Seni yakalayacaklar Barbara! Night of the Living Dead (1968)

ALACAKARANLIK, Şubat 2018 sayısı çıktı!

Haberler

MuratÖzkan

03 Şubat 2018

0 Adet Yorum

0

Korku sineması ve korku konseptine özel ülkemizdeki tek dergi olan Alacakaranlık Dergi, Şubat sayısı ile raflarda yerini aldı. D&R, Remzi Kitabevi, Migros, Nezih Kitabevi, Dost Kitabevi, Mephisto Kitabevi (Beşiktaş, Kadıköy, Taksim), Rüzgar Kitabevi (Edirne), Gerekli Şeyler (Kadıköy), TveK Kitap Kırtasiye Mağazaları, Pandora Kitabevi (Beyoğlu ve Nişantaşı) ve Dreamers Figure (Kadıköy)’den temin edebilirsiniz. Detaylı Dağıtım Noktaları İçin Tıklayınız: www.facebook.com/alacakaranlikdergi

Tüm sayılar için: shop.korkucu.com
www.facebook.com/alacakaranlikdergi
www.instagram.com/alacakaranlikdergi
www.twitter.com/alacakaranlikd
#alacakaranlikdergi #alacakaranlık

11. Sayının kapağında Atilla Akan’ın (Brothers Workshop) Xenomorph çizimi yer alırken, arka kapakta Curse of the Crimson Altar filminden Lavinia Morley karakterindeki Barbara Steele; Sevda Kaçtı’nın yorumuyla yer alıyor.

Jean Rollin’in Dracula Filmi:
Vampir filmlerinin izindeki Kaya Özkaracalar bu ay, kariyeri boyunca birçok vampir filmi çeken ve özellikle hep kadın vampir filmlerine yoğunlaşan Jean Rollin’in, kariyerinde ilk kez kullandığı Dracula karakterinin de yer aldığı, aynı zamanda vizyon gören son filmi olan La Fiancée de Dracula’yı inceliyor.

Biyo-politik Dehşet ya da Sosyete Seni Emmek İstiyor:
Michel Foucault’nun “biyo-politika” kavramı üzerinden vahşi kapitalist büyümeyle, insan faktörünün daha verimli kullanımıyla gelişen bir çeşit “biyoiktidar”ın da kurulduğunun altını çizen Rafet Arslan, “Biyoiktidar: kapitalizmin insanların salt politik yaşamlarını değil, aynı zamanda onların biyolojik varlıklarını da denetim altına alındığı aşamadır ve bu aşamada insanın nesneleştirilmesi süreci onun çıplak et kategorisine inişi de kapsar.” argümanını Brian Yuzna’nın Society filmi üzerinden şekillendiriyor.

Bulgar Baskı Zombi Filmi:
Beril Köroğlu bu ay, son yıllarda sinema adına yatırım ülkesi konumundaki Bulgaristan’dan çıkan, yılın ilk korku filmlerinden Day of the Dead: Bloodline filmini tanıtıyor. Romero’yu uğurladığımız yılın ardından çekilen yeni bir Day of the Dead filmini, Romero’dan bağımsız izlenmesi gerektiğini vurgulayan Köroğlu, 2000’lerin başından beri gelişen yeni zombi anlatısının nedenlerini sorguluyor.

İstediğin Kadar Çığlık At, Kimse İnanmaz:
Şubat sayısında Anıl Koç, korku sinemasının kendi yarattığı alanlar olan, panayırlardaki korku tünelleri, tematik korku evleri, ülkemizde de popülerlik kazanan kaçış odalarının ticari olarak nasıl ortaya çıktığını incelerken; geçtiğimiz yılda, gerçekten de var olan iki ayrı tematik parkta çekilen Talon Falls ve The Escape Room filmlerini masaya yatırıyor.

