Hepimiz ara sıra deliririz! Norman Bates - Psycho (1960)

A Nightmare on Elm Street 2: Freddy’s Revenge

Korku Film Arşivi

YasinKarakaya

22 Aralık 2009

6 Adet Yorum

6

anoes2-afisYönetmen: Jack Sholder
Senaryo: David Chaskin, Wes Craven (Karakterler)
Tür: Slasher
Yapım: 1985, ABD  Süre: 87 Dakika
IMDb Sayfası ve Puanı: 5,4/10
Oyuncular: Robert Englund, Mark Patton, Kim Myers, Robert Rusler, Clu Gulager, Hope Lange

‘Artık hepiniz benim çocuklarımsınız!..’

Freddy Krueger’ın ilk Elm Sokağı filminde cehenneme gönderilişinin üzerinden beş yıl geçmiştir. Ancak şimdi, Elm Sokağında Nancy’nin evine taşınan yeni bir çocuk, her gece bu rüya iz sürücüsünün ürkütücü görüntüleri eşliğinde kabuslar görmektedir. Ve eğer Freddy’nin ruhu, çocuğun bedenini ele geçirebilirse, Freddy Springwood kasabasına kargaşa ve cinayet getirmek üzere geri dönebilecektir..

Her korkuseverin olduğu gibi benim hayatımda da Freddy Krueger’ın, dolayısıyla da Elm Sokağında Kabus filmlerinin ayrıcalıklı bir yeri vardır. Şu an izlendiğinde pek tabii ki bünye üzerinde çok fazla etkisi olamayacak olan serinin bu filmiyle ilgili sahip olduğum nostaljik bir anektodu sizlerle paylaşmak isterim.. Nitekim korku filmleri sevdalısı olmama sebep olan film bu filmdir. 9 yaşlarındayım ve tüm yurtta ki video çılgınlığı memleketin en ücra köşelerindeki köy kahvehanelerine kadar sıçramış durumda.. Özellikle kanlı katliam filmleri çok revaçta ve her evde, kahvehanede vhs ve beta kasetlerden adeta kan fışkırıyor!. İşte böyle bir dönemde memleketim Aydın’ın Çine kasabasında kuzenim Birol abim elimden tutup beni bir kahvehaneye götürdü ve orada bulunan amcaların, eniştelerin, dedelerin isteğiyle videoya bu filmin vhs kasedi sürüldü. Film başlangıcından sonuna kadar beni adeta diken üzerinde tutmuştu ve tabii ki yaşımdan sebep inanılmaz etkilenmiştim. Ancak korkunun yanı sıra hissettiğim başka bir duygu daha vardı: ‘tutku!’. İşte dedim hayatımın filmi budur!..Tagline’da dile getirilen ‘Artık Hepiniz Benim Çocuklarımsınız!..’ sözü benim için gerçek olmuştu artık:)

anoes2-1

Yazının girişine bu küçük anıyı ekledikten sonra film kritiğine şöyle bir giriş yapayım ki, Elm Sokağı Kabusu 2, fanları tarafından genellikle serinin zayıf halkalarından biri olarak görülür ve bunun nedenini anlamak zor değil. Korkusever – Freddy sever- izleyicilerin istediğinden çok daha fazla duygusal bir yüke sahip olduğu için Elm Sokağı Kabusu filmlerinin içinde bu en farklı olan bölümdür.

Ancak şunu da özellikle belirtmekte fayda var ki bu film çok şık bir film ve içerdiği atmosfer öğeleri Dario Argento’nun renk ve atmosfer çalışmalarına göndermelerle dolu. Renkler zengin ve ifade dolu, özellikle de Freddy’nin kazan dairesi sahnesi bir zirve noktası. Besteci Christopher Young’ın müziği filmin atmosferine ciddi bir katkı sağlıyor ve filmi alışılmış slasher klişelerinden uzak tutmaya yardımcı oluyor. Young’un daha sonra yaptığı Hellraiser’ın müzikleri bu filmlerin değerini ciddi miktarda arttırmıştır.

anoes2-2

Freddy’nin İntikamı (Freddy’s Revenge) bir devam filmi için çok özgün bir isimlendirme değil belki ama, orijinal Elm Sokağında Kabus’tan beş yıl sonra kaldığımız yerden devam ettiğimiz için uygun.. Bir aile ilk olayların başladığı Kabus evine taşınıyor ve hemen ardından ergenlik çağındaki Jesse, Freddy Krueger kabuslarını görmeye ve geceleri korkuyla uyanmaya başlıyor. Odasının dolabında Nancy’nin orijinal filmdeki günlüğünü buluyor (ahmak bir emlakçı tarafından orada unutulmuş olan) ve yavaş yavaş Freddy’nin hikayesini öğrenmeye başlıyor. Bu kez Freddy’nin cinayetlerini gerçek dünyada sürdürebilmesi için –Child’s Play’de ki Charles Lee Ray örneği- bir bedene ihtiyacı vardır (ancak bunun neden olduğu film boyunca açıklanmıyor).

anoes2-3 anoes2-4

Korku filmlerinin devam filmlerinin (özellikle 1980’lerde) görevi genellikle, filmin tutkunlarını memnun etmek olduğu için, filmlerin iyi bilinen öğelerini alır ve ana çekim merkezinin etrafında bir hikaye dokur (Freddy, Jason, Michael Myers, Pinhead vs). Ancak döneminin birçok filmi gibi Elm Sokağında Kabus 2’de, atmosfer öğeleri tarafından kurtarılıyor. Bu filmde tematik içerik anlamında çoğu Elm Sokağında Kabus filminde olup bitenden biraz daha fazla olay oluyor. Örneğin senaryo yazarlarının yeni bir şeyler denediğini gösteren korkutucu bir homo-erotik öğe var bunların arasında.. (sado-mazo beden öğretmeni)

Freddy’ye gelirsek, elbette ki ürkütücü ve ucuz ‘böö’ korkutmacalarını sürdürüyor – karanlık köşelerden fırlıyor, ondan kaçan insanların önünde beliriyor, vb. Aynı zamanda, Freddy’nin rüyalar ülkesinden çıkma ve gerçek dünyaya girme yeteneği çoğunlukla olay örgüsünün gerektirdiği gibi işliyor; film ‘bu sadece bir rüya’ argümanını serbestçe ve istediği gibi kullanmış, böylece ne zaman Jesse’nin rüya gördüğünü ne zaman delirdiğini bilmiyoruz dolayısıyla -hangisi rüya, hangisi gerçek- diye üzerine fazla düşünmenin bir anlamı yok.

anoes2-5

Filmin sonu aşkın herkesi sardığı, eski moda bir korku filmi tadını veriyor ve serinin düşkünleri de bu nedenle filmi hor görüyorlar. Makyaj ve efekt ekibine burada bir parantez açılmalı; Freddy tamamıyla çirkin ve korkunç görünüyor ve kafatasını açıp beynini sergilediği sahne (‘Sende beden var, ben de beyin!) gerçekten çok iyi yapılmış. Zaten ilk üç Kabus filminde yüksek seviyede korku salarken gördüğümüz Freddy sonraki bölümlerde ‘Noel Baba’ kıvamına getirildi. Sonuçta film yapımcıları hem türün bağımlılarını memnun etmek hem de belirli bir tazeliği korumak adına başarılı bir iş çıkarmış diyebiliriz.

korkumetre-5 kan_ve_siddet-6 gerilim_dozu-5 puan-5-5

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (6 Yorum)

YORUM YAZ