Hepimiz ara sıra deliririz! Norman Bates - Psycho (1960)

20 Body Horror Filmi

Korku Listeleri

GülşahYeğenoğlu

12 Mart 2017

0 Adet Yorum

0

Body-Horror’ insan vücudunun çeşitli şekillerde tahribatı veya deforme olması üzerine odaklanan bir alt türdür. İster hastalıklar, bilimsel veya tıbbi denemeler ister teknolojik etkiler olsun, film yapımcılarının hayal gücü ne icat ederse etsin, insan vücudunu çürütme yöntemleri, korku filmlerindeki bol metaforlu alt metni oluşturabilir. Bu listede de bu filmler incelenecektir. Filmlerin sıralaması, bir filmin tüm kalitesine değil “body horror” kavramına uyumuna göre yapılmıştır Not: Zombi veya Kurtadam gibi türler de body horror kabul edilebilir ancak listeyi daha spesifik tutabilmek için bunlardan kısaca bahsedilecektir.

20- The Human Centipede (First Sequence) (2009)humancentipete

Hepimizi şok eden bir filmdi! İzleyiciler korku filmlerinin artık daha fazla iğrenç olamayacağını düşündüğü bir anda Tom Six’in aklından “The Human Centipede”nin konusu çıkageldi. Üç turist, psikotik bir cerrah tarafından alıkonur (Dieter Laser – kendisi Christopher Walken ve Udo Kier melezi gibidir) ve bu doktor, insanların ağız ve anüslerini birbirine bağlayarak, uzun ve birleşik bir yaratık yapmayı tasarlamaktadır. Aslında filmde fazla bir gore sahne olmamasına rağmen çok uçuk konusunun getirdiği uygulama eksikliğine bağlı olarak utanmaz ve kaba bir yapım ortaya çıkmış. Yine de hastalıklı bir fikir üzerinde yapılmış şok edici bir film olmuş. Human Centipede filmi kesinlikle body horror filmleri arasında yer almayı hak ediyor ve eğer sinemanın karanlık tarafıyla ilgili marazi merakınızı gidermek isterseniz listenize almanız gereken bir film.

19- Tetsuo: The Iron Man (1989)tetsuo

Bu 64 dakikalık deneysel bilim kurgu korku filminde bir adam, trafik kazası geçirdikten sonra kendisini demirden bir mutanta dönüşmüş olarak bulur. Her vücut deliğinden filizlenen metal kablo ve borular ile birlikte vücudu pasla kaplıdır ve penis yerine geniş bir matkap ucu taşımaktadır. ‘Tetsuo’ grafik ama stil sahibi ve ekstrem sinema hayranları için ilginç olabilecek bir filmdir.

18- The Beast Within (1982)beast

An American Werewolf in London ve Howling gibi yeniden piyasaya çıkan kurt adam dönüşüm ve o zamanlar öne çıkan cinsel yolla bulaşan hastalık temasından nemalanan, 1982 yılında yapılmış nispeten unutulmuş, ucuz bir filmdir. The Beast Within vahşi ve şok edici bir korku filmi çıkarmak için bu iki konsepti bir araya getiriyor – burada hikayenin kahramanı Kurtadam yerine bir ağustos böceğine dönüşüyor. Filmin oyuncuları da çok iyi : Ronny Cox, R.G. Armstrong, L.Q. Jones ve Logan Ramsey.

17- The Beyond (1981)beyond

Lucio Fulci’nin kült klasiği zombi filmi adı altında gizlenen bir body horror filmidir. Filmde cehenneme açılan kapının bulunduğu, Louisiana’daki bir otelin yeniden açılmasıyla oluşan kaos ortamı anlatılmaktadır. Göz alıcı kanlı sahnelerle ceset sayısının yükselmesinin yanı sıra kamera kurbanın vücudunda açılan yaraların üzerine çok uzun süre odaklanmaktadır. İster asitle, ister 44’lük Magnum kurşunlarıyla veya felçli vücudu kemiren örümceklerle olsun vücut üzerindeki tahribatlar iğrenç derecede detaylı bir şekilde gösterilmektedir.

16- Cabin Fever (2002)cabin

Eli Roth’un Cabin Fever filmi 80’lerdeki ormandaki kulübe alt türüne bir göndermedir ama bariz şekilde iğrenç body horror unsurları içerir. Bir grup öğrenci et yiyen ve hızla yayılan bir virüse yakalanırlar ve resmen derileri çürür. Aslında bu konu Eli Roth’un 19 yaşındayken etinin bir kısmının vücuttan atılmasına neden olan bir cilt enfeksiyonuna yakalanınca ortaya çıkmış! Bacak traş etme sahnesi gibi bazı sahnelere dikkat etmek gerekiyor!

