Kibir benim en gözde günahımdır. John Milton - The Devil’s Advocate

Jason Voorhees’in Serüveni

Korku Karakterleri

Korku Sinema

YasinKarakaya

31 Ocak 2009

11 Adet Yorum

11

 width=13. Cuma serisi, hepimizin bildiği gibi 80’lerde başlayan teen-slasher türünün öncülerindendir. Seri, günümüze kadar geldiği ve toplam 11 filmlik bir seri olduğu için efsane haline gelmiştir. Serinin ilerleyen bölümlerinde Jason karakteri, filmin ana konusu olan “intikam”dan saparak, amaçsızca öldürmeye devam etmiştir.

Yeniden çekim filminin yaklaştığı şu günlerde hazırladığımız bu dosyada Jason’ın nereden gelip nereye gittiğine bir göz atacağız. Bakalım bu ana-oğul’un dertleri neymiş!..

Friday the 13th (1980)

Serinin bu ilk filminin konusu şöyle: Crystal Lake (Kristal Göl) kampında çalışan bir görevli kadının oğlu gölde boğulur. Çocuk yardım için çırpındığı sırada hiç kimse umursamaz. Bu durumu içine sindiremeyen annesi de, bu olayın 13. cumasında, intikam için geri döner.

Serinin ilk filminde katil Jason değil çünkü henüz çocuk yaşta. Bu işi onun için annesi yapıyor. Filmi özel kılan şeylerden birisi, yapıldığı yıla göre, hala yadırgamayacağımız, hatta hayret edebileceğimiz özel efektlerin kullanılmış olması. (Tabii ki Tom Savini dehası)

550 bin dolar bütçe ile çekilen bu film, sadece ABD’de 40 milyon dolara yakın bir gişe getirisi sağlamıştır. Tabi bu başarıda, serinin devamını sağladı.

Friday the 13th Part 2 (1981)

İkinci film, 5 yıl sonrasında, eski kampın yakınındaki başka bir kampta geçmektedir. Jason artık büyümüştür ve annesinin izinden devam etmektedir. Annesi onun intikamını almak için öldürüyordu, o da annesi için yapacak. Sonra ise akışına bırakacak!..

Serideki ünlü ürkütücü ses efekti de ilk kez bu filmde kullanılmıştı. Jason karakteri henüz karizmadan uzak, ancak öldürme konusunda sınır tanımıyor.

Efektler ilk filmdeki gibi gayet iyi. 1,2 milyon dolara çekilen film, 22 milyon dolara yakın gelir sağladı.

Friday the 13th Part 3 (1982)

3. filmde Jason, kaldığı yerden devam ediyor. Bu sefer sadece masum kamp öğretmeni gençleri değil, motosiklet çetesini de katlediyor.

2,5 milyon dolara mal olan film, 37 milyon dolara yakın gişe getirisi sağladı.

Serinin üçüncü filminde Jason, ilk kez daimi hokey maskesini takıyor ve karizmasını buluyor.

Serinin bu filmi aynı zamanda 3D olarak çekilmişti.

Friday the 13th: The Final Chapter (1984)

Jason morga kaldırılmış, ancak ölmediği için önce bir doktor ve hemşireyi öldürüp sonra da Kristal Göl kampına geri döner. Gölün yakınlarında oturan bir aileyi ve karşısındaki evde bulunan gençleri hedef seçer ve işe koyulur.

2. bölümde olduğu gibi yine kafası karıştırılır, ancak bu sefer bir ufak erkek çocuğu tarafından.

2,6 milyon dolar bütçe ile çekildi ve 33 milyon dolar hasılat yaptı. Seride ilk kez super-slow motion tekniği, bu bölümde kullanıldı.

Friday the 13th: A New Beginning (1985)

Dördüncü filmde Jason’ın işini bitiren çocuk, şimdi büyümüş, ancak olayların etkisinden kurtulamadığı ve kabuslar gördüğü için ruhsal tedavi görmektedir. Tedavi için getirildiği, kasabanın merkezinden uzak olan tesiste, eski bir dostla yeniden hesaplaşır. Jason’ın tahtını bu sefer bir başkası devralmış durumda (geçici olarak).

2,2 milyon dolar bütçe ile çekilmiş ve 22 milyon dolar hasılat yapmıştır.

Serinin bu bölümünde, break dance yapan kızın dans ettiği sahnede çalan, Pseudo Echo’dan ‘His Eyes’ adlı paça, seri ile özdeşleşmiştir.

Pseudo Echo – His Eyes

Friday the 13th Part VI: Jason Lives (1986)

4. bölümde Jason’ı öldüren ufaklık, 5. filmde büyümüş ve Jason sandığı biri ile yüzleşmek zorunda kalmıştı. Jason’la ilgili kabuslarından bir türlü kurtulamayan gencimiz, Jason’ın öldüğüne emin olmak ister. Yanına bir arkadaşını da alarak Jason’ın mezarını açar ve açtığına pişman olur.

