerçek Bir Amerikan Ailesi Portesi

İnsanlık bir süreden beri tüketime dayalı hayat şartlarını temel alarak yaşamını sürdürmekte. Bu koşullar altında insan tüketilebilen bir madde olarak yer almıyor mu? Bu piramidin en tepesinde insan yer almıyor mu? Yoksa en tepede medeniyetin yarattığı bir canavar mı var? Bu filmde yer alan Leatherface ve mütevazi, taşralı ailesi gibi!

Şehir hayatının uzağında doğa ile iç içe mutlu huzurlu bir hayat. Kapitalist düzen içinde doğanın en bilindik pazarlama yöntemlerinden biri. Ne kadar da büyüleyici. Bir şehirlinin gözünden taşra hayatı bundan öte değil. Peki ya sıkışmışlığın kendine has düzeni ya da çocuksu bir oyunu andıran sapkınlıkları? Bir şehirli bunları kaldırabilir mi? Aynı ülke sınırları üzerinde birbirine tamamen zıt yaşam alışkanlıklarına sahip vatandaşlar nasıl olur da bir arada yaşayabilir?

sawyerfamily

Halbuki süper kahramanlara özenen şehirli küçük bir veletten farkı nedir ki Leatherface‘in. Yaratıcılığını sergilemek için herhangi bir akademiye yerleşmesi mi gerek? Her anı sanat değil mi onun? Tüm cinayetleri ve arta kalan ceset parçalarıyla yaptıkları bir çağdaş sanat eseri ya da performansı olarak algılanamaz mı? Otostopçu abisi ya da huysuz babasının ne gibi bir anormalliği var ki. Ölümsüz büyük babası evlerinin direği değil mi? Tüm bu gördüklerimiz şehirli aile yapısından farksız. Peki, fark nerede?

Tüm bu tabloyu değiştiren şehrin renkli ışıkları mı? Yoksa onların durumu daha mı sağlıklı? Ne de olsa yapaylık içinde yaşamaktalar. Sadece maskeleri başka insanların derilerinden değil. Daha kabul edilir beslenme diyetlerine sahip gibi gözüküyorlar ve birebir ilişkiye girdikleri insanları öldürme nedenleri başka.

Yaşadığımız post-modern dönemde eklemli olarak her şey kabullenilir haldeyken modernizmin armağanı olan bu durum mu tuhaf olarak adlandırılmalı?

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.

Not: Bu yazı ilk olarak 24.11.2014 tarihli Radiorgasm adresinde yayınlanan Deli Lordun Günlükleri adlı programda okunmuştur.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Anıl Koç

Tüm Yazıları
1987 yılında unutulmuş bir sahil kasabasında dünyaya gelen Anıl Koç, bir çok korku tutkunu gibi anne sütünden kesilir kesilmez V.H.S’den korku sinemasının eğlenceli dünyasına dalmıştır. 2006 ve 2007 yıllarında Morbidzine.com adlı web sitesinde “Magius” adı altında yeraltı müzik hakkında yazılar yazdı. 2008 yılında Hariboextremeculture.blogspot.com.tr adresini kurarak korku sineması üzerine analiz ve fikir yazıları üretmeye başladı. 2012 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat Tasarım Fakültesinde, Sanat Yönetimi eğitimine başladı. 2014 yılında radiorgazm.net adlı internet radyosunda Deli Lordun Günlükleri adlı radyo yayınıyla korku sineması ve extreme müziği bir arada sundu. Halen Hariboextremeculture adresinde de “Lord Magius” adıyla sinema yazarlığına devam etmektedir.

YORUM YAZ