15- Teeth (2007)teeth

Kötü şöhretli Teeth filmi! Dawn cinsel tercih hakkını savunan bir lise öğrencisi genç kızdır ancak erotik arzuları onu ele geçirmeye başladığında (ve gayri ahlaki bir alt metin olarak üvey erkek kardeşi dahil) erkekler tarafından fark edildiğinde kabaca özetleyelim kendisi istemeden içeri girmeye çalışan her şeyi ısırıp koparan dişleri olan bir vajinası olduğunu öğrenir! Teeth, “vagina dentata” mitini inceleyen bir film olması sebebiyle listeye girmiştir ve Dawn’ın vajinasında neden dişler olduğuna dair net bir açıklama olmasa da radyasyon veya çevre kirliliğinin buna neden olduğu ipucu olarak verilmektedir. Kusurlarına ve kötü şöhretine rağmen, kadınların güçlü olduğu, erkeklerin de özellikle aşağı tarafla ilgili çok da başarılı olmadığı esprili ve eğlenceli bir film. Teeth filmi kült bir body horror filmidir.

14- Re-Animator (1985)reanimator

Stuart Gordon’un güncel Frankenstein versiyonu (H.P. Lovecraft’ın romanına dayanan), bilim kurgu korku aleminde geçen vahşi bir kanlı komedidir. Temelde Re-animatorbilimi haddinden daha ileriye götüren adam” temasına sahiptir çünkü Dr. Herbert West (Ash Williams’ın kaçık bilim adamı kardeşi gibi düşünülebilir) ölülerin bedenlerini canlandıran bir serum icat etmiştir! Bu body horror kült filmi konuşan kesik kafalar, iki kez ölen kediler ve korku sinemasının en deli seks sahnelerine sahiptir – gerçekten coşkulu ve eğlenceli bir filmdir. Ardından gelen iki film ‘Bride Of Re-Animator’ ve ‘Beyond Re-Animator’ göz atmaya değer filmlerdendir.

13- Body Melt (1993)bodymelt

Bu az bilinen Avustralya yapımı korku komedi filmi bu listeye giren 90’larda çekilmiş tek filmdir. Bu da 2000’li yıllarda yeniden gündeme gelene kadar bu türün popülaritesini ne kadar yitirdiğini göstermektedir. Postayla kendilerine gönderilen bedava bir deneysel ilacı alan, şehrin dışındaki bir çıkmaz sokağın sakinleri aslında bir virüsle enfekte edilmiştir. Söylemeye gerek yok halüsinasyonlar ve sonrasında korkunç mutasyonlar başlar: radikal derecede şişen dil, patlayan kafalar, katil plasentalar ve başkalarının yanında bol sümüklü kusmuk çıkaranlar gibi. Bodymelt temelde bazı pembe dizilerde (“Neighbours, With Tentacles”) temsil edilen çok şık şehirden uzak mahalle hayatının bir parodisi. Body horror alt türüne bireysel bir yaklaşım. Tiksindirici ama bir o kadar da komik bir film – Peter Jackson’ın ilk çalışmaları olan “Bad Taste” ve “Braindead”i andırıyor ama yine de kendine özgü. Aynı zamanda görsellerin üzerine çıkan muhteşem, ham bir elektronik müziğe de sahip. Bodymelt harika bir absürd komedi ve yeniden keşfedilmeyi hak ediyor.

12- The Blob (1988)blob

Cronenberg’in “The Fly” ve Carpenter’ın “The Thing” ile birlikte bu film de 50’li yılların klasik canavar filmlerinden birinin Chuck Russell (başarılı Nightmare On Elm Street filmlerinden biri olan Dream Warriors’ın yönetmeni) tarafından yeniden yapımıdır. Ancak hak ettiği değeri yeteri kadar görmeyen bir remake (yeniden yapım) olmuştur. Beklenmedik ve utanmazca bir şekilde orjinalinden daha iğrençtir ve merkez karakterlerin hepsinin akibeti belirsizdir – bu versiyon AIDS ya da başka bir salgın (80’lerin yaygın body horror konsepti) korkusunu ele almaktadır. Filmde yapışkan, iri bir amip tarafından vücudu ele geçirilenlerin sonunda öldüğü bir durum anlatılmaktadır. Özellikle bir kurbanın lavabo deliğinden birdenbire içeri çekildiği sahneye dikkat edin insan vücudunun tahribatı ile ilgili bir body horror motifidir.