Arkasına bakmadan kaçar ve kasabanın Şerif’ine haber verir. Geçmişinde ruhsal tedavi görmüş birini dinlemek istemeyen şerif, bunu canı ile öder. Filmdeki final kızı (Şerif’in kızı), Jason’ın katili olan gençten hoşlanır ve el ele vererek Jason’ın işini bitirmeye karar verirler.

3 milyon dolar ile çekilen ve 20 milyon dolara yakın gişe getirisi sağlayan filmde, ilk kez teknolojiye göndermelerle karşılaşıyoruz. Şerif yardımcısının lazer işaretlemeli tabancası, düz akım-alternatif akım ayrımı gibi.

Bu bölümde de Alice Cooper’ın hit parçası ‘He’s Back(The Man Behind the Mask)’ Jason’la özdeşleşmiştir.

Alice Cooper – He’s Back(The Man Behind the Mask)

Friday the 13th Part VII: The New Blood (1988)

7. Film, Jason’ın zincirli olduğu gölün dibinde geçiyor. Jason’ı bu sefer gölün dibinden çıkaran, telekinezi güçleri olan bir kız. Gençliğinde babasının ölümünden kendisini sorumlu tutan kız, onun yeniden canlanabilmesini ister, ama canlandırdığı Jason olur.

Senaryo yazarları, Jason’ın bir türlü ölmeyeceğine karar vermişler ve bir şekilde diriltiyorlar her bölümde. Mantık arayanlar için kötü bir haber. Ama bu türün müdavimleri şunu bilir ki, bu filmlerde mantık ikinci plandadır.

2,8 milyon dolara çekildi ve 19 milyon dolar gişe geliri sağladı.

Friday the 13th Part VIII: Jason Takes Manhattan (1989)

Jason’ın bir New York’a gelmediği kalmıştı, onu da yaptı (ama durun, daha nerelere gidecek bir bilseniz!). Kristal Göl Kampı’nda tekne ile konaklayan 2 genç, teknenin çapasıyla kestikleri elektrik kablosu yüzünden Jason’ı canlandırırlar (Ne tesadüf ama!).

Jason ilk olarak onların işini bitirir ve New York’a gitmekte olan ve içi kolej öğrencileri! ile dolu Lazarus isimli gezi teknesine gizlice biner. Burada epeyce bir işçilik çıkartır. Sonra da soluğu Manhattan’da (New York) alır. Manhattan’ın arka sokaklarındaki kovalamaca ile Jason’ın kariyerine yeni bir halka eklenir.

Jason Goes to Hell: The Final Friday (1993)

13. Cuma serisinin en az heyecan verici filmi. Bunun iki sebebi var; ilk olarak Jason’ın kendi vücudu ile boy göstermiyor olması, ikinci sebepse işin içine ruh boyutunun katılması.

Filmin hemen başında, Jason FBI tarafından tuzağa düşürülür ve paramparça olur. Cesedi otopsi için incelemeye alınır ve o sırada Jason’ın ruhu, otopsi yapan doktora geçer (pes doğrusu!).

Film boyunca bu ruh transferi devam eder. Ruhunun geçtiği insanlar, yine cinayet işlemeye devam ederler. Aynada ise Jason görüntüsü vardır. Jason’ın absürd sebeplerle yeniden dirilmesine alışmıştık ama, ruhunu transfer etmesi biraz fazla oldu.

Filmin sonunda olan şey, filmin başlığı ile zaten belirtilmiş. Amaç, Jason’ı cehennemin dibine göndermek. Peki çözüm mü? Hayır, çünkü iki devam filmi daha var.

Bu filmdeki ruh transferi göndermesi, filmi izlerken bana Freddy’nin Elm Sokağı Kâbusu serisini hatırlatmıştı. Ve bu benzerliğin tesadüf olmadığı, filmin sonunda tescillendi. Jason cehenneme doğru yolculuğa çıkarken, Freddy’nin eli de son sahnede göründü. Böylece ileride çekilecek olan Freddy Jason’a Karşı filminin de yolu açılmış oldu.

Bence bir malzemeyi böylesine zorlamanın anlamı yoktu. En azından kendi vücudunda geri dönse, biz yine onu bağrımıza basardık.

Jason X (2002)

Bir önceki filmin üzerinden 9 sene geçtikten sonra, Jason’ı 2000’lerin modası olan bilimkurgu türü ile harmanlayarak geri getirdiler. Film, diğer filmlere nazaran daha yeni olduğu için, teknolojinin nimetlerinden de sonuna kadar faydalanmış. Ve az önce dediğim gibi, korku türünden, bilimkurgu-korku türüne geçiş yapılmış ama bana sorarsanız bilimkurgu yönü daha ağır basıyor bu sefer.

Filmin açılış yazıları, daha öncesinde düz siyah zemin üzerine beyaz yazı şeklindeydi. Bu filmde ise tamamen özgün bir açılış hazırlanmış. Bilimkurgu öğeleri ile süslenmiş hoş bir giriş olmuş.

