Hepimiz ara sıra deliririz! Norman Bates - Psycho (1960)

99 Women

Anıl Koç

X-Korku

Yazarlarımız

AnılKoç

02 Kasım 2011

0 Adet Yorum

0

Der heiße Tod
Yönetmen: Jesus Franco
Senaryo: Jesus Franco, Anya Corvin, Carlo Fadda
Imdb Puanı: 5.1/10
Yapım: 1969, İtalya/İspanya/Liechtenstein, 99 Dakika (Uncut)
Oyuncular: Maria Schell, Luciana Paluzzi, Mercedes McCambridge, Herbert Lom, Maria Rohm

Adların, umutların, geçmişin ve geleceğin yok edildiği yerine ise boşluğun, işkencenin, istismarın ve ölümün koyulduğu bir dünya düşünün. Tüm bunlara rağmen şehvetin, seksin ve güzelliğin öne çıktığı sadistik bir dünya.

Mahkum kadınlar (Women in Prison,W.İ.P) türünün ilk örneklerinden olan Der heiße Tod (1969) (tam çevirisi The Hot Death) dram, macera ve korkunun seksle bütünleşmiş hali. Exploitation filmleri arasında önemli bir yeri olan yapımın arkasında İspanyol korku sinemasının sadizm sembolü Jesus Franco yer alıyor. Farklı tarzlar da bir çok filme prodüktörlük yapmış olan İngiliz Prodüktör Harry Alan Tower, filmin prodüktör koltuğunda oturmuş. İngiliz yapımcı bu filmin ardından Jesus Franco ile başka yapımlarda da birlikte yer almış.

Filmin baş rollerinde Avrupa ve Amerikan sinemasından bir çok isim yer alıyor. Maria Schell, Luciana Paluzzi, Mercedes McCambridge, Maria Rohm, Rosalba Neri ve Elisa Montés baş rolde yer alan isimler. Film genelde Maria Rohm’ın canlandırdığı Marie karakterinin etrafında dönse de, Franco’nun, ustalıkla kurguladığı karakterlerin hepsini filmin belirli zamanlarında öne çıkarması filmi daha keyifli bir hale getirmiş. Benim filmde ki favorim Rosalba Neri’nin canlandırdığı Zoie karakteri. Çekiciliği dışında oyunculuğu ile de ön plana çıkan bir isim.

Der heiße Tod (1969) aynı zaman da Jesus Franco’nun ilerleyen tarihlerde filme alacağı diğer mahkum kadın temalı (Frauengefängnis (1976), Sadomania – Hölle der Lust (1981)) filmlerinde temelini oluşturmakta. Bu tarz filmlerin en önemli unsuru içlerinde barındırdıkları faşizm eleştirisidir. Bunu asla bel altına vurarak dile getirmezler. Şiddet, kısıtlanan özgürlük, masumiyet ve sapkınlık gibi durumları ön plana çıkartarak bir eleştiri ortaya koyarlar. Mesela bu filmde yer alan müdüre hanım Thelma Diaz’ın, Alman aksanı ile İspanyolca konuşması ve şiddet düşkünlüğü neyi simgelediğini ortaya koymaktadır. Bir diğer öne çıkan durum ise Francisco Franco’nun yönetiminde ki İspanya da eş cinsellik bir suç olmasına rağmen, bu tarz yapımlar da özellikle lezbiyenliğin öne çıkartılması ve tutucu bir yönetim biçimine rağmen bu yönetim de yer alan kişilerin sapkınlıklarıyla sahnelenmesi dozunda bir eleştiri sunmaktadır. Tüm bu değindiklerime rağmen Der heiße Tod (1969) aslında bir Sexploitation filmi olduğundan dolayı aslolan sekstir.

Bir ada hapishanesinde geçen hikaye kadın mahkumları anlatmaktadır. Adaya sevk edilen yeni mahkum Marie masum olmasına rağmen kadınların ezildiği bir toplumun kurbanıdır. Koğuş arkadaşları; hayat kadınları, uyuşturucu tacirleri, isyancılar ve kartel işlerinde kullanılmış, bu adaya girip çıkmaya alışkın olan isimlerdir. Endişeli ve çaresiz olan Marie ne yapacağını bilemez durumdadır. Aslında kural basittir. . Kurallara uy ve itaat et.

Buna rağmen duygularını kontrol etmekte zorluk çeken genç kadın yaşadığı olaylar karşısında sakinliğini koruyamaz ve hücre hapsi ile cezalandırılır. Koğuş arkadaşı Zoie ile birlikte aldıkları bu cezanın bedelini ise şehvetle öderler. Orta seviye de geçen seks sahneleri ve hapishane sorumlusu olan Governor Santos şaşırtıcı bir performanla göz doldurmaktadır.

Bu esnada bir ay içinde hapishanede gerçekleşen iki ölüm vakası üzerine doktor adalet bakanlığına bir mektup yazar ve bakanlık durumu incelemesi için yeni bir müdüre atar. Maria Schell’ın canladırdığı Leonie Caroll adaya yeni müdüre olarak gelir.

Mahkumlara karşı tutumundan dolayı melek olarak adlandırılan Leonie Caroll kurallar da ufak değişikler yapmaya başlar. Bu değişiklikler otoriteyi sarssa da mahkumların bir nebze olsun rahat nefes almalarına yardımcı olur. Bu durumu fırsat bilen bir grup mahkum ise özgürlüğe kavuşmak için kaçma teşebbüsün de bulunurlar. Marie’nin de içlerinde bulunduğu 3 mahkum hapishaneden kaçsalar da sonuçları bekledikleri gibi olmaz.

Filmin kanımca en can alıcı sahnesi 76 numara olarak adlandırılan Zoie’nin hikayesidir. Zoie geçmişini anlatırken sergilenen sahneler izleyene beyinsel bir orgazm yaşatmaktadır.

Jesus Franco’nun tartışılmaz en iyi yapımlarından biri olan Der heiße Tod (1969) hem dönemin hem de türünün izlenilmesi gereken filmlerinden. Bir çok ülkede zamanında yasaklanmış olan yapımın, kesik yememiş halini mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.

Korkusitesi için yazan Lord Magius

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Anıl Koç

Tüm Yazıları
1987 yılında unutulmuş bir sahil kasabasında dünyaya gelen Anıl Koç, bir çok korku tutkunu gibi anne sütünden kesilir kesilmez V.H.S’den korku sinemasının eğlenceli dünyasına dalmıştır. 2006 ve 2007 yıllarında Morbidzine.com adlı web sitesinde “Magius” adı altında yeraltı müzik hakkında yazılar yazdı. 2008 yılında Hariboextremeculture.blogspot.com.tr adresini kurarak korku sineması üzerine analiz ve fikir yazıları üretmeye başladı. 2012 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat Tasarım Fakültesinde, Sanat Yönetimi eğitimine başladı. 2014 yılında radiorgazm.net adlı internet radyosunda Deli Lordun Günlükleri adlı radyo yayınıyla korku sineması ve extreme müziği bir arada sundu. Halen Hariboextremeculture adresinde de “Lord Magius” adıyla sinema yazarlığına devam etmektedir.

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.