Klasik Dönem Korku Sinemasında Kadın, Bölüm 2:
Korku Sinemasında Süregelen Kadın Temsiliyetleri yazı dizisi kapsamında geçen ay Klasik Dönemin ilk bölümünü inceleyen Hazal Bayar bu ay ikinci bölümüyle Klasik Dönem’de kadının yerini incelemeye devam ediyor. “Korku sinemasında göze çarpan en büyük alt metinlerden biri şüphesiz cinsellik olsa gerek. Özellikle klasik korkuya baktığımızda, dönemsel olarak da dominant iktidarın beyaz heteroseksüel erkek figürü olduğunu göz önünde bulundurursak, kadın karakterlerde temsil edilen cinselliğin oldukça ahlakçı bir yapıdan yola çıkarak kurulduğunu söyleyebiliriz.” diyen Bayar, bu bölümün merkezine; bastırılma ve arzu ikilisinin mücadelesinin çıkış noktası olan, cinsellik ve kadınlık belasını koyuyor.

Son Bulmayan Şeytan Çıkarma Ayini:
43 yıl önce hayatımıza giren The Exorcist filmi ve ardı arkası kesilmeyen rip-offlarıyla “Exorcism” alt türünü listeleyen Tolga Demirtaş, dünyada en çok rip-offu olan bu türün kıtalar arası macerasını sizlerle paylaşıyor.

Perspektifteki Öz: Kirli ve Günahkar Olandan Steril ve Kutsal Olana Geçiş:
Burak Bayülgen bu ay, Jeffrey Sconce’un Haunted Media adlı eserinden yola çıkarak oluşturduğu genişletmenin son bölümünü paylaşırken, Poltergeist ve Videodrome üzerinden marjin (ekran ve ekran öncesi tuval) ötesinin steril bedene doğru giden bir sıfır noktası yaratmak isteğine ve bu isteğin kutsal, sefil olmayan ve temiz bir yeni beden arayışını nasıl mümkün kıldığına değiniyor.

Kahramanın Sonu: Süper “İyi” ve “Kötü”, Korku Janrının Neresinde Bölüm 2:
Geçtiğimiz ay süper kahramanların korku sinemasına nasıl entegre olduğuyla ilgili bir giriş yapan Deniz Cansever bu ay, argümanını genişleterek; okuyuculara bildiğimiz kahramanın sonunu, iyi-kötü çatışmasının motivasyonlarını ve “tekinsiz” kahramanları paylaşıyor.

Basket Case Serisi ve Ucubeler: Sakın Sepeti Açma:
Tod Browning’in klasik filmi Freaks’ten günümüzün popüler dizilerinden American Horror Story: Freak Show’a kadar karnavalesk grotesk bedenlerin, korku anlatılarını beslendiği bir damar olduğuna Sertaç Koyuncu, Frank Henenlotter’ın hem yazıp hem yönettiği Basket Case serisini incelerken değinmeden geçmiyor. Sinema tarihinin en ünlü ucube ailesini okuyucularla buluşturan Koyuncu, filmlerdeki ucubelerin değişim ve gelişim serüvenine tanık olmamızı sağlıyor.

Peter Robertson: Ben Hep Yasak Olanla İlgilendim:
Alacakaranlık ekibi “Koleksiyoner Röportajları” serisine, 25 yıldır İstanbul’da yaşayan, İngiliz VHS koleksiyoneri Peter Robertson ile devam ediyor. Kendisiyle seyyar video dükkanı olarak adlandırdığı, gezici müze gibi olan karavanında, Kalamış’a park etmiş haldeyken röportaj yapma imkanı bulan Beril Köroğlu, Tolga Demirtaş ve Anıl Koç, Video Nasty dönemini birebir yaşamış birinden dinleyerek, okuyucularla buluşturuyor.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Murat Özkan

Tüm Yazıları
Korku ile 7 yaşında yanlışlıkla seyrettiği Cannibal Holocaust ve Evil Dead filmleri ile tanışan Murat Özkan 1982 yılında İstanbul’da doğdu. O yaşından beri iflah olmaz bir korku fanatiği olan Murat Özkan, resime ve çizime olan düşkünlüğünü her korku ile birleştirmesinde “psikolojisi bozuk çocuk” muamelesi gördü ama yılmadı. Bu alanda bir çok başarısız site açma girişiminde bulundu. Başarısız oldu çünkü o zamanlarda bu işe her elini attığında “Korku”yu bir öcü ve yasak gibi gören zihniyetle karşılaştı. Yine yılmadı! Bir gün, kendisi gibi çocukluğunda psikopat muamelesi görmüş Yasin Karakaya ile tanıştı ve Korkucu.com sitesinin temelleri o anda atıldı.

YORUM YAZ