Jason serisinin bu filmi, bilimkurgu ve korku sevenlerin yanı sıra, bilimseverleri de tatmin edecektir. Filmde bir çok yeni olası bilimsel gelişmeye yer verilmiş. Nanoteknoloji ile doku tamamlanması, insan dondurma, yapay zekâlı android ve sanal gerçeklik (holografik sanal gerçeklik odası).

Şimdi de filmin hikayesinden biraz bahsedeyim. Film başlangıçta 2010’da geçiyor. Kristal Göl Araştırma Merkezi’nde Jason’ın yapısı hakkında araştırma yapılırken, askerler tarafından transfer edilmek istenir. Bu sırada Jason kaçar. Jason’ı insan dondurma odasında tuzağa düşüren bir bilim adamı, onunla birlikte donar.

2455 yılında bir araştırma gemisi, Jason ve bilim adamını alıp gemiye götürürler. Jason’ın kimliğinden ve neler yapabildiğinden habersiz olan gemi personeli, sırayla canlarını teslim etmeye başlarlar. Teknolojinin de yardımıyla Jason durdurulmaya çalışılır. Ancak Jason’ı bunlar da durdurmaya yetmez, hatta bir arıza sonucu Jason metamorfoz geçirir ve Jason X’e dönüşür. Artık Jason, ‘Hiber Jason’ olarak daha zorludur.

Özgün silah ve mekan tasarımlarının kullanıldığı bu filmde, kostüm tasarımlarına aynı özenin gösterildiğini söyleyemem. Gemi personelindeki kızlar, altında tayt ve üstünde göbeği açık body ile dolaşıyorlar ki, bu da bana ticari kaygı izlenimi verdi. Filmde kullanılan aşk ve cinsellik öğeleri de bunu destekliyor. Fakat Jason’ın değişim geçirdikten sonraki hali güzel tasarlanmış.

Jason’ı, son 3 filmde olduğu gibi Kane Hodder canlandırıyor. 1.89 boyunda olan aktörün bu, Jason’ı son canlandırışı. En azından şimdilik. Çünkü Freddy Jason’a Karşı filminde 1.96’lık aktör Ken Kirzinger canlandırıyor.

14 milyon dolar bütçe ile çekilen film, en pahalı ikinci Jason filmi. Getirdiği 17 milyon dolarlık gişe hasılatının ise, beklenilenin altında olduğu açık.

Freddy vs. Jason (2003)

Jason serisinin son filmi, aynı zamanda Freddy serisinin de son filmi. Bir türlü ölmek bilmeyen bu iki karakteri birbiri ile karşılaştırıp, biraz gişe geliri elde etmek istemişler.

Bu kez Jason rolünde 1.96’lık Ken Kirzinger var. Freddy ise aynı aktör tarafından (Robert Englund) canlandırılıyor.

Artık adı anılmayan ve unutulan Freddy, yeniden kâbuslarda dehşet saçmak için geri dönmek istiyor. Bunun için de Jason’ı canlandırıyor. Jason serisinin en saçma canlanışına tanık olacaksanız ama aldıracak mısınız buna bilemem.

Freddy rüyalara girip öldürüyor, Jason ise normal hayatta. Peki bu ikisi birden nasıl karşılaşacak? İşte o noktada, birini diğer tarafa getirme ihtiyacı doğuyor ve piyango Freddy’e çıkıyor. Kâbusların dışında da epey sorun yaratan Freddy, rakibi Jason’a karşı verdiği mücadelede yalnız kalıyor. Elm Sokağı’nda ebeveynleri öldürülen gençler, intikam için Jason’a yardım ediyorlar ellerinden geldiğince. Kimin kazandığını da filmde izleyip görün.

25 milyon dolar bütçe ile çekilen film, 115 milyon dolar gişe hasılatı yaparak, her iki serinin de en yüksek hasılatına ulaşmış oldu. İki seriyi karşılaştırdığımızda, Elm Sokağı serisinin gişe hasılatının daha iyi olduğunu belirtelim.

Jason’ın özellikleri:

Hiç konuşmaz.
Yüzü, bakılmayacak kadar kötü durumda olduğu için sürekli maske takar.
Kadın, çocuk, yaşlı vs. ayırt etmeksizin öldürür.
Öldürürken vakit kaybetmez.
Tek değer verdiği şey annesidir.

Tüm filmlerinde toplam kaç kişiyi öldürmüştür?

Friday the 13th – Hiç, katil annesiydi
Friday the 13th 2 – 9 kişi
Friday the 13th 3 – 12 kişi
Friday the 13th 4 – 13 kişi
Friday the 13th 5 – 22 kişi
Friday the 13th 6 – 16 kişi
Friday the 13th 7 – 15 kişi
Friday the 13th 8 – 17 kişi
Friday the 13th 9 – 20 kişi, by Jason’ın ruhu, diğer insanların vücudunda..
Jason X – 26 kişi
Freddy vs Jason – 17 Kişi

Toplam 167 kişi

Ümit Yıldırım

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (11 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.