11- The Stuff (1985)
thestuff

Film eleştirmeni Alan Jones bu filmi, “The Blob”un tersine çevrilmiş hali olarak tanımlamıştır. Filmin sloganı “Siz mi onu yiyiyorsunuz yoksa o mu sizi yiyiyor?The Stuff utanmaz, anti-kapitalist bir abur cubur gıda sektörü eleştirisidir. Yoğurt benzeri bir madde keşfedildiğinde ve düşük kalorili kremalı tatlı olarak satılmaya başlandığında Amerika’da adeta bir fenomen haline gelir. Kısa sürede “Stuff”ın aslında kendisini tüketenleri içten içe yediği ortaya çıkar! The Stuff orijinal, biraz da akılsızca bir body horror örneğidir.

10- Antiviral (2012)bodyhorror-antiviral

Meşaleyi babasından alan Brandon Cronenberg’in çıkış filmi olan bu film, rahatsız edici ve nahoştur (tanıdık geldi mi?). Hikayesinde günümüzdeki şöhret takıntısı ve bir idole tapma konuları ele alınmaktadır. Yakın gelecekte insanlar hayranı oldukları hastalanmış şöhretli kişilerden alınan virüs hücreleriyle kendi vücutlarını para karşılığı hasta edebilmektedir ve böylece tutkunu oldukları figürle sapıkça bir yakınlık kurabilmektedir. Antiviral konusunu sağlam bir şekilde anlatıyor, insanların sadece ünlü olduğu için bir başka insana takıntı geliştirmesi ve bu takıntıyı grotesk bir biçimde fizikselleştirmesini ele alıyor. Zaman zaman Antiviral çok tıbbi ve uzun bir hal alıyor ancak genel olarak modern body horror türü bakımından son derece orijinal bir film.

9- American Mary (2012)bdsm7

Bu film daha yakın tarihli, korku filmi festivallerinden çıkıp DVD’ler sayesinde daha geniş izleyici kitlesi bulan bir film. Film, cerrah stajyer Mary üzerine odaklanıyor, kendisi gelirini yüksek tutabilmek için tıbbi bilgisini de kullanarak isteyenlerde ekstrem vücut değişiklikleri yapıyor. Mükemmel bir film olmasa da American Mary, bu alt türe kazandırdığı yeni bakış açısıyla body horror filmleri arasında yer almayı hak ediyor. Vücut görüntüsü ve belli bir moda trendine uymak ya da uymamak gibi konuları ele alıyor. Vücutlarının Betty Boop ya da Barbie’ye dönüştürülmesi için para ödeyen karakterleri gördüğümüzde bu filmin ele aldığı ezoterik kültürü de görüyoruz.

8- Under The Skin (2014)bodyhorror-undertheskin

Listedeki en yeni tarihli film. Ve son yılların da en tuhaf filmlerinden bir tanesi. Scarlett Johansson, beyaz bir karavanla Glasgow’u gezen, erkekleri baştan çıkarıp tuzağına düşüren, isimsiz bir uzaylıyı canlandırıyor. 90’ların erotik bilim kurgu gerilim filmi Species’ın sanatsal versiyonu. Under The Skin kesinlikle listedeki en kanlı veya görsel olarak tiksindirici film değil (sadece açıklanamayan iki kuvvetli sahne hariç) ama amacı da bu değil zaten. Bunun yerine insanların kendi fiziksel formlarında yüzleştikleri rahatsızlığı keşfeden, klasik bir body horror filmi. Uzaylı yaratık girdiği insan formuna giderek bağlanırken başka bir bedene adapte olmakta zorluk çekmektedir bu biraz da bazen vücudumuzun bize ihanet etmesi yüzünden yaşayabileceğimiz zorlukları yansıtmaktadır.

7- Alien (1979)bodyhorror-alien

Çoğu zaman korku – bilim kurgu alt türünde bir çığır açtığı söylense de bu klasik filmin taşıdığı body horror bağlantıları hep unutulmaktadır. Gelecek zamanda bir uzay kargo gemisine giren uzaylı bir yaşam formu, insanların vücuduna girip, burada büyüyerek resmen dışarı fırlayarak çıkmaktadır. Filmin temelinin bir kısmı olsa da yabancı bir varlığın (bir parazit veya bu durumda embriyo gibi) vücudu işgal etmesi, içinizde büyümesi ve sonunda sizi öldürmesi konsepti rahatsızlık veriyor. Ünlü, fırtınadan sonraki sessizlikte yenen akşam yemeğinde göğüsten fırlayan yaratık sahnesi, insanların bu korkusunun dehşet verici ve yıkıcı bir bilim kurgu – korku yorumlamasıdır.

