Cehennemde yer kalmadığında, ölüler yeryüzünde yürüyecek!. Dawn of the Dead (1978)

Basic Instinct

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

OrçunTunalı

23 Eylül 2010

4 Adet Yorum

4

Yönetmen: Paul Verhoeven
Senaryo: Joe Eszterhas
Imdb Puanı:6.9/10
Yapım: 1992, ABD/Fransa, 127 dakika (uncut)
Oyuncular:
Michael Douglas, Sharon Stone, George Dzundza, Jeanne Tripplehorn, Denis Arndt

Bu yazıda yine tam olarak doksanlar klasiği tanımını hak eden bir filmden bahsetmek istiyorum. Filmin adının söylenmesi bile insanda (özellikle erkeklerde) sinsice bir gülüşe neden olabilir. “Basic Instinct” (Temel İçgüdü) belki de döneminin en sansasyonel ve popüler filmlerinden biri olarak 1992 yılında seyirciyle buluştu. Aşırı erotizm ve şiddet sahnelerinin yanı sıra en ilgi çeken yanlarından biri de başrol oyuncularının tarifi zor uyumlu kimyalarıydı. “Temel İçgüdü”, Sharon Stone ve Michael Douglas’ın birbirlerini tamamlayan performansları ve erotizmin doruklarında dolaşan gerilim atmosferiyle modern bir kara film (neo-noir) örneği olmuştu.

Hollandalı yönetmen Paul Verhoeven, kendi ülkesinde çektiği filmlerden sonra Hollywood’a transfer olmuştu. İlk çektiği film “Flesh & Blood”ın ardından “Robocop” ve “Total Recall” filmleri geliyordu. 1992 yılındaysa “Basic Instinct” filmini çekti.

Film, sarışın bir kadınla eski bir rock yıldızının (Johnny Boz) yataktaki sevişme sahneleriyle açılış yapar. Sado-mazoşist fantezili sevişmeyi kanlı bir cinayetle tamamlayan açılış sahnesi, izleyiciye filmin gidişatı hakkında net bir fikir verir. Buz kıracağıyla işlenen cinayetin hemen ardından başlıca karakterleri tanımaya başlarız. Dedektif Nick ve ortağı Gus, öldürülen rock yıldızıyla olay gecesi birlikte olan Catherine Tramell adlı kadını sorgulamak için evine giderler. Evinde lezbiyen ilişki yaşadığı Roxy adlı kadınla karşılaşır ve Tramell’in nerede olduğunu öğrenirler. Tramell, cinayet romanları yazan çok çekici ve başarılı bir yazardır. Ancak onu şüpheli yapan durum, olay gecesi Boz’la birlikte olmasından ziyade yazdığı kitaptaki cinayetin işlenenle birebir aynı ayrıntıları içeriyor olmasıdır. Yazmış olduğu “Love Hurts” adlı kitapta öldürülen kişi eski bir rock yıldızıdır ve aynen o geceki gibi sevişme sırasında elleri bağlı bir halde buz kıracağıyla öldürüldüğü yazmaktadır. Dedektifler, kadına bir kaç soru sorarlar ama istedikleri cevapları alamazlar. Tramell, güzelliğinin erkekler üzerindeki etkisini çok iyi bilen ve kullanan, son derece zeki biridir. Nick, genç kadından etkilenir ama cinayeti çözmeyi de kafasına takmıştır. İkili çok geçmeden yakınlaşır ve ilişki yaşamaya başlarlar. Bu sırada polis psikyatristi ve Nick’in eski sevgilisi olan Beth, Nick’i kadının tehlikeli olduğuna dair uyarır. Nick ise Tramell’a karşı koyamadığı bir arzu duymasının yanı sıra cinayetin anahtarının da onda olduğunu düşünmektedir.

“Temel İçgüdü”, olayın gizemini ve katil kim şüphesini baştan sona sürdürürken son sahnede yaptığı hamleyle de seyircinin kafasını karıştırmayı başarıyor. Jerry Goldsmith’in yaptığı müzikler gerilim atmosferini tamamlayan kayda değer unsurlardan biri olarak göze çarpar. Sharon Stone’un canlandırdığı Catherine Tramell karakteri ise sinema tarihinin unutulmaz ‘femme fatale’leri arasında çoktan yerini almıştır. Yataktaki cesur sahneleri kadar, gece kulübündeki ve meşhur sorgu sahnesindeki performansı da hala filmin adı anıldığında akla gelen unsurlardan biridir. Film, aşırı cinsellik ve şiddet sahneleriyle kimi kesimlerden tepki çekerken aynı zamanda Amerika’daki eşcinsel ve lezbiyen komünitelerinin de saldırısına uğramıştır.

