Bazen ölü kalmak daha iyidir! Pet Sematary (1989)

Asylum Blackout

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

GökhanToka

17 Aralık 2012

2 Adet Yorum

2

The Incident
Yönetmen: Alexandre Courtès
Senaryo: S. Craig Zahler, Jérôme Fansten
Imdb Puanı: 5.3/10
Yapım: 2011, ABD/Fransa/Belçika Süre: 85 Dakika
Oyuncular: Rupert Evans, Anna Skellern, Dave Legeno, Richard Brake, Kenny Doughty, Eric Godon, Darren Kent

Asylum Blackout, ya da Türkçesiyle Akıl Hastanesinde Elektrik Kesintisi, ya da Incident, ya da Türkçesiyle Olay, ya da Türkçe resmi ismiyle Cinnet Gecesi, adı konulurken kararsız kalınmış filmlerimizden bir tanesi. Her ne kadar 3 isim de filmi tanımlamak için doğru görünse de içlerinden en tırt olanı her zaman olduğu gibi “filmlere isim koymaktan sorumlu Türk uzmanların” (FİKSTU) koyduğu “Cinnet Gecesi“. (Herhalde 100 tane Cinnet Gecesi Türkçe adı konmuş korku filmi vardır, filmlere FİKSTU isimleriyle hitap eden kişilerin bir filmden bahsederken aralarında nasıl anlaştıklarını doğrusu çok merak ediyorum. Herhalde bol bol zamir kullanılan uzun sohbetler oluyordur) Evet şimdi bu üç ismi birleştirdiğimiz zaman filmin konusu ortaya çıkıyor: Filmimiz, AKIL HASTANESİNDE BİR GECE ELEKTRİK KESİNTİSİ olunca yaşanan OLAYI anlatmaktadır. Bakın “Cinnet” kelimesi arttı mesela, demek ki o parça fazlaymış.

Filmin kahramanları doğal olarak deliler ve hastane görevlilerinden oluşmakta. Burası Bakırköy gibi bir tatil köyü de değil. Yüksek güvenlikli, adamın iki kaşının arasına tak diye çiviyi çakacak nitelikte delilerin tutulduğu bir akıl hastanesi. Dolayısıyla elektrik kesilince işler biraz kontrolden çıkıyor. Çünkü (bilmeyenler için söylüyorum) elektrik yüksek güvenliğin en önemli özelliklerinden biridir.

Talihsiz kahramanımız George (Rupert Evans), George ve Dadaşları isimli bir rock grubunda gitar çalmaktadır. İdealist müzik türünde fazla para olmadığı için de o ve dadaşları mayış karşılığında söz konusu akıl hastanesinde aşçılık yapmaktadırlar. Talihsiz grup üyeleri çalışmak için yanlış mesleği seçmekle kalmayıp fazla mesai yapmak için de yanlış geceyi seçerler. Deliler yavaşça kontrolden çıkar ve kendilerine ayrılan alanın dışına taşarlarken George ve dadaşları postu kurtarmaya çalışırlar.

Asylum Blackout, son yıllarda birçok örneğini gördüğümüz Old School (“Eski model” diyelim) korku filmlerinden. 80’lerin ilk ve 70’lerin ikinci yarısındaki gerilim filmlerinin tarzında, mikro bir konu üzerinde makro bir gerilimi gerçekçi ve ham bir biçimle inşa etmeye çalışan bir film. Filmi izlerken, 1977 New York elektrik kesintisini işleyen “Blackout” filmi aklıma ilk gelen referanslardan oldu. Öyküsel olarak hiç ihtiyaç olmadığı halde filmin geçtiği geceye yıl olarak geçmişin, 1989′un seçilmiş olması da bu tarzın bilinçli olarak seçilmiş olabileceğini düşündürdü.

Günümüzün dinamik ve rükuş filmlerine gönül vermiş genç korku sineması seyircisi için bu film çok birşey ifade etmeyecektir. Ama gerilimsiz korku filmi olmaz diyen biz eski tayfa için işte yine güzel bir old school işi. Örneğin bu film, “hani çocukken star tv’de bir film izlemiştim, deliler karanlıkta herkese saldırıyorlardı, biri kendi parmağını yiyordu, sonunda da adam kapıyı bir açıyordu, ordan gözleri ampül gibi parlayan manyaklar buna bakıyorlardı” gibi anlamsız ifadeler kullanarak forumlarda, hangi film sitelerinde vs yıllar sonra yana yakıla aradığınız film. Ama bir Saw, bir Alex değil. Onların adını ezbere bilir ve 10 yıl sonra aramazsınız zaten.

Gökhan Toka

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Gökhan Toka

Tüm Yazıları
4 Mart 1975′de Ayvalık’da doğdu. Korkunç bir evde büyüdü. Gıcırtıyla açılan büyük paslı metal kapılar, binbir çeşit ıvır zıvır ve örümcek ağlarıyla dolu kocaman depolar, dize kadar suyla dolu hiç ışık girmeyen bir bodrum katı, üzeri beyaz çarşaflarla örtülü mobilyalarla dolu kullanılmayan tozlu odalar. Bu ev ortamı her türlü alt korku genresi için gereken arka fonu sağlayan bir set gibiydi. Artık ruh sağlığı adına bu acayip evden uzaklaşmak zorundadır. Bir yatılı okula yazılmaya karar verir. Ne var ki bu kararı verdiği 80′li yıllarda korku sineması altın çağını yaşamakta ve Lambada kokulu sıkıcı yatılı okul atmosferinde tek elle tutulur eğlence modeli “videoda film izlemek” olarak göze çarpmaktadır. Gökhan 80′lerin tüm korku filmlerini o dönemde videoda sıcağı sıcağına izler. Sonrası ise çorap söküğü gibi gelecektir. Gökhan korku filmi izlemeye devam ediyor ve yaşamını adrenalin bağımlılığı ile geçiriyor. Yıllardır hayvan gibi çalıştığından arada vakit bulursa izlediği filmler hakkında birşeyler de yazıyor. Korkufilmi.net sitesinin kurucusu ve sözüm ona yazarıdır.

Yorumlar (2 Yorum)

YORUM YAZ