6- From Beyond (1986)bodyhorror-from-beyond

Stuart Gordon’un H.P. Lovecraft’ın eserlerinden uyarladığı ikinci filmidir. Re-Animator filminden sonra body horror türüne farklı bir şekilde yaklaşmaktadır. Gordon, yine Jeffrey Combs ve Barbara Crampton ile birlikte çalışmıştır. Hikayede bir deney sonucu insanların uyarılan beyin epifizi sayesinde aslında hep aramızda yaşayan tuhaf yaratıkların ortaya çıkarılması anlatılıyor. Duyuların aşırı yüklenmesi sonuçta bazı absürd vücut deformasyonlarına yol açıyor mesela epifiz bezinin başın ön tarafından patlaması ve Dr.Pretorius’un yapışkan, şekil değiştiren tuhaflıkları gibi. Film sadece tribe sokan efektleri ile değil Resonator/Rezonatör çalıştırıldığında gösterilen ultraviyole renkli, floresan sahne nedeniyle de görsel olarak baş döndürüyor. Bu film de dahil olmak üzere Stuart Gordon’ın filmlerinde yer alan karısı Carolyn Purdy-Gordon, bu filmi “burnunu sildikten sonra mendile bakmayı sevenler için bir film” olarak nitelendirmiştir. Çok uygun bir özet.

5- The Fly (1958)bodyhorror-fly

Cronenberg’in 1986 yılı yeniden yapımı hala çok daha üstün bir konumda bulunsa da 50’li yıllardan klasik bir canavar filmidir. Yine de zamanın nazik davrandığı bir yapımdır. Temel konusu “tam anlamadığın bir işe burnunu sokma” diyebileceğimiz filmde, bir deney yapan bilim adamının deney sırasında moleküllerinin bir sinekle karışması konu ediliyor. The Fly mükemmel bir film ve body horror alt türünün ilk örneği sayılabilir. Patricia Owen’ı dehşet içinde bakarken izleyen prizmatik kamera görüntüsü ve “Bana Yardım Edin” finali ölümsüzleşmiştir. Cronenberg bu filmin yeniden çekiminde yaşlanma sürecine bir metafor olarak ele aldığını kabul etmiştir.

4- Altered States (1980)bodyhorror-altered-states

Ken Russell’ın filmi, görsel olarak vurucu, büyüleyici ve insanın gözlerini yuvalarından fırlattıran bir bilim kurgu korku filmidir. Altered States ateş düşünün (yüksek ateşin neden olduğu görüntüler) sinematik karşılığıdır. Bir üniversite profesörü halüsinasyon görmeye neden olan ilaçlar alarak uzun süre kendini bir izolasyon tankına kitleyerek fizyolojik deneyler yapmaktadır. Deneyler vücudunda şiddetli deformasyona neden olur. Kurt adama benzeyen Neanderthal (ilkel insan) sahnesi başka bir filmden alınmış gibidir! Son yirmi dakikada bilim adamımız şekilsiz bilinç kitlesine dönüşür ve bu sahneler izleyicilerin bile tahminlerinin ötesindedir – görmek inanmaktır!

3- Society (1989)bodyhorror-society

Bill Whitney’nin her şeyi vardı: zengin ebeveynler, lise popülaritesi, amigo kız arkadaş – ama yine de bir şeyler ona uymuyordu. Neden ailesinin ve arkadaş çevresinin büyük orji partileri düzenlediği söylentileri dolaşıyordu ve neden ebeveynleri sümüklü böceklere bu kadar düşkündü?… Zengin ve ünlülerin kapalı kapılar ardında neler yaptıklarını merak etmek yeni bir şey değil – ama Society filminin sümüksü yüzeyinin altında sofistike ve tuhaf bir biçimde şok edici bir gerçek yatıyor. David Icke’nin tüm Lizardmen teorisine yepyeni bir bakış getirdi. Filmin tatsız tonunun sebebi bazı absürt şaşırtıcı görseller ve sinsi, garip mizah anlayışıdır ancak hiçbir şey izleyiciyi şok eden, klasik “body horror” sahnelere hazırlayamaz. “Avlanmanın heyecanı ve pislik kokusu”.

2- The Thing (1982)bodyhorror-the-thing

The Thing filmi, John Carpenter’ın en iyi filmlerinden ve “body horror” alt türünün en iyi örneklerindendir. Bu klasik film, Antartika’da görev yapan bilim adamlarının bulunduğu üsse yüzü olmayan, uzaylı bir yaratık sızar. Kurbanlarını yer ve mükemmel şekilde onların yerine geçer. 1951 yapımı orijinal “The Thing From Another World”deki “sebze adam yaratık”tan farklı olarak, Carpenter’ın versiyonu daha vahşi, iğrenç ve korkutucu efektlerle dolu. Özel efektleri Rob Bottin ve adı geçmeyen Stan Winston üstlenmişler. 1951 versiyonunun sadece üzerini kazıdığı, John W. Campbell’ın ‘Who Goes There?’hikayesini iyi bir şekilde işliyor. Yapıldığı çağdaki tesadüfi hikayesi nedeniyle Komünizm, Reagan Yönetimi, cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılması (mesela AIDS), hatta yasadışı göç ile ilgili bir alegori olarak yorumlanmıştır. Carpenter da DVD’deki yorumlar bölümünde filmin AIDS salgınına tuhaf benzerliğini inkar etmiyor. Klostrofobik, çok korkunç ve zekice – The Thing mükemmel bir korku filmi.

1- Videodrome (1982)bodyhorror-videodrome

Ve sonunda “body horror” alt türünün ustalarından David Cronenberg’e ait bir örnek. İlk filmlerinden çoğu bu listede yer alabilirdi mesela “Shivers” veya “Rabid” bu filmlerin ikisi de cinsel yolla bulaşan hastalıkları ve seksüel histeriyi ele alırken “The Brood” filmi annenin yavrusu üzerindeki gücünü ele alır. Alt türe farklı bir yaklaşımı temsil ettiği (ve en başarılı filmlerinden biri olduğu) için Cronenberg’in Videodrome filmini listeye aldım. Hovarda bir kablolu yayın yapımcısı Max Wren (James Woods) sadomazoşist eğilimde olan bir TV kanalına rastlar, burası Max’in kişiliğini ve bedenini etkiler ve çılgın halüsinasyonlar görmeye başlamasına neden olur. Bu daha sonra bazı dahice ve korkunç mutasyonlara kadar gider: ete benzeyen TV ekranı, silah halini alan el ve ünlü rahatsız edici (ve şaşırtıcı) Max’in göğsündeki vajina/kaset yuvası sahneleri. Videodrome filmiyle Cronenberg, teknolojinin kültürün bir parçası olduğu argümanını ekranda fizikselleştirerek çağının ötesinde bir şekilde sunmuştur. Film aynı zamanda konsepti fizikselleştirerek medya görüntülerinin izleyicileri etkilediği konusuna da değiniyor. Mesela– Nicki Brand (Deborah Harry) göğsünde bir sigara izmariti söndürüyor veya Max “Videodrome” programı nedeniyle vücudunda korkunç deformasyonlar görüyor. Cronenberg, Videodrome’daki sapıklık duygusu olmadan veya orjinali taklit etmeden aynı temayı 1999 yapımı ‘eXistenZ’ filminde işledi ancak yeteri kadar başarılı olamadı. Bu film, “body horror” alt türüyle ilgili “The Thing” kadar iyi bir film. “Yaşasın taze et”.

Kaynak: http://www.tasteofcinema.com/

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Gülşah Yeğenoğlu

Tüm Yazıları
6 Nisan 1978’de dünyaya geldi. Doğma büyüme İzmirlidir. Aydın Adnan Menderes Veteriner Fakültesi mezunudur. Hatırladığı kadarıyla korku filmleriyle ilk tanışıklığı ilkokul çağlarında sinemada izlediği Terminator filmi ile gerçekleşmiştir. Ancak aktif olarak ciddi bir birikim elde edeceği zamanlar orta okul çağlarıdır. Dean R. Koontz’un Kara Büyü isimli kitabıyla başlayan ve çok geniş bir Stephen King + Dean Koontz kitaplığı ile sona eren uzun soluklu ve tek yönlü okuma macerasının yanında İzmir’de evinin hemen dibindeki açık hava sinemasının yardımıyla korku filmlerine adeta doymuştur. Korkucu'ya tesadüfen internette rastlayan, Gülşah’ın korku dünyasıyla bağı tazelenmiştir. İşinden ve “Guççük Leprekon’um ya da Donlu Demon’um” diyerek sevdiği 2 yaşındaki oğlundan arta kalan vakitlerinde müdavimi olduğu siteye yazı ve çevirilerle katkıda bulunmaktadır.

YORUM YAZ