Seni yakalayacaklar Barbara! Night of the Living Dead (1968)

“Korku Ustası” John Carpenter İle Çok Özel

RÖPORTAJLAR

YasinKarakaya

01 Şubat 2012

8 Adet Yorum

8

Sitemiz usta bir kalemin aramıza katılımı ile güçlenerek yoluna devam ediyor. Birçok alanda başarılı çalışmalarıyla isminden söz ettiren sevgili Cenk Erdem bundan böyle ‘korku’ yazıları ile sitemizi şenlendirecek. O da bizler gibi Freddy’ler ve Jason’lar ile büyüyüp türe aşık olan bir 80’ler genci. Kendi adıma kendisine hoşgeldin diyor, hakkında ki kısa biyografiyi paylaştıktan sonra, büyük usta John Carpenter ile The Ward filmi vesilesiyle yaptığı röportajı beğeninize sunuyorum..

Cenk Erdem Hakkında;

“Boğaziçi Üniversitesi”, “Eğitim Fakültesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık” bölümüyle birlikte aynı zamanda “Fen-Edebiyat Fakültesi , Psikoloji” mezunu olan Cenk Erdem, hem bölüm birinciliği hem de, çift anadal birinciliğiyle okulunu bitirmiş. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Sinema-Tv yüksek lisansına devam eden Erdem, Cerrahpaşa Çocuk Kliniği Onkoloji servisinde 4 yıl boyunca psikolog olarak çalıştıktan sonra 2004 senesinde Houston’da,Texas Children’s Hospital’da, “Oyun terapisi” eğitimi almış. Adolesan Sağlığı Derneği üyesi olan Cenk Erdem, bir psikolog olarak “Müzik ve psikoloji ilişkisi “üzerine seminerler veriyor.

1993 yılından beri dj’lik mesleğini de sürdüren Erdem, 13 yıl radyo programları yapmış. Roxy, Studio Live, Balans, Garage gibi İstanbul’un ünlü gece kulüplerinde çalan Erdem özel gecelerde sunuculuk ve dj’lik yapıyor.

2005 yılından beri ayrıca basın danışmanlığı yapan Erdem, bir psikolog olarak televizyon programlarına katılmayı da sürdürüyor. Önce bir Basın Danışmanı olarak temsil ettiği isimlerle başladığı röportajlarla bir gazeteci kimliği kazanırken, dünyaca ünlü isimlerle röportajlar yapmaya devam ediyor.

Cenk Erdem’in 2009 yılında Universal-Topkapı etiketiyle piyasaya çıkardığı toplama albümü “İyileştiren Şarkılar”, medyada gördüğü ilgiyi daha çok artırmış, “Psycho Disco” adını verdiği ikinci albümü Sony Music etiketiyle 2010 yazında yayınlanmış. 2011 yılının ilk gününde “İyileştiren Şarkılar 2” albümünü de yayınlayan Erdem, psikolog kimliğiyle Hürriyet Kampüs ekindeki köşesini de sürdürüyor. Sabah, Todays Zaman, Star, Akşam gibi birçok gazete ve dergide müzik yazıları, korku sineması üzerine makaleleri ve ünlülerle röportajları da yayınlanıyor.

*****

1978 yılında çektiği Halloween filmiyle bir efsaneye dönüşen, Christine, Sis, Şey, New York’tan Kaçış, Karanlıklar Prensi gibi unutulmaz filmlerin yönetmeni John Carpenter, 40 yıllık kariyerinde “Korku Ustası “olarak anılıyor ve 10 yılın ardından yaptığı ilk filmi  “Koğuş/The Ward” ile geri dönerken, Toronto Uluslararası Film festivalinde prömiyeri yapılan ve 3 Haziran 2011’de Türkiye’de de vizyona giren “Koğuş” filmi öncesinde ünlü yönetmenle bir röportaj şansı yakaladım. Film Seattle’dan, Philedelphia’ya kadar film festivallerinin gözdesi olmuş, bizde de ilk olarak İstanbul film festivali’nde gösterilmişti . Türkiye’de filmin dağıtımcılığını üstlenen D Productions’ın aracılığıyla Korku Ustası ile çok özel bir röportaj gerçekleştirmiş oldum, ünlü yönetmene hem Koğuş filmini hem de merak ettiğim ne varsa sordum. 

