Bazen ölü kalmak daha iyidir! Pet Sematary (1989)

A Nightmare on Elm Street (2010)

Korku Film Arşivi

YasinKarakaya

11 Haziran 2010

18 Adet Yorum

18

anoes2010-afisYönetmen: Samuel Bayer
Senaryo: Wesley Strick, Eric Heisserer
Tür: Slasher
IMDb Sayfası ve Puanı: 5.2/10
Yapım: 2010, ABD Süre: 95 Dakika
Oyuncular: Jackie Earle Haley, Rooney Mara, Kyle Gallner, Thomas Dekker, Kellan Lutz, Katie Cassidy, Connie Britton

-Oh God!
-No, just me!..

2003 yılında Michael Bay önderliğindeki Platinum Dunes şirketi remake anlayışına yenilikler katmak adına yola çıkarak Teksas Katliamı’nı yeniden çekti. Şaşırtıcı bir biçimde iyi bir iş çıkardılar ve film gişede büyük bir başarı elde etti. Daha sonra klasik korku filmlerini düzenli bir biçimde yeniden çekmeye başladılar ve 2009 Şubat ayında 13. Cuma’nın remake’ini çekene kadar her şey iyi gitmekteydi. Ancak 13.Cuma beni hakikaten hayal kırıklığına uğrattı. Gerçekten filme karşı büyük bir antipati hissettim ve ömrünü korku filmi izleyerek geçirmiş biri olarak sanırım buna hakkım var. Elm Sokağında Kabusu yeniden çektiklerini duyduğumda korktum. Filmle ilgili yapılan yorumları gördüğümde ise korkum iki kat arttı. Çünkü Freddy, benim en favori korkutucu adamlarımdan biri ne de olsa. Ancak filmi izledikten sonra şunu gördüm ki, bu yapım 13. Cuma’dan daha fazla Teksas Katliamı’na benzemiş. Yani bir nebzede olsa rahatladığımı söyleyebilirim.

Bir psikolog ile birlikte çocukluk günlerine dönen Dean Russell korkutucu kabuslar görmeye başlar. Bu kabuslar o kadar kötüdür ki, Dean artık uyumaktan korkmaya başlamıştır. Springwood Restoranı’nda Dean’le ilgili bir olaya şahitlik yapan arkadaşları Kris, Jesse, Quentin ve Nancy daha sonra arkadaşları ile aynı kabusu paylaştıklarını fark ederler. Kırmızı / yeşil çizgili bir kazak giyen ve parmakları yerine bıçaklar olan, yanmış bir adamı içeren rüyalardır bunlar.. Rüya görmeye başladıklarında, bu adam tarafından saldırıya uğrayan gençler, kısa bir süre sonra kendi gizli geçmişleriyle ve rüyalarında ölürlerse gerçekten ölecekleri gerçeğiyle yüz yüze gelirler. Peki gençler için bu kabustan bir çıkış yolu var mıdır?..

anoes2010-2

Samuel Bayer’in yeniden yapımı oldukça güzel açılış yazıları ile başlıyor. Yönetmen, tebeşirle yazılmış çocuk yazılarının üzerine resmi tanıtımları koyarak ne yapacağını daha baştan kestirmeye çalışmamızı istiyor. Rüya dünyasındaki ilk sahne, karakterlerin ve filmin esas canisinin tanıtımı olarak iyi işlenmiş. Freddy iş başındadır ve alışılagelmişin aksine espri anlayışı olmayan hastalıklı bir tiptir. Oyuncu seçimi iyi, ancak grubun daha çekici üyelerinin arka arkaya hızlı bir şekilde neden öldürüldüğünü ve filmin toplam süresinin çoğunda yönetmenin bizi iki karakterle niçin baş başa bıraktığını anlayamıyorum.

anoes2010-3

Freddy’ye verdikleri arka plan hikayesini beğendim. Ancak bu eylemleri nasıl yapabildiğini açıklamamalarını ve Freddy’nin bir çocuk tacizcisi olduğu yönünde elle tutulur kanıtlar bulunmasına rağmen, gençlerin film boyunca bilmiyormuşçasına bundan şüphelendirilmelerini sevmedim. Yani Quentin, Nancy’nin çocukken tacize uğradığını keşfetmesiyle ilgili fotoğraflı kanıt bulduğunda, bu sahneden yaklaşık 40 dakika önce, 5 yaşındaki Kris’in annesinin, kızının arkasındaki pençe izlerini bulduğu sahne sayesinde Freddy’nin çocuk tacizcisi olduğunu öğrendiğimiz için, potansiyel olarak şok edici bir olay böylece etkisizleştirilmiş.

anoes2010-1

Kötü montaj ve senaryo tercihlerini bir tarafa bırakırsak, bilgisayar efektleriyle üretilmiş görüntüler ekrana geldiğinde film anlık olarak çok bozuluyor. Ünlü duvarı germe-genişletme sahnesi çok çok kötü. En azından sahneyi dalga efektiyle bitirmelerini beklerdim. Bunun yanında basit efektler, özellikle de boğaz kesmeler çok iyi. Ayrıca dünyalar ve lokasyonlar arasındaki renk tonlandırmalarını, görsel tarzı ve geçişleri çok beğendim. Film ile ilgili asıl hoşuma giden sanırım yönetmenin tarzı oldu. İleride adından sıkça bahsedilebilecek bir yönetmen ve gelecekte yapacağı işleri merakla beklemekteyim. Sonuç olarak bizim gibi çocukluğunu Robert Englund’lu Freddy Krueger ile geçiren 80’ler gençliği için çok şey ifade edemeyecek olan film, yeni nesil korku izleyicisini ziyadesiyle memnun edebilir.

anoes2010-4

korkumetre-5 kan_ve_siddet-6 gerilim_dozu-4 puan-4-5

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (18 Yorum)

YORUM YAZ