Filmdeki gizem unsuru, olayları büyük ölçüde Nick karakterinin gözünden görmemizden kaynaklanır. Nick, Tramell’ın karşı konulmaz çekiciliğine kapılırken diğer yandan genç kadın hakkında ciddi şüpheler duymaktadır. Ama her seferinde arzularına yenik düşmekte ve Tramell’ın peşinden gitmektedir. Güzel ve çekici sarışın Tramell ise film boyunca Nick’in aksine kendinden son derece emin bir duruş sergiler. Bu sayede şüpheleri devamlı üzerine çekerken aynı zamanda kendisine hayran da bırakan bir karakter yaratır.

Filme adını veren ‘Temel İçgüdü’ ise, filmde olayları gözünden gördüğümüz Nick karakterinin ruh halini yansıtır. Nick, filmde söylendiği üzere daha önce görev sırasında turistleri vurmasıyla gazete manşetlerine çıkmış bir polistir. Kendini aklamasına rağmen öldürme içgüdüsünü içinde yaşayan ve bundan kurtulamamış biridir. Tramell, film boyunca Nick’in içine attığı bu gerçekliğini ortaya çıkarmak için üzerine gider. Filmin bir çok sahnesinde Tramell’in, Nick’le uğraşması boşuna değildir. Şu replikleri hatırlayın “ Have you ever fucked on cocaine, Nick?” (Hiç kokain alıp seviştin mi Nick?), “How’s it feel to kill someone?” (Birini öldürmek nasıl bir duygu?) “Killing is not like smoking. You can’t stop.” (Öldürmek, sigara içmek gibi değildir. Onu durduramazsın). Ayrıca Tramell’in yazdığı cinayer romanlarını Nick’e vermesi de bu noktada önemli ayrıntılar olarak göze çarpar. Filme bir açıdan baktığımızda Tramell’i, Nick’in öldürme içgüdüsünü ortaya çıkaran bir karakter olarak görebiliriz. Filmin sonlarına doğru Nick’in işlediği trajik cinayeti hatırlayın.

Buna rağmen filmin final sahnesi bilinçli olarak belirsiz bırakılmış ve izleyenler tarafından sahneleri kadar konusunun da tartışılmasın sağlamıştır. Katil kim sorusu, IMDB başta olmak üzere bir çok yerde tartışma yaratmıştır. Ancak kanımca filmin finalindeki sahneye göre esas soru katilin kim olduğu değil, kim olacağıdır? Ve senarist bunu son derece zekice bir şekilde seyirciye bırakarak filmi sona erdirir. Öldürme içgüdüsü, filmin ortaya koyduğu en önemli tartışmalardan biri olmasına rağmen aşırı erotik sahneleri bunun önüne geçmiştir.

Nihayetinde, “Temel İçgüdü” belki de kimileri tarafından sadece erotik sahneleriyle hatırlanan bir film olmasının yanı sıra, derinine inildiğinde de bir çok önemli ayrıntıyı içinde barındıran ve incelikli bir senaryonun başarılı oyunculuklarla birleştiği yeni dönem kara film klasiği olarak belli bir ilgiyi hak etmektedir. Günümüzde de hala izlenmesi büyük bir keyif verecek filmlerden biridir.

Korkusitesi için yazan Orçun Tunalı / Gorcun

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Orçun Tunalı

Tüm Yazıları
25 Haziran 1986 tarihinde Tekirdağ, Çorlu ilçesinde doğdu. Çocukluğundan beri korku filmleri, hikayeleri ve oyunlarına ilgi duyduğundan olsa gerek bu siteyi keşfetmesi kaçınılmaz olarak gerçekleşecekti. Daha sonra yazdıklarıyla ekip içerisinde kendisine yer buldu. Mesai dışında ve off günlerinde Jigsaw’ın asistanı olarak stajını sürdürüyor. Amatör ruh ve tutkuyla korku türündeki her türlü görsel, işitsel ve yazınsal eserlere ilgi duymakta. Aynı hissiyatı ve heyecanı paylaşan bu topluluk içerisinde yer almaktan son derece memnun.

Yorumlar (4 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.