1) “Koğuş” filminde ürkütücü bir hayalet ve karanlık koridorlarla geri dönerken filmin senaryosuna bayıldığınızı söylüyorsunuz, peki senaryoyu sizce bu kadar güçlü kılan öğeler neler?

Ben filmin baş karakterine aşık oldum, filmdeki izolasyon duygusu, karanlık ve Koğuş’un gizemi çok güçlü…

2) Koğuş filmi akıl sağlığı üzerine oynuyor ve hastaneye yatırılmış genç bir kadına odaklanıyor, sizce bu haliyle psikopat bir katili konu eden herhangi bir filmden daha korkunç değil mi?

Ben ne kadar korkunç olduğuna bakmıyorum. Filmin korkunçluğundan çok ilginç bir öyküsü var. Film daha çok psikolojik bir dehşet olarak karşınıza çıkıyor…

3) Bugüne kadar birçok başka türde de filmler çekmenize rağmen “Korku Ustası” olarak anılıyorsunuz, peki sizin en beğendiğiniz korku filmleri hangileri?

1950’lerde büyüyen biri olarak , benim favori korku filmlerim hep gençliğimden.

En beğendiğim korku filmleri , ”Şey” filminin orijinali (The Thing From Another World), Sinek filminin orijinali (The Fly) , Frankenstein’ın Laneti (Curse of Frankenstein) ve Quatermass Deneyi (The Quatermass Xperiment/ The Creeping Unknown)…

4) Jamie Lee Curtis’in efsanevi “Halloween” filminizde canlandırdığı Laurie Strode karakteri ikonik çığlık kraliçesi tanımını yarattı ancak peşinde bir psikopat vardı, peki “Koğuş” filminde bu kez peşinde bir hayalet olan Amber Heard’ün performansı için ne dersiniz?

Amber Heard’ün Koğuş filminde canlandırdığı karakter kendi kimliği üzerindeki bir gizemi çözmeye çalışıyor. Halloween’deki Jamie Lee Curtis’in durumundan çok farklı. Ama her ikisi de çok güzel ve çok yetenekli aktrisler…

5) “Halloween” ile yarattığınız efsane psikopat katil Michael Myers sizce de en büyük antikahraman diyebilir miyiz ? , bir yandan da Rob Zombie’nin yeniden yarattığı Michael’ı nasıl buldunuz?

Michael Myers neden bu kadar sevildi bilmiyorum ama bana kalırsa korku filmlerinden çıkan en büyük antikahraman Elm Sokağı’nda Kabus’tan Freddy Krueger. Ancak Rob Zombie’nin “Halloween” filmlerine hiçbir yorumum yok…

6) Tıpkı sizin “Halloween” filminizi unutulmaz kılan müziğinde olduğu gibi, sizce de korku filmlerinde müzik çok önemli bir rol oynuyor mu?

Müzik sinema filmlerinin izleyiciyi havaya sokan en temel malzemelerinden biri, özellikle korku filmi için müzik çok önemli. Bununla beraber, kimi zaman hiç müzik olmadığında daha da güçlü bir etki yaratılabiliyor.

7) Bir hayranınız olarak “Koğuş” filmiyle tekrar sinemaya geri dönmenizden çok mutluyum, peki yeni projeleriniz?

Bir kaç proje birden geliştiriyorum. NBA basketbol playoff maçlarını izlemek ve video oyunları oynamak gibi. Hayat güzel…

Röportaj: Cenk Erdem